Cuma

Cuma /

Cuma

 

 11 – CuMa …!


يُسَبِّحُ لِلّٰهِ مَا فِى السَّمٰوَاتِ وَمَا فِى الْاَرْضِ الْمَلِكِ الْقُدُّوسِ الْعَزٖيزِ الْحَكٖيمِ

هُوَ الَّذٖى بَعَثَ فِى الْاُمِّيّٖنَ رَسُولًا مِنْهُمْ يَتْلُوا عَلَيْهِمْ اٰيَاتِهٖ وَيُزَكّٖيهِمْ وَيُعَلِّمُهُمُ الْكِتَابَ وَالْحِكْمَةَ وَاِنْ كَانُوا مِنْ قَبْلُ لَفٖى ضَلَالٍ مُبٖينٍ

وَاٰخَرٖينَ مِنْهُمْ لَمَّا يَلْحَقُوا بِهِمْ وَهُوَ الْعَزٖيزُ الْحَكٖيمُ

ذٰلِكَ فَضْلُ اللّٰهِ يُؤْتٖيهِ مَنْ يَشَاءُ وَاللّٰهُ ذُو الْفَضْلِ الْعَظٖيمِ

مَثَلُ الَّذٖينَ حُمِّلُوا التَّوْرٰیةَ ثُمَّ لَمْ يَحْمِلُوهَا كَمَثَلِ الْحِمَارِ يَحْمِلُ اَسْفَارًا بِئْسَ مَثَلُ الْقَوْمِ الَّذٖينَ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِ اللّٰهِ وَاللّٰهُ لَا يَهْدِى الْقَوْمَ الظَّالِمٖينَ

قُلْ يَا اَيُّهَا الَّذٖينَ هَادُوا اِنْ زَعَمْتُمْ اَنَّكُمْ اَوْلِيَاءُ لِلّٰهِ مِنْ دُونِ النَّاسِ فَتَمَنَّوُا الْمَوْتَ اِنْ كُنْتُمْ صَادِقٖينَ

وَلَا يَتَمَنَّوْنَهُ اَبَدًا بِمَا قَدَّمَتْ اَيْدٖيهِمْ وَاللّٰهُ عَلٖيمٌ بِالظَّالِمٖينَ

قُلْ اِنَّ الْمَوْتَ الَّذٖى تَفِرُّونَ مِنْهُ فَاِنَّهُ مُلَاقٖيكُمْ ثُمَّ تُرَدُّونَ اِلٰى عَالِمِ الْغَيْبِ وَالشَّهَادَةِ فَيُنَبِّئُكُمْ بِمَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ

يَا اَيُّهَا الَّذٖينَ اٰمَنُوا اِذَا نُودِىَ لِلصَّلٰوةِ مِنْ يَوْمِ الْجُمُعَةِ فَاسْعَوْا اِلٰى ذِكْرِ اللّٰهِ وَذَرُوا الْبَيْعَ ذٰلِكُمْ خَيْرٌ لَكُمْ اِنْ كُنْتُمْ تَعْلَمُونَ

فَاِذَا قُضِيَتِ الصَّلٰوةُ فَانْتَشِرُوا فِى الْاَرْضِ وَابْتَغُوا مِنْ فَضْلِ اللّٰهِ وَاذْكُرُوا اللّٰهَ كَثٖيرًا لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ

وَاِذَا رَاَوْا تِجَارَةً اَوْ لَهْوًا انْفَضُّوا اِلَيْهَا وَتَرَكُوكَ قَائِمًا قُلْ مَا عِنْدَ اللّٰهِ خَيْرٌ مِنَ اللَّهْوِ وَمِنَ التِّجَارَةِ وَاللّٰهُ خَيْرُ الرَّازِقٖينَ

 

 

1 – Göklerde ve yerde olanların tümü, Melik; Kuddüs; Aziz; Hakim olan Allah’ı tesbih eder.

2 – O, ümmîler içinde, kendilerinden olan ve onlara ayetlerini okuyan, onları arındırıp temizleyen ve onlara kitap ve hikmeti öğreten bir elçi gönderendir. Oysa onlar, bundan önce gerçekten açıkça bir sapıklık içinde idiler.

 

3 – Ve henüz kendilerine ulaşıp katılmamış olan diğerlerine de (peygamber gönderilmiştir); O (Allah), üstün ve güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.

4 – Bu, Allah’ın dilediğine verdiği fazl (lütuf ve ihsan)ıdır. Allah, büyük fazl sahibidir.


5 – Kendilerine Tevrat yükletilip de sonra onu (içindeki derin anlamları, hikmet ve hükümleriyle gereği gibi) yüklenmemiş olanların durumu, koskoca kitap yükü taşıyan eşeğin durumu gibidir. Allah’ın ayetlerini yalanlayan kavmin durumu ne kötüdür. Allah, zalim bir kavmi hidayete erdirmez.

 

6 – De ki: “Ey Yahudi olanlar, eğer siz, (bütün) insanlardan ayrı olarak yalnızca sizlerin gerçekten Allah’ın velileri (dost ve sevgili kulları) olduğunuzu öne sürüyorsanız, şu halde ölümü temenni edin; eğer doğru sözlü iseniz (bunu çekinmeden yapın).

 

7 – Oysa onlar, ellerinin öne takdim ettikleri dolayısıyla bunu hiçbir zaman temenni edemezler. Allah, zalimleri bilendir.

 

8 – De ki: “Elbette sizin kendisinden kaçtığınız ölüm, şüphesiz sizinle karşılaşıp buluşacaktır. Sonra gaybı da, müşahede edilebileni de bilen (Allah)a döndürüleceksiniz; O da size yaptıklarınızı haber verecektir.”

 


9 – Ey iman edenler, cuma günü namaz için çağrı yapıldığı zaman, hemen Allah’ı zikretmeye koşun ve alışverişi bırakın. Eğer bilirseniz, bu sizin için daha hayırlıdır.

 


10 – Artık namazı kılınca, yeryüzünde dağılın. Allah’ın fazlını isteyip arayın ve Allah’ı çokca zikredin; umulur ki felaha (kurtuluşa ve umduklarınıza) kavuşmuş olursunuz.

 

11 – Oysa onlar (kendilerini tümüyle Allah’a ve İslam’a teslim etmeyenler) bir ticaret ya da bir eğlence gördükleri zaman, (hemen) ona sökün ettiler ve seni ayakta bıraktılar. De ki: “Allah’ın katında bulunan, eğlenceden ve ticaretten daha hayırlıdır. Allah, rızık verenlerin en hayırlısıdır.”

 

 

 11 – CuMa …!

