
11 – DaHi …!
وَالضُّحٰى
وَالَّيْلِ اِذَا سَجٰى
مَا وَدَّعَكَ رَبُّكَ وَمَا قَلٰى
وَلَلْاٰخِرَةُ خَيْرٌ لَكَ مِنَ الْاُولٰى
وَلَسَوْفَ يُعْطٖيكَ رَبُّكَ فَتَرْضٰى
اَلَمْ يَجِدْكَ يَتٖيمًا فَاٰوٰى
وَوَجَدَكَ ضَالًّا فَهَدٰى
وَوَجَدَكَ عَائِلًا فَاَغْنٰى
فَاَمَّا الْيَتٖيمَ فَلَا تَقْهَرْ
وَاَمَّا السَّائِلَ فَلَا تَنْهَرْ
وَاَمَّا بِنِعْمَةِ رَبِّكَ فَحَدِّثْ
1 – Kuşluk vaktine andolsun,
2 – ‘Karanlığı iyice çöktüğü’ zaman geceye,
3 – Rabbin seni terketmedi ve darılmadı.
4 – Şüphesiz senin için son olan, ilk olandan (ahiret dünyadan) daha hayırlıdır.
5 – Elbette Rabbin sana verecek, böylece sen hoşnut kalacaksın.
6 – Bir yetim iken, seni bulup da barındırmadı mı?
7 – Ve seni yol bilmez iken, doğru yola yöneltip iletmedi mi?
8 – Bir yoksul iken seni bulup zengin etmedi mi?
9 – Öyleyse, sakın yetimi üzüp kahretme.
10 – İsteyip dileneni azarlayıp çıkışma.
11 – Rabbinin nimetini durmaksızın anlat.
11 – DaHi …!
ٯ ا صحں ٯ ا لٮل ا د ا سحں ما ٯ د عط ر ٮط ٯ ما ٯلى ٯ الا حر ه حٮر لط مں ا لا ٯ لں ٯ لسٯ ٯ عطٮط رٮط ٯٮر ڪں ا لم ٮحڪ طسما ٯا ٯى ٯ ٯ حد طصلا ٯهد ى ٯ ٯ حد طعٮلا ٯا عٮى ٯا ما ا لٮٮٮم ٯلا ٮمهر ٯ ا ما ا لسٮا ٮل ٯلا ٮهر ٯ ا ما ٮٮعمه ر ٮط ٯحدٮ
KaVRaM SöZLüK =
SaHa : صح : SıHat – SıHıye…! hastanın hastalıgını üzerinden atması, kendine gelmek, saglıgına kavuşmak, iyileşmek, esenlik, afiyet, saglık, sihat…!
SaHı : صخ : parmakla yumşak veya şişkin bir şeye girdirmek çökertmek, helojen yapı, esneklik, esneme…!
DaHa : ضح : DaHi…! günün ilk ışıkları, nesneyi görülecek bir yere koymak, sunuma açmak, sergilemek, pazar oluşturmak, sunum…!
DaHı : ضخ : pompa ile çekmek veya vermek, pompolamak, çögdürmek…!
DaC : ضج : yaygara koparmak, ulumak, velvele, çıngar…!
SaHaN : صحن : giriş salonu, sahanlık, evin ortası, yayvan, avlu, antire…!
LyL : لٮل : karanlıkta yapılan iş, zifiri karanlık, karanlık madde, karanlik enerji…!
SiHa : سح : sıvı ve ince olan nesnelerin bir yerden başka bir yere gitmesi, akarak yolunu bulmak, üstden akmak, yüzeysel akış…!
SiHI : سخ : daha güçlü ve daha verimli çıkmak, verimli, gür…!
SiC : سج : el çekmek, yatışmak, dinmek…!
ŞHa : شح : bir hırka bir lokma, az ile yetinme, azlık felsefesi, pintilemek…!