 

 ٮسٮح لله ما ٯى ا لسمٯ ٮ ٯ ما ٯى ا لا رصں ا لملط ا لٯد ٯ سں ا لعر ٮر ا لحڪٮم

هٯ ا لدى ٮعٮ ٯى ا لا مٮں رسٯ لا مٮهم ٮٮلٯ ا علٮهم ا ٮٮه ٯ ٮر ڪٮهم ٯ ٮعلمهم ا لڪٮٮ ٯ ا لحڪمه ٯ اں دا ٮٯ مں ٯٮل لٯى صلل مٮں

ٯ ا حر ٮں مٮهم لما لحٯٯ ا ٮهم ٯ هٯ ا لعر ٮر ا لحڪٮم

ڪلط ٯصل ا لله ٮٯ ٮٮه مں ٮسا ٯ ا لله ڪٯ ا لٯصل ا لعطٮم

مٮل ا لد ٮں حملٯ ا ا لٮٯ ر ٮه لم ٮحملٯ ها ڪمٮل ا لحم ر عمل ا سٯر ا ٮسں مٮل ا لٯٯ م ا لد ٮں ڪد ٮٯ ا ٮا ٮٮٮ ا لله ٯ ا لله لا ٮهدى ا لٯٯ م ا ل طلمں

ٯل ٮا ٮها ا لد ٮں هاد ٯ ا ا ں ر عمٮم ا ٮڪم ا ٯ لٮا لله مں دٯں ا لٮا سں ٯٮمٯ ا ا لمٯ ٮ ا ں ڪٮم صد ٯٮں

ٯ لا ٮٮمٮٯ ٮه ا ٮد ا ٮما ٯد هٮ ا ٮد ٮهم ٯ ا لله علم ٮا لطلمٮں

ٯل اں ا لمٯ ٮ لڪ ى ٮمرٯں مٮه ٯا ٮه ملٯٮدم ٮم ٮر د ٯ ں ا لى علم ا لعٮٮ ٯ ا ل سهد ه ٯٮٮٮڪم ٮم ڪٮٮم ٮعملٯ ں

ٮا ٮها ا لد ٮں ا مٮٯ ا ا د ا ٮٯ دى للصلٯ ه مں ٮٯ م ا لحمعه ٯا سٮعٯ ا ا لى دڪر ا لله ٯ د ر ٯ ا ا لٮٮع د لڪم حٮر لڪم اں ڪٮٮم ٮعلمٯ ں

ٯا د ا ٯصٮٮ ا لصلٯ ه ٯا ٮسر ٯ ا ٯى ا لا رصں ٯ ا ٮٮعٯ ا مں ٯصل ا لله ٯ ا دڪر ٯ ا ا لله ڪٮر ا لعلڪم ٮٯلحٯ ں

ٯ ا د ا ر ا ٯ ٮحر ه ا ٯ لهٯ ا ا ٮٯصٯ ا ا لٮها ٯ ٮر صٯ ط ٯا ٮما ٯل ما عٮد ا لله حٮر مں ا للهٯ ٯ مں ا لٮحر ه ٯ ا لله حٮر ا لر ر ٯٮں

 

 

KAVRAM SÖZLÜĞÜ =

 

SiBHa : سبح : SeBiHa – teSBiH…! su üstünde batmadan durabilmek, eşit agırlık dagılımını ayarlama, eşit agırlık, genel kültür, ne sayısal nede sözel, su üstünde yürüyebilmek, düşünce özgürlügü, sörf yapmak, süzülmek, düş, düşünce, düşünüş, düşünmek, felsefe, filozof…!

SiBHı : سبخ : kendi kendine birikmiş birikinti, gölcük, balçık…!

SiBC : سبج : bariyeri olmayan kap, yayvan, sac…!

SiNHa : سنح : birden bire hatırlamak, akla gelmek, jeton düşmek, sol taraftan çıkıp sag tarafa kaçan av…!

SiNHı : سنخ : çürümeye yüz tutmuş, bozulup kokmuş, agır koku, yüzeyselci, filozof, bilimci, kimyacı, materyalist…!

SiNC : سنج : duvarlarda ve evlerde dumandan oluşan is, kurum, kara leke…!

ŞBHa : شبح : gerçekte var olmadıgı halde varmış gibi görünen şey, hayalet, hortlak, karaltı, korkunç, korkma, korkutma, görümsü, görüntü…!

ŞBC : شبج : geniş kapı, han kapısı, avlu kapısı…!

ŞTeHı : شتخ : küçük sandık, çekmece, cüzdan, not defteri…!

ŞNHı : شنخ : burun, çıkıntı, yarım ada, dag burnu…!

ŞNC : شنج : kas gerilmesi, kranp girmesi, gerilmek, buruşmak, büzülmek…!

 

LLH : لله : TANIMLANAMAZ…! o zaman dışıdır dolayısıyla zaman gereksinimleri içinde o tanımlanamaz… tanımlanamazda hem fikir olunduktan sonra işte onun rengi kırmızı ve onun boyu uzun ve ölçüleri şu şekildedir denemez… eger sıfatlandırılıp şekillendirilirse o tanımlanmış اله / الله olur… bu durumda beraberinde sorunsal üretip düşünceyi çelişkiye sevk eder… bu çelişkide sıkışan düşünce korunma argümanlarını devreye sokarak bir çıkış yolu arar ve kendine uygun bir örneklendirme yapısı geliştirerek inanç denilen inanma paradoksunu var eder.. tanımlanamaz dedigini tanımlayarak ona rahman ve rahimdir der…! RuH dan mı…! RuH un dan mı…! ( X + Y = Z )…! اله – الله – لله ) ) …! en, boy, derinlik…! yatay, dikey, genişlik, allah süspanse edilen…!

 

SiM : سم : SiM – SeM – SoM…! organizmaya organa hücreye girince kimyasal etkisiyle canlılıgı öldüren madde, zehirlemek, agıllamak, zıkkım, zehir, toksin, isim, ağı, sim, sem, som…!

ŞM : شم : ŞaM – ŞeMa…! bir şeyin veya ortamın havasını içine çekmek, emzimlemek, sogurmak, koklamak, içine çekmek, iç içe sokmak, içeri aldırmak, içine almak, içine alarak büyümek, şişmek, genişlemek, genleşmek, kapsayan, kuşatan, kavrayan, hepsi…!

 

SeMV : سمو : bir yüzeye yücelik katmak, kendi kendisiyle yarışmak, kubbelemek, yücelenmek, yücelmek, ekselansları, şereflenmek, asuman, isim, sema, ün…!

SiMKa : سمق : cok uzun ve yüksek olan hurma agacı,kendi kendiyle yarışmak, çıtayı yükseltmek, zirveye çıkarmak, yükseltmek, yükselmek, uzamak, irtifa, rekor…!

ŞMKa : شمق : yüzün göz agız burun kulak olarak tümünü örten peçe, aşırılıga aşkınlıga taşkınlıga karşı, yaşmaklanmak, yaşmaklamak, yaşmaklık, yüz maskesi, duvak, zene…!

SMvTe : سمت : görünüş, görüntü, görsel, uslub, tarz, imaj, moda…!

ŞMTe : شمت : düşmanın acısına sevinmek, düşmana gülmek, rakibe gülmek  çagrışma. bagrışma, kutlama…!

 

MvB : موب : tatlı suda yaşayan şekil degiştirebilen tek hücreli mikroskobik canlılar, amib, abse…!

MvTe : موت : MevT…!  süreli bir zamanda süreyi doldurmak, mat olmak, yenilmek, manen ölü, ölmek, gebermek, bitmek…!

MvSe : موث : zaman su gibi akıp geçti, zamanı geçirmek, zamanı bitirmek, erimek…!

 

RSaN : رصن : ayarlı, oturaklı, agır başlı, karakterli, işleyişi ölçülü, egemen, makinanın işleyişinde makinist olmak…!

RDaN : رضن : RaD – eRDi…! düz mantık, yüzeysel, yatay, baz alınan, ortamdaki, piyasa, indirgeme, küçültme, ufalama, övütme, çizilme, yıpranma, aşınma, zaman aşınımı, tarihsel veri…!

 

MLT : ملط : MaLT…! kendisine emanet edileni zimmetine geçiren kimse, kendine yontmak, güneşi balçıkla sıvamak, çalmak, aşırmak, sivamak, çıplak, tüysüz, dürzü, piç…!

MLZı : ملظ : bir şeye sarılıp bırakmamak, kendi bildigini okumak, arkasına bakmamak, durması gereken yeri bilmemek, inatcı olmak, ısrarcı olmak, yalaz alev…!

 

MLKe : ملك : MeLeK – MaLiK – MüLK – MeLeKe – MüLKiye – MüLKiyet…! kendi kendini kontrol edebilme gücü, çoklu sistemde uyumluluk, ana kaidelerde baglı nüyanslarda bagımsız, kontrol ederken kontrol edilen, arz talep talep arz sarmalı, çiflik hayvanlarında hiyararşi, dogaçlama, otomosyon, dominyon, edebilirlilik, kabiliyet, beceri, iyelik, çiflik, kontrol…!

 

VDeSi : ودس : tarlada yaban otunun üründen daha çok olmasına ragmen ürünü görmek, bardagın dolu tarafından bakmak, pazarlama teknigi, alavere dalevere çevirmek, şaşırtmaca, entirika, kapris…!

KaDeSi : قدس : KuDüS – taKDiS – muKaDeS…! suyu az mı çok mu diye kuyuya atılan taş, ön araştırma, ön koşul, fizibilite, etüt…!

 

ARR : عرر : irade dışı hareket, eyersiz çıplak ata binmek, bulaşıcı bir deri hastalıgı, kaşınmak, uyuz olmak…!

ARZe عرز : ARaZ…! zora sokmak, proplem çıkarmak, güçleştirmek…!

AZeR : عزر : AZeR – AZaR…! kızarak kötü ve küçük düşürücü sözler söylemek, zorlama ve ceza ile ögretim, kınamak, terslemek, döşenmek, azarlamak, paylamak…!

AZeZe : عزز : AZiZ…! arkasına almak, arkasından güç almak, taraftarlarından beslenmek, geçindirdiklerinden geçinmek, arkalamak, ardıl, ardışık…!

GRR : غرر : GuRuR…! bükülen ve kıvrılan bir şeyin her kıvrımı, devenin sütünün azalması, zarara yol açabilecek durum, gelir kaybına ugramak, tehlike çanları, riskin büyümesi, tecrübesizlik, korku piskosu, işlerin kötüye gitmesi, tehlike, korku, risk…!

GRZe : غرز : GaReZ…! igne sokulur gibi acımak, igne sokmak, ignelemek, sokmak, batırmak, saplamak, tabiat, güdü, huy, iç güdü, altıncı his…!

GZeR : غزر : düştügü çukurdan kendi başına çıkan yıgit, eskisinden daha çok çogalmak, hatasından ders çıkarmak, bol duruma gelmek, alışılandan daha çok, artmak, bollaşmak, genişlemek, bol, gür, ziyade…!

GZeZe : غزز : GaZ – GaZoZ…! asitli gazlar, zehirli gazlar, asil gazlar, soylu gazlar, bogucu gazlar, gaz, panzehir…!

 

HaKeM : حكم : HeKiM – HaKeM – HaKiM – HüKüM – HüKüMet – aHKaM – taHKüM – maHKüM – istiHKaM…! suç oluşumunu önlenme tedbirleri, suç ve ceza kordinasyonu, birey için kamu kamu için birey, tartışılarak verilen kesin karar, karara varmak için davacı ve davalıyı dinleme durumu, kamusal alan, sosyal bilgiler, sosyalizim, sıkı tutmak, ciddiye almak, önem arz etmek, yasama yürütme yargı, meclis hükümet mahkeme, üçlü saç ayagı, otorite, vakur, jüri, tarafsızlık…!

CKeM : جكم : bireyi öncelemeyen her türlü yöntem, askeri yönetim, diktatörlük, padişahlık, faşistlik, milletcilik, cunta, blok…!

 

HeV : هو : HeVa…! delikli bir nesnenin deliklerinden her biri, pötürlü bir nesnenin pötürlerinden her biri, kalbur üstü kalbur altı, düşüncesizce degişken istekler, arzusu ve istegi bitmeyen, gözenek, sevindirik, baloncuklar, kabartılar, çukurlar, delikler, pütür, kalbur, elek, süzgeç, şıp sevdi, kapris, extrem uçlar…!

HeF : هف : bitkinin salınıp saçaklanması, yelin ılıman esmesi, sessizce dagılmak, suzuz bulut, içi boş, hafif…!

HeKe : هق : şaşırtıp ne söyleyecegini unutturmak, yularını sıkmak yularını açmak, yularını elinde tutmak, disiplinize etmek,  yular, kement, disiplin…!

 

DeY : دى : DaY…! yere çiy suyu düşmek, zevk suyu, pek içten, gönül alıcı, içtenlikle, samimice, sıkı fıkı, teklifsizce, ıslanmak, bi hoş olmak, hoşnutluk, hoşluk, hoş…!

ZaY : ذى : ZaY – ZaYi – eZiYet…! yıpranmışlıgın yüzden okunması, yüz çizikleri, yüzü çizilmek, incinmek, tırmalanmak, eziyet görmek, eziklenmiş, ezik…!

 

BASe : بعث : BeASe…! sabah vakti evcil hayvanları yazıya salmak, bir uyarıcı karşısında organizmanın gösterdigi tepkime, konsept degişikligi, konfor alanından çıkma, yol vermek, kapıları açmak, zincirleri kırmak, uyandırmak, yollamak, salıvermek, baaslaştırmak, kışkırtmak, ayaklandırma, uyarma, uyarıcı…!

BGTe : بغت : hiç beklenmedik bir anda, oldu bittiye gelmek getirmek, birden bire, zıppadan, takkadan, şappanadak, gübbedenek, larpbanadak, ansızın, aniden…!

BGSe : بغث : ufak boz kuş, önem arz etmeyen kuş, sıradan kuş, serçe…!