ŞHı : شخ : altına işemek, yaşı ilerlemek, düşkünleşmek, yaşlı, moruk…!
ŞC : شج : tatsızlık çıkarıp üzüntüye yol açmak, başa vurup yaralamak, başa kakmak, baş yarmak…!
SiHaN : سحن : baskılamak, pataklamak, eziklemek, sindirmek, sığındırmak, sığınak, sığıntı…!
SiHıN : سخن : bir nesnenin sıcaklıgının çok artması, çok ısınmış, kızgınlaşmak, kızarmak, sıcacık, kızgın…!
SiCN : سجن : delige tıkmak, tutuklamak, kodes…!
ŞHaN : شحن : elektirik yüklemek, pozitif ve negatıf yüklenme, şarj olmak, bataryayı doldurmak, dolmak, aparmak, tam şarj…!
ŞCN : شجن : agacın dallarının birbirine girip sıkışıp karışmak, topluluk olarak üzülüp pişman olmak, sokuşturmak, sokuşmak…!
DeAZı : دعظ : köküne kadar sokmak, perçinlemek…!
ZaATı : ذعظ : tez ölüm, bogazlamak, bogmak…!
VLY : ٯلى : VeLiY…! tecrübeden kaynaklı yardımcı olmak, verilen sözleri takip etmek, işi üstlenmek, yönelendirmek, düzenlemek, kordinasyon…!
FLY : ڧلى : başta bit aramak, titizlikle aramak…!
KaLY : قلى : KaLaY…! kafasına vurmak, başına çakmak, kavurmak, kalaylamak, alkali…!
SiVF : سوف : sürüncemede bırakmak, geciktirmek, oyalamak, acak ecek…!
SiVKa : سوق : tüketim pazarı, pazar payı, pazarlamak, ekonomi, sürüm, tezgahtar, güdüm…!
SiFKa : سفق : sık dokunmuş, sıkı fıkı…!
SiKaF : سقف : binanın üstünü örttü çatıladı, tavanlamak, çatılamak, tavan, çatı…!
ŞVF : شوف : fayda verecek özellikte olan, faydasını görmek, yararlanmak, yararlı…!
ŞVKa : شوق : ayrıntıları bilme merakı, özlem duymak, arzu etmek…!
ŞFV : شفو : ŞiFa…! sözlü tedavi, piskolojik tedavi,
ŞFF : شفف : ŞeFaF…! ötesi görünmek, iç hatları görünmek, ışık geçirmek, şeffaflık, saydamlık…!
ŞFKa : شفق : ŞaFaK – ŞeFKat…! etkisi az gün ışıgı, alaca karanlık, fenalık…!
ŞKaV : شقو : kaynana gelin geçimsizligi, iki şıklı, ikilikci, yaramazlık, azmak…!
ŞKaF : شقف : balyozla ezmek, paralemek, bifteklemek, dilimlemek…!
ŞKaKa : شقق : tam ortadan ikiye ayrılmak, yarılmak, çatlamak, yarım…!
ATıTı : عطط : ayak parmak uçlarını kaldırarak verileni alabilmek, almak için zorlamak, uzanarak almak, istedigini almak, lütfen verirmisin, ben almasını bilirim, atılmak, atılım…!
GTıTı : غطط : sıvının veya yumşak bir maddenin içine gömülmesine yol açmak, suya gömmek, bandırmak, daldırmak, horuldatmak, dalgıç…!
HaKe : حك : ilmik ilmik işlemek, dokumak, tımarlamak, kaşımak…!
TıSiM : طسم : izi kayıp etmek, belirsizleştirmek, silmek…!
VFY : ٯڧى : VeFa…! tamamını bir seferde vermek, yakınlıgı ve baglılıgı sürekli olan, yakınlık, içtenlik, yetkin, tastamam, yeterli…!
VKaY : ٯقى : bir takım engeller oluşturarak saklamak, kendisiyle birlikte bir şey saklanan, vikaye etmek, güvene almak, sakınmak, korumak, şifrelemek, şifre…!