TeAB : تعب : gereginden fazla çok çalışıp didinmek, çok efor sarf edip yorulmak, çıtayı yüksek tutmak, zorlamak, yorulmak, bitkinleşmek, bezginleşmek, zavallılık, köpeklemek, ıkınmak, bitkin, yorgun, bitap…!

TeATe : تعت : büyüklenip kibirlenmek, kafa tutmak, küstah olmak, azmak, arssız…!

TeASe : تعث : huysuzca davranmak, huysuzlanmak, pinpiriklenmek, güve düşmek, güvemek, güve…!

TeGB : تغب : beceri ve yetenegini bulamamış olan, gerçegi görüp ona göre davranmaya elverişli olmayan, davranışlarında akılsız oldugu gözlemlenen, vurdum duymaz, kalın kafalı, alık, budala, avanak, gerzek, angut…!

TeGTe : تغت : sıvı ve yumşak bir maddenin içine gömülmek, çevre baskısına yenik düşmek, adım adım batmak, suya gömülmek, her geçen gün dahada kötüleşmek, rencide olmak, incinmek…!

TeGSe : تغث : bedendeki pisligi dışkılayarak rahatlamak, cerehatlenmek, irinlenmek, pislik atmak, dışkılamak, kusmak, terlemek…!

SeAB : ثعب : bir sıvıyı bir kaptan bir diger kaba birden bire aktarmak, akıtmak, dökmek, çaglayan, şelale, sel, iri kalın erkek yılan, ejderha…!

SeGB : ثغب : dagın kuytu yerinde soguk kalan kar suyu, buz ve kar eriyigi, buz erimek, çözülmek, zehiri kuvvetli yılan…!

SeGTe : ثغت : bir topluma mütevil olan açlık ve kıtlık, sürü piskolojisinin sonucu, meleyen koyun, melemek…!

NAB : نغب : karganın çıkardıgı ses, gaklamak, karga karga gak dedi…!

NATe : نعت : iyi vasıflarla nitelendirmek, önde gelen at, öne çıkarmak, yıkayıp yaglamak, güzellemek, makyajlamak, şahşalamak, gubartmak, övmek…!

NGB : نغب : bir seferde alınan ilaç, kuşun su içmesi, bir içimlik su, her genç kızın başına gelen şey, küçük yutum, aldanmak, keklenmek, yutmak, yudum…!

NGTe : نغت : sevindirici sözler söyleyerek masumları avutmak kandırmak, okşayıcı söz söylemek, çocugu şaşırtan laflar etmek, sinsice yaklaşmak, bülbül gibi şakımak, flört etmek, sokulmak, avlamak…!

 

MBN : مبن : MeBNi…! yapı üzerine bina yapıp kat çıkmak, eski temelin üzerine yeni bina yapma, temelleri eskiye dayanan, geri dönüşümlü yazılım, duvar örmek, kurgulamak, örgütlenmek, yenilemek, apartman, örgüt…!

MTeN : متن : MeTiN – MeTaNet…! tek katlı yerleşke, yatay mimari, müstakil evler, ennemek, pekiştirmeli, açılmış, yayılmış, serilmiş…!

MSeN : مثن : MeSaNi…! hem gidişte hem gelişte kullanılan yol, kendi kendini konuşturan, çift dikiş, iki katlı, dubleks, duble, düet, ikili…!

 

RS : رس : ReiS…! demir atarak durmak, sözün bir bölümünü anlatmak, yerinden oynamayan oynatılamayan, sadece ana fikrine deginmek, ip üstünde durmak, degerli şeyleri kasada tutmak, kısa kesmek, sürgülemek, reis olmak…!

RŞ : رش : seyrek damlalar halinde yagmak, dagılacak biçimde saçmak, fişeklemek, serpiştirmek, püskürtmek, serpmek, saçmak, serpinti, çisinti…!

RSiF : رسف : kapan ile yürümek, ayaga taş baglamak, ayagına baglanmış tüm unsurlar, çıkışını engellemek, ayaga vurulan pranga , engellenme, tutsak…!

RŞV : رشو : RüŞVet…! ayak bastı ücreti, suyu para ile satmak, alınan nefesten ücret talap etmek, doyumluk, giriş bedeli…!

RŞF : رشف : dudak dil ve soluk yardımı ile bir şeyi içine çekmek, bir şeyi yavaş yavaş emerek içmek, vakkumlamak, emmciklemek, sogurmak, sormak, emmek…!

RŞKa : رشق : keskin gözlerle bakmak, güzel olanı överek yermek, bakışla öldürmek soldurmak, göz degmek, nazar etmek, kalbinden vurmak, linçlemek, oklamak…!

 

MBHeM : مبهم : MüBHeM…! karışık ve bir anlam verilemeyen, gizemlerle sırlarla örtülü, belirsiz, kapalı, örtünç, muglak, muphem, çeltefilli, grif, som…!

MTeHeM : متهم : MuTHeM…! igne yutturulmuş köpek, üzerine suç atılmış, töhmet altında tutulan, sorgusuz infaz, çamur atmak, suçlama, sanık, zanlı, davacı…!

MNHeM : منهم : MüNHeM…! mala ve yiyecek içecek şeylere doymak bilmeyen, hep daha çogunu isteyen, alışveriş hastası, aşırı istek tutku, aç gözlü, doyumsuz, tatminsiz…!

 

BBL : ببل : BaBiL – BiBLo…! söylenen bir sözün makul olmama durumuna şaşırmak, babilli gözler, sihirli gözler, büyüleyici gözler, babil krallıgı, enayice, avanakca, dangalakca, efsunlamak, efsane, efsun…!

BTeL : بتل : BeTüL…! düşte kalan gerçeklikte payı olmayan, hayatın gerçeklerini tatmamış, hayatı toz pembe sanan, cicim ayları, evlenmemiş kız, sorumlulukla tanışmamış, hayel perest, tek taraflı, militanist, platonik…!

TeBL : تبل : süslenip püslenip bir erkegin aklını başından almak, süslenmek, tatlandırmak, baharatlandırmak, makyaj…!

TeSeL : تثل : güzel koku salgılamak, parfüm kullanmak, gedik açmak, etkilemek…!

SeBL : ثبل : SiBeL…! dibe çöken çer çöp, tortu, artık…!

NBL : نبل : ögünlerde yemek yemek, azar azar yemek, programlamak, planlamak, kibarlaşmak, asil, soylu, beyzade, minyon…!

NTeL : نتل : NiTeL…! ileriye dogru çekmek, çıtayı yükseltmek, dagarcıgı boşaltmak, içindekini boşaltmak, nitelendirmek…!

NSeL : نثل : NeSiL…! kuyunun topragını çıkarmak, dibini temizlemek, boşaltmak…!

 

BLV : بلو : gecesini gündüz edercesine sınava hazırlanmak, sınav öncesi, sınava çalışmak, deneme yapmak, anterenman yapmak, ineklemek, ön çalişma, etüt etmek…!