FKaY : ڧقى : yatay birikme, yatay çatlaklık, yatay…!
KaVY : قٯى : KaViY – taKViYe…! gerekirse devreye sokulmak için hazırda tutulan, yedek güç, yardımcı, destek…!
KaFY : قڧى : KaFiYe…! ardınca olmak, peşine takılmak, üyürtlemek, uyaklandırmak, kafiyelemek, kafiye, uyak…!
VHaDe : وحد : yas tutmak, kızıp ayrılmak, tenhaya çekilmek, yalınızlık, yalınız…!
VHıDe : وخد : deve kuşu gibi ayaklarını atmak, tozuyarak koşmak, hantal koşusu…!
VCDe : وجد : VeCD – VuCuD – ViCDan – meVCuD – meVCuDiyet…! mesdde kendinden gecmek, tüm melekeleri işler hale getirmek, mesddi dert edinmiş, nirvanaya çıkmak, VeCD ile bin secde eder başım…!
FHıZa : فخذ : kalçadan dize kadar olan bacak bölümü, kalça, but…!
TıSaL : طصل : sıkışınca yardım çagırdı, baskı yedi, sıkıştı…!
TıDaL : طضل : istekleri dogrultusunda yoldan çıktı, sadece istekleri, bigiçlik…!
TıAL : طعل : TaAyüL…! çok kapsamlı bir şekilde ayıplamak, soyuna sopuna sövmek, sancıtmak, kınamak…!
ATeY : عتى : boyundan byük işe kalkışmak, kafa tutmak, küstah olmak, diklenmek, küstah…!
ANY : عںى : çok güçlük çekerek sürekli çalışmak, aracı amaç edinmek, zahmet çekmek, köpeklemek, didinmek…!
GBY : غبى : kalın kafalı olmak, ahmak, aptal, bön…!
GSeY : غثى : mide kusacak derecede bulanmak, kusacagı gelmek, iç bulantısı…!
GNY : غںى : GaNiY…! yüksek sesle gazel okumak, şarkı söylemek, gösterişli, kalantor, sosyetik, zengin, gani
TeSeM : تثم : fena dikmek, dikişi bozmak, ötürüklemek, berbatlamak, içine etmek…!
TeYM : تٮم : aşktan yolunu kaybetmek, kendine kul ve esir etmek, bend ve rabt etmek, yolunu kaybetmek…!
YTeM : ٮتم : YeTiM…! atası olmayan, kimsesiz…!
VLE : ولا : ve degil bile, işte degilmiş bile, nasıl degilmiş ama, işte bu o degilmiş bile…!
FLE : فلا : bomboş, fasafiso, kumluk, çöl…!
KaLE : قلا : bir ayagını kaldırıp diger ayagını basmak, basamak çıkmak…!
MHeR : مهر : MüHüR – MaHiR…! bir belgenin dogrulugunu onaylamak, evlilik sözleşmesi, mühürlemek, damgalamak, noter…!
MHeZe : مهز : düzenli bir biçimde hep aynı yönde hareket ettirmek, zıngırdatmak, sarsmak, komprosör, beşik…!
SiBL : سبل : SeBiL…! sepeleyen yagmur, sepelemek, serpiştirmek, salıvermek, başaklamak, salmak…!
SiTeL : ستل : birbiri ardınca dizilip yürümek, katarlanıp yürümek, tek sıra, tren vagonları…!
ŞBL : شبل : varlık içinde büyümek, aslan yavrusu, burjuva…!
ŞTeL : شتل : fidanı bahceden alıp nihayi yerine dikmek, şaşırtma yapmak…!
ŞSeL : شثل : göz kapakların şişmesi, kabarmak, şişmek…!
BHeR : بهر : güclü bir ışık sebebiyle bakamaz olmak, göz kamaşmak, afallamak, hayret etmek, şaşırmak…!