BLF : بلف : BLöF…! güçlüymüş gibi görünerek gerçek durumunu gizlemek, rakibine karşı güçlü görünmek, elini güçlü göstermek, korkutmak, caydırmak, yanıltmak…!

BLKa : بلق : BLoK…! yumşak kuyu kazımında güvenlik duvarı, geçişkenligin yogun oldugu bölge, geçişkenlik yogunlugu, alacalı bulacalı, balkanlar…!

TeLV : تلو : TiLaVet…! başka bir şeyin istemine gücüne veya yardımına bagımlı olma, büyüyüp sütten kesilmesine ragmen anasının peşini bırakmayan deve, daima başkasına tabi olmak, bagımlı, eklenti, romork…!

TeLF : تلف : TeLeF…! gücü son raddine kadar zorlamak, kontrol edilemeyen güç, at parlaması, dört nala koşmak, telef olmak, savurganlık, keçelenmek, harap olmak, kaybolmak, yitmek…!

TeLKa : تلق : rastgele buluşma, öylesine denk gelmesi, şartların götürdügü sonuç, ögreti almak, ögrenmek, karşılaşmak, ders, sufle, dikta…!

 

ALB : علب : bir nesneyi bir yerde eser ve nişan eylemek, gıdaları kutulara koyarak saklamak, konservelemek, şişelemek, sandıklamak, paketlemek, çömleklemek, kapsül, paket, kutu…!

ALSe : علث : bir işi layıkıyla yapmayıp baştan savma yapmak, şiddetli ve sürekli olarak savaşmak, burnunun dikine gitmek, işi gücü hile hurda, takıntılı olmak, peşini bırakmamak, asılmak, takılmak, tiriplemek…!

GLB : غلب : GaLiB – GaLeBe – maGLuB…! kuvvet kullanarak üstün gelmek, her halükarda dört ayagının üstüne düşmek, ezici üstünlüge sahip olmak, alavare dalavare ile kazanmak, ensesi kalın, dominant, despot, yengi…!

GLTe : غلت : dışardan içeriye çekmek, çogunluk olunca ikdidar olmak, aşırı derecede deger atfetmek, taraftar toplamak, yanlış hesap yapmak, bukagılamak, kelepçelemek, propoganda…!

GLSe : غلث : kuşun agzındakini dışarıya çıkarması, agzdaki baklayı çıkarmak, karmaş çormaş etmek, kaos oluşturmak, curcuna çıkarmak, karıştırmak…!

 

BTeHe : بته : yolculuk onu yordu yorgun düşürdü, asla bırakmadı dönmedi, kesinlilkle bırakmadı dönmedi, yoluna devam etti…!

BSeHe : بثه : yayılım, dagılım, iletim…!

BNHe : بنه : merama uygun olarak kasıttan ayrılmayarak, yerli yerinde, zamanında, vaktinde…!

TeBHe : تبه : ivme katmak, heyecan katmak, canlanmak…!

TeNHe : تنه : TeNHa…! derenin suyunun bittigi yer, nihayetlenme, yolun sonu, bitiş…!

NBHe : نبه : NeBi…! insan karakterinin erişebilecegi en yüksek kerte, sulu dereye götürüp bir damla su içirmeden getirme yetenegi olan, gerçeklikleri görebilme becerisi, yerinde konuşma, uyarma özelligi olan, tanınan, tanınmak, kavrayışlı, anlayışlı, bilinçli, dirayetli, sag görülü, uyanık, zeyrek, kafalı, açıkgöz, zeyrek, takt…!

 

BRKe : برك : BeRK – teBRiK – müBaReK…! devenin dizlerini ve gögsünü yere koyup çökmesi, segirtmeden acele etmek, kendiliginden oluşan göl, spontane başarı, takdir edilesi, sapanın sapı, oturaklı, donanımlı, bolluk, bereket…!

TeRKe : ترك : TeRK – meTRuK…! ilk çaglardaki uygarlıklarla ilgili olan, ölen bir kimseden yakınlarına geçen mal, sımsıkı tutulan şeyden ayrılış, al birazda sen oyalan, en sevdigin şeyi bırakmak, zorunlu terkediş, tarihi eser, terketmek, bırakmak, el çekmek, salıvermek, antika, kalıt, tereke, kaide…!

NZeKe : نزك : NaZiK…! haksız ve yersiz sözlerle birini incitmek, gök taşı düşmek, yıldız kaymak, laf sokmak, nazikce kitlemek, panik atak, dürtmek, ignelemek, yıpratmak, sancıtmak, boşbogaz, kısa mızrak…!

BRKe : برك : BeRK – teBRiK – muBaReK…! takdir edilmişligin agır baskısı, başarının taşınabilmesi, yıldız olmanın getirdigi agırlık, altında kalma korkusu, kabus, çöküntü…!

TeRKe : ترك : TeRK…! pilici çıkmış yumurta kabugu, bir köşeye atmak, başi boş burakmak, arkaya atmak, geride bırakmak, terk etmek, terkediş, salmak…!

TeZeKe : تزك : degersiz bir şeye önem atıfetmek, antik deger katmak, kanımsamak, kutsamak, irileştirmek, yüceltmek…!

NZeKe : نزك : yersiz sözlerle kınamak, eski çamaşırları dökmek, belden aşagı vurmak, boşbogazlık etmek, sancıtmak, incitmek, atak…!

 

ALM : علم : ALeM – AnLaM – ALaMet – teALiM -teALiMat – meALuMat…! dudagı kulagı burnu yarmak delmek iz bırakmak, deneye dayalı bilgi, üç boyutlu alem, üst perdeden, zirveden bakmak, bayrak direginin ucu,  yoldaki işaretler, iz düşümü, iz takipi, ip uçları, belirti, bilgi, bilimsel, eksperlik, entellektüvite, kompedan, kosmos…!

GLM : غلم : GoLuM – GıLMan…! eglence ortamı arayan genç, davet edilmedigi ortama dalan genç, alemlere akan genç, gençlik ateşi, centilmen, delikanlı, azgın…!

 

KeBB : كبب : KeBaB…! ayakları dolanıp yüz üstü yere çakılmak, kıyım kıyım kıyma olmak, yuvalanıp yogrulmak, ateşlere atılmak, kebab olmak…!

KeBTe : كبت : KeBeT…! fıtri teammülleri igrenç görmek, örf adet ve tabularda baskılanmak, mahalle baskısına maruz kalmak, el alem ne der, kepeneklenmek, baskılanmak, sindirilmek, zaptedilmek, bagnazlık, yobazlık…!

KeBSe : كبث : çürümüş kokmuş et, leşten beslenenler, igrençlik, kokuşmuşluk, gericilik, irtica…!

KeTeB : كتب : KiTaB – KiTaBe – meKTeB – meKTuB…! her gelenin üzerine birşeyler çizerek ekledigi yazıt, geri dönüşümlü yazılım, harflerle çizilmiş resim, çizimle karikatürize edilen, kısa anlatım, kabataslak, betimleme, çizelge, çizim, betik…!

KeTeTe : كتت : ateşin yanında yavaş yavaş pişmek kaynamak, ayaklarını yere sürterek yürümek, yavaş yavaş yürümek, çıtır çıtır çıtırdamak, kulaklara fısıldamak, kendini abartarak övmek, sinsice, egoist…!

KeSeB : كثب : rüzgarın esintisi ile oluşan kum yıgını tepe, bu gün var yarın yok, yıgma, yıgıntı…!

KeSeSe : كثث : yogunlugundan dolayı güç akan, sıkı fıkı, kaba sakal, yogun, sıkı, gür…!

KeNB : كنب : çok işlemekten sertleşmiş el ve ayagın derisi, kol koyacak yeri olmayan sandalye, tek kişilik oturak, sandelye…!

KeNTe : كنت : birden fazla unsurun kordineli işleyişi,  tıkır tıkır işlemek, organizma, mekanizma, işleyiş…!

 

KeN : كن : KüN – KaNe – teKiN – yeKüN…! güneş ve yagmurun etkisinden korunmak için yapılan engel, olgudan oluşa oluşdan olaya tümünü kapsayan olasılıklar, olasılıklandırma, perdeleme, en başından en sonuna kadar, tencere yuvarlanmak kapagını bulmak, amacıyla, nedeniyle, gayesiyle, sebebiyle, ta kisine kadar, gölgelik, siperlik, çardak, teras, kapak…!

 

DN : دن : DiN – DoNe – DüNya – meDiNe – meDeNiyet…! sürekli boguk ve kalın ses cıkarmak, böceklerin uçarken çıkardıkları ses, yanarken çıkan ses, ciyak ciyak ciyaldamak, yüksek telden, cayırdamak, tınlamak, vınlamak, uğuldamak, ugultu, cızırtı, cızıltı, tenor, alto, bas…!

DeN : دان : DeN – DaN – DiN – DıN – DoN – DöN – DuN – DüN…! olumsuz şartlar geregi oluşan bir durumda sunulan yardımı alıp altında eziklenmek, borçlu duruma düşmek, borç alıp altında ezilmek, yaratılmışlık pıskosu, zayıf duruma düşmek, minnet borcu, boyun borcu, perişan olmak, kahr olmak alçaklanmak, eziklenmek, ezik…!

DvN : دون : DeviN – DeviNim…! günü kurtarmak, fasit döngü, kiraya baglamak, kayıt altına almak, zaman vermek, not düşmek, süre tanımak, konturat yapmak, senet imzalatmak, kredi kartı ile kredi kartı ödemek, kuyrugu kaptırmak, kısıtlama, daraltma, basit, bayagi, zelil, pespaye, düşük, alçak…!

DyN : دٮں : DiN – DoNe – DüNya – meDiNe – meDeNiyet…! gidişatı degiştirecek güçlü degişken DoNe, vurucu timi sona bırakmak, sistematik bag bagımı, degişkeni olma durumu, yedekte güçlü olmak, sap döner keser döner gün gelir hesap döner, üste çıktım diye sevinme altta kaldım diye üzülme, degişkenler, metodoloji, el altında, yedek, dönence, döngü, DoNe…!

 

MN : من : MiN – MaNa – eMiN – teMiN – MüMiN – MeMNuN – MeMNuNiyet – eMNiyet…! tehlikeye bi o kadar yakın tehlikeden bi o kadar uzak, kırmızı çizgi, ne geç nede geçir, lütfen önden buyur, güvenli bölge, emniyetli alan, eseniler, petralılar, agartalılar, derman, enerji, onama, onay, mana…!

 

VBL : وبل : VeBaL…! bir yerin havasının elverişsiz agır ve kötü olma durumu, kaçan avın peşine düşmek, durumlar vahim oldu, kesavet çöktü, şiddetli yagdı, tehlike çanları çaldı, korkutucu, can sıkıcı, vahim…!

VSeL : وثل : VeSiLe…! kum yıgınını tane tane bir yerden bir başka yere aktarmak, toplu igne ile kuyu kazmak, liften olan ip, dagarcıgı boşaltmak, kuyu kazmak…!

FTeL : فتل : bir şeyi iki ucundan tutup ekseniçevresinde çevirerek bükmek, sarmaş dolaş, egrilip bükülmüş, burgulamak, burmak, kıvırmak, çevirmek, burgu, sicim…!

KaBL : قبل : KaBuL – teKaBuL – maKBuL…! düz yolda giderken karşıda peydah olan tümsek, güçleşip zorlaşan yol, yokuşa sürmek, ranpaya vurmak, takviyeye düşmek, arkadan itelemek, arkasında durmak, güvence vermek, itelemek, garantör…!

KaTeL : قتل : KaTıL – KaTiL – maKTüL…! eldeki malzemelerle en kötüsünü yapmak,  şaraba su katmak, başını gövdesinden ayırmak, planlayıp tasarlayarak öldürmek, kıyma yapmak, parelemek, tepelemek, lime lime etmek, süikastcı, seri katil… maKTüL : anaç, deneyli, bilgili, kurnaz, deneyimli, işinde uzman…!

KaSeL : قثل : hastalık dogal yollarla ve hızlı yayıldı, bulaşıcı hastalık, virüs yayılımı, korona…!

 

LVY : لوى : burgu halinde kıvrılmak, matkap ucu gibi dönüp kıvrılmak, kıvrım kıvrım kıvrılmak, burgulanmak, kıvrım, burgu…!

LFY : لفى : iplik tel şerit gibi nesneleri bir şeyin üzerine döndürerek sarmak, sarıp sarmalamak, bobinlemek, dürmek, dolamak, sarmak…!

LKaY : لقى : uzun yıllar görmedigin birisini görmek, çok küçük ihtimal, kalabalıkta karşılaşmak, tokuşmak, çarpışmak, rastlaşmak…!

 

SaLL : صلل : SaLaL…! dişleri gıcırdatma, kuru gürültü çıkarma, sürtüşme…!

DaLL : ضلل : DaLLi – DaLaLet…! yanlış yolda olmak ve bundan heberdar olmadan gittikce gitmek kayboldukca kaybolmak, özel bir görevin normal sonucuna ulaşmasına engel olan hatalı davranış, beklenmedik bir davranışla yanıltmak, yanıltma özelligi olan, paraleline yönelmek, güneş görmemiş su,  baştan çıkarmak, saptırıcı, sapkın, sapık…!

 

HaR : حر : HüR – HaR – HaRaret – HüRiyet…! her hangi bir güç yüklenmeyen, ışıgın ısı taşınımı, termo dinamik yasası, eşyanın amaça dönüşümü, ısı salınımı, başı boş, dizginsiz, serbest, azat, libaral, özerk, hür…!