BHeZe : بهز : gögsüne vurmak, şiddetle itmek, öteye kakmak, defetmek…!
NHeR : نهر : NeHiR….! nasıl gelip geçtigini anlamamak, zamanın su gibi akıp geçmesi, kuvvetli suratli akmak, hiçe saymak…!
NHeZe : نهز : almaya hazırlanmak, ele almak, elverişli durum, uygun zaman, fırsat…!
BAM : بعم : agaçtan veya balmumundan yapılan heykel, statü, suret, şekil…!
BGM : بغم : maksadını iyi anlatamayan karrışık söz, söyleşmek, melemek, inilti…!
TeGM : تغم : hışıma gelmek, gazaba gelmek, kızmak, darılmak…!
SeAM : ثعم : hoşuna giden şeyi söke söke almak, filan şeyden hoşlandım mutlaka alacagım, istedigini almak…!
SeGM : ثغم : dudak dudaga öpüşmek, beyaz, ak…!
NAM : نعم : NAiM…! sertligini gidermek, evcilleştirmek, yumşatmak, yaşamın güzelligi, konfor, öyledir, elbette, evet…!
NGM : نغم : NaGMe…! seslerin uyumu, tatlı melodi, ırlamak, senfoni, nagme…!
YGM : ٮغم : YaĞMa…! yağma etmek, hışımlanmak, dagıtmak…!
HaDeB : حدب : yüzeyi tümsek çıkık ve şişkin olan, kambur, tümsek, yumru…!
HaDeSe : حدث : HaDiS – HaDiSe…! sözel keşif buluş, yep yeni düşünce, modernizasyon, modernleşmek, çagdaşlaşmak, entellektüvite, türevleşmek, entel, dantel…!
HıDeB : خدب : deriyi etiyle yarmak, kılıçla delik deşik etmek, patavatsız, şapırdak, yalpak, hoyrat, şaşkın…!
CDeB : جدب : verimlilik durumunu kaybetmiş toprak, çoraklaşmak, verimsizleşmek, bayatlamak, erezyona ugramak, kuraklık, kıtlık…!
CDeSe : جدث : yemek yerken agız şapırtısı, gömmek, gömü…!
CZaB : جذب : CaZiB…! kendi için eyilim uyandıran, cezb etmek, çekimlemek, çıldırtmak, büyülemek, cazibeli, albeni, alım…!
NuTuK maNTıK =
ve işte ortama ulu orta DaHi DeHa aydınlıgı… ve işte ortamın zifiri karanlık karanlık enerjisine… termo dinamik ısısında şarj olmak… ne mi… ve işte potansiyel kapasidede köküne inilmiş baglar ilintiler kombinasyonlar… ve işte ne mi… yön yöntem tecrübeden kaynaklı yardımcı olmak… ve işte bilinmezlik o HüRiyet HaBeRinde ısrarlı onaylama bilinmezlikte… ve işte esneklik ve işte sözel iyileşme sözel piskolojik ŞiFada uzanıp alacaklara potansiyel kapasitelerinde bağlar ilintiler dumara ugratılan olasılklar…!
iLiMle ilmik ilmik işlemek tımar edip kaşımak izi kaybedilen silinmişlikleri gizli saklı engellenen oluşumları, VeCDi dert edinerek tüm foknksiyonları devreye sokarak yardım çagıranlara HeDiYe olsun diye… ve işte ViCDanı çok kapsamlı dejenere edip sövüp sayanlara… zenginlik taslayan GıNa getirmiş GaNilere… işte bu durum plotonik aşk degilde ne… bomboş bir fiyaskoyo MüHüRleme… işte bu durum degil mi ortamın bir biri ardına takılarak yol aldıgı SiTiL… bomboş bir fiyasko göz kamaştıran afallama… ve işte bu durum o evcileştirdikleri konfor alanı degilde ne… potansiyel kapasitende ilintileyerek modernize et ve keşifet…!