HaZe : حز : HiZa…! çizilerek veya oyularak açılan kertik, peryodlar halinde, derecelendirme, dilimlendirme, ibrelendirme, guruplandırma, cetvellendirme, birimlendirme, kertik, tırtık, çentik, çetele…!

HıR : خر : HıR…! çekim etkisi ile boşlukta çekene düşmek, yürüyemez duruma gelmek, gücün etkisine boyun egmek, gücü yetmemek, tutarsız olmak, kapaklanmak, kösteklenmek, vakumlanmak, tutunamamak, sıradan olmak, rutin…!

HıZe : خز : HaZ…! ucu sivri bir şeyle hafifce itmek, hassas olanı patlatmak, zarını delmek, şüphelendirmek, kuşkulandırmak, muamalandırmak, ayıp kusur eksiklik aramak, sabotaj yapmak, sancışmak, şişlemek, dürtmek, şerefsiz…!

CR : جر : eCiR – üCRet…! bir şeyi yerden kaldırmadan iterek veya çekerek götürmek, zorlanarak yapılan iş, agır yük, sürüklenmek, koşuşturmak, sorumluluk, ödev, görev…!

CZe : جز : CaZ – meCaZ…! yüksek uzak ve geçilmesi güç bir şeyin öteki tarafına kestirmeden geçmek, bir şeyin uçlarından kesmek, etrafından dolanmak, kıldan tüyden işler, kestirmece, indirgeme, küçültme, kırpma, tıraşlama, tırpanlama, kısaltma, makaslama, aş…!

 

BN : بن : BiN – BiNayen – BiNaleyen…! çalkalandıgında su üstünde oluşan kabarcıklar, bir işaretle peşine takılan binler, denizin köpürmesi, sabunun köpürmesi, köpüklenmek, cılgına dönmek, sinirlenmek, köpürmek, köpük…!

TeN : تن : TöN…! aynı seviyeden hareketle, çıkış noktası aynı, eşitlik, denk…!

SeN : ثن : SeN – SiN…! birbirine sarılıp yıgın olan kuru otlar, kararmiş agaç dalları, kaos yumagı, çalı çırpı…!

 

HaRN : حرن : HaRıN…! sürü halinde yürürken durup yürümeyip hırçınlaşmak, düzen bozucu, kafasına esen, dik başlı, direngen, serkeş…!

HaZeN : حزن : HaZiN – HüZüN – maHZuN…! zevk almak düşünülürken üzüntü ile karşılaşmak, güvenilen daglara kar yagmak, kaybedenler kulübünden olmak, hayel kırıklıgına ugramak, avcunu yalamak, çok büyük sıkıntı, acıklı duruma düşmek, acınacak halde olmak, hüzünlenmek, depresyon, zavallı, melül…!

HıZeN : خزن : HaZiNe – maHZeN…! uzun ömürlü ve degerli şeylerin tutuldugu depo, yükte hafif pahada degerli, stoklamak, depolamak, saklamak, biriktirmek, istiflemek, ambarlamak, ardiyelemek, depo, kiler, kasa…!

CRN : جرن : CeReN…! uzun ömürlü zor yıpranan şey, taş degirmen, dibek, tekne, havan…!

CZeN : جزن : agac omcası, agaç gövdesi, tomruk, gövde…!

 

LM : لم : LaM…! ortamda olmamış olması olmadıgı anlamına gelmeyecegi gibi ortamda olmuş olanında olmayacagı anlamına gelmesi pek tabiki mümkündür, zaman içinde imkansız diye bir şey yoktur varlıgı sadece zaman alır, toparlanacak olursa, derleyip toplama, olur olmaz hipotezi…!

LME : لما : zamanında , vaktinde, neden olmasın ki, süresi dolmakta iken, yaklaşır iken, esnasında,…!

 

HaF : حف : etrafına toplanmak, nefes aldırmamak, çepeçevre çevrelemek, eziyet etmek, işkence etmek, kaplamak, kuşatmak, zarflamak…!

HaK : حق : HaK – HuKuK – HaKiKat – taHaKuK – muHaKaK…! yola çıkmadan yolculuk esnasında gereklilik oluşturan şeyleri önceden yanına almak, beslenme çantası, cep harçlıgı, yolluk, azzık, pay…!

HıV : خو : tenha yerde yurtlanmak, yemek yeme ihtiyacı duymak, açlıktan gebermek, açlıktan çökmek, açlıktan yıkılmak…!

HıF : خف : HaF – HaFiye…! korkutmak için ateşe yaklaştırmak geri çekmek, korku kontrolü, görevimiz tehlike, tedirginlik, endişe, kaygı, tasa…!

HıKa : خق : alan açmak, yer genişletmek, bolartmak, yarmak…!

CV : جو : yer ve gök arası, yaşam alanı, atmosfer, meteorolojı, çevren, yören, muhitin, mahallen, köyün, ezgi…!

CF : جف : şehirde gecekondu, şehirde elit getto, içi boş şey, uygarlaşmamış, yontulmamış, maganda, kabadayı, nobran, barbar, sosyete, köylü…!

 

HaVV : حوو : çimenler biterek yemyeşil olmak, koyu yeşil olmak, yeşillenmek…!

HaVF : حوف : kenara çekip bırakmak, oyundan çıkarmak, ıskartaya çekmek, yalın ayak bırakmak, yetersiz bulmak, korkutmak, denemek…!

HaVKa : حوق : dışarı taşmasını engellemek, çembere almak, daire içine almak, süpürerek ortaya toplamak, çerçevelemek, çemberlemek…!

HaFV : حفو : hoş karşılama, nezaketle kabul, misafirperver…!

HaFF : حفف : yaprak hışırtısı, arada kaynamak, sıyrılmak, anonim…!

HaKaV : حقو : don lastiginin kavradıgı çıkıntı, bögür, uçkur, yamaç, don, pantolon…!

HaKaF : حقف : ateşin cıkardıgı alevlerin egriligi, oynak, dalgalı, degişken…!

HaKaKa : حقق : sorumlular hakkında soruşturma acmak, üstlendigi görevi icra etmeyene hesabını sormak, müfettiş atamak, anket düzenleme, nabız ölçmek, araştırma, inceleme, kesinleştirme, anketci…!

HıVF : خوف : olmayacak şeylerden korkma, yüreksiz, pısırık, tabansız, beceriksiz, korkak…!

HıVKa : خوق : gelenin geçenin girip çıktıgı yer, yol geçer hanı, folluk olmak, bolarmak, laçkalaşmak…!

HıFF : خفف : ayaga ayakkabı giymek, yatıştırıcı özelligi olan, acıyı dindirici, hafifletici, inceltici, kolaylaştırıcı, yeynilmek…!

HıFKa : خفق : hızlı seri ve kuvvetli vurma, kuşun kanat çırpması, hızlı kalp çarpıntısı, elektro şok, makinali tüfek gibi saydırma, yüregin yerinden oynaması, heyecanlanmak, çarpıntı…!

HıKaKa : خقق : yolda heyelan sonucu oluşan yarık, şimşek ve yıldırım parlaması, yarık, kırık, obruk…!

CVV : جوو : hava bulutlandı sislendi güneşlendi, hava tirafigi, hava durumu, meteoroloji…!

CVF : جوف : delikli bir nesnenin deliklerinden her biri, gözeneklerden içeri girmek, içini oymak, kanalizasyon, endeskopi, iç bükey, içi oyuk, kovuk, çukur, magra, in…!

CVKa : جوق : bir bütünü oluşturan kimselerin hepsi, orkestra, takım, ekip, gurup, koro…!

CFV : جفو : tepe taklak çevirip dökmek, bir anda ayaklar altına inmek, terse gelmek, terse düşmek, ofsayıta düşmek, kabalık, hoyrat…!

CFF : جفف : ıslak bir şeyin suyunu emmek, suyu çeken, kuru temizlemeci, kurutma makinası, kurutaç, hidrofil…!

CKK : جقق : gerçekliginin gün yüzüne çıkması, gerçekci çözüm üretmek, gerçek reformlar yapmak, gerçek tedbirler, reel rakamlar, reel ücretler…!

 

BHeM : بهم : alacası olmayıp her tarafı tek renk siyah olan at. simsiyah, kapkara, zifiri karanlık, hayvanat, hayvanlık…!

TeHeM : تهم : etin ve yagın rengi kokusu tadı degişmek, tatsızlık çıkarıp üzüntüye yol açmak, töhmet altına almak, pis kokular geliyor, görüntü kirliligi, ses kirliligi, ekşimek, bozulmak, dava etmek, suçlamak, davacı…!

NHeM : نهم : mala ve yiyecek içecek şeylere doymak bilmeyen, bogazına düşkün, tıka basa yemek yemek, sexs düşkünü, erotizim, libido, obozite, aç gözlü, kartoloz, obur…!

 

DaLKe : دلك : bir şeyin üzerine bastırarak el gezdirmek, masaj yapmak, ovuşturmak, sürüştürmek, ovmak, sürtmek, telak…!

ZaLKe : ذلك : işte bu, işte busun, işte bu kadarsın, zelilsin zelil, aşagılama, vurgulama, horlama, vurma, vuruş, vurgu…!

DaLZa : دلظ : batmaya yakın olmak, batmaya ramak kaldı, gırtlaga kadar batmak, olayda oyalanmak…!

 

KeLKe : كلك : kesinlikle sana diyorum bu böyledir…!

KeLZı : كلظ : uzun adımlarla bir sag bir sol adım atarak sekmek, karga gibi sekmek, sıçrayarak yürümek, sekerek sıçramak, üç adım atlamak…!

 

SaL : صل : SaL – aSıL – uSuL…! eklem yerlerinin hareketi, beden jimnastigi, beyin jimnastigi, vucud jimnastigi, mantık jimnastigi, jimnazyum, ugraş, çaba, gayret…!

SaLL : صلل : SaLaL…! dişleri gıcırdatma, kuru gürültü çıkarma, sürtüşme…!

SaLSa : صلص : SaLSa…! çakılmış bir kazzıgı veya bir çiviyi ön arka sag sol yaptırıp sallayarak yerinden çıkartmak, çakılmış olan bir kazzıgı çıkartmak, yerinden oynatmak, depretmek, çıkarmak, sökmek…!

SaLSaL : صلصل : SaLSaL…! kıkır kıkır diye ses çıkartarak gülmek, kıkırdamak, tıngırdamak, şakırdamak, şaka şaka, çıngıraklı yılan zehrinin pan zehiri…!

DaL : ضل : DaL…! iple davar öklemek, yazıya bırakmamak, disiplin altında tutmak…!

DaLL : ضلل : DaLLi – DaLaLet…! yanlış yolda olmak ve bundan heberdar olmadan gittikce gitmek kayboldukca kaybolmak, özel bir görevin normal sonucuna ulaşmasına engel olan hatalı davranış, beklenmedik bir davranışla yanıltmak, yanıltma özelligi olan, paraleline yönelmek, güneş görmemiş su,  baştan çıkarmak, saptırıcı, sapkın, sapık…!

 

VSaL : وصل : VeSiLe…! iki veya daha çok şeyin birbiriyle bagli ve ilişkili bulunması, geçmiş şimdiki gelecek zamanların geniş zamanda buluşturulması, örgülemek, örtüştürmek, ilintilemek, ilmiklemek, erişmek, ulaşmak, varmak…!

FSaL : فصل : FaSıLa…! bir bütünü iki veya daha çok parçaya ayırmak, çeşitlendirmek, sınıflandırmak, fakültelemek, guruplandırmak, açımlamak, mevsimlik, familya, cins…!

KaDaL : قصل : KaSaL…! nesneyi cok çabuk kesmek, bıçak yarası, tırpanlamak, jiletlemek, biçmek, su jeti, giyotin…!

FDaL : فضل : FaDıL – FoDuL…! gereksiz yere başkasının işine burnunu sokan, gereksinimleri kısıp arttırım yapmak, iş elbisesini üzerinden çıkarmayan, kayırılan kimse, çok bilmiş, işgüzar, bilgiçlik…!

 

BV : بو : bir yerin her yeri düz ve aynı olmak, daha lüks bir yaşam aramak, nereye gidersen git her yer aynı olmak, daha lüks bir yaşam aramak, gözü dışarda olmak, ufak tefek nüansala olsada her yer aynı, beraber olmak…!

TeV : تو : hiç bir tutarı olmadan çökmek, hile ve hurda ile sahiplenmek. ben istedim yaptım, ben istedim oldu, kagırsız küreksiz bir yurda konmak, kendine pay çıkarmak, haraç almak…!

SeV : ثو : ömrü tek bir yerde geçirmek, dogup büyüdügü yerde ölüp gömülmek, yurt edinmek, yurtaş olmak, yerleşke, yerleşik…!

NV : نو : mal soy sop ve benzer şeylerle üstünlük yarışına girmek, fırtına öncesi, çok güçlü fırtına, kasırga, toronado, boran, çekirdek, nüve…!

 

BB : بب : BaB…! etine dolgun delikanli, organizasyonun organları organların hücreleri, sinir sistemi, kılcal damarlar, bablar babcıklar, borular borucuklar, kapılar, konular, çeşit, türlü, tarz, tavır, metot, sistem, simetri…!

BT : بت : BeT…! bir işi gece vakti tertip ve tedbir etmek, herkes uyurken sen ayakta olmak, gece vakti çalışmak, gece vardiyası, labaratuar çalışması, kendi kendine sessizlikte denemeler yapmak, ekstradan, iş bitirmek, tünemek…!

BSe : بث : BeS…! gidişat hiçde uygun degil, ortamın gidişatına üzülmek, ne olacak bu çocukların hali, gönül üzgünlügü, kaygı, tasa, sıkıntı, dert, gam, acı…!

TeB : تب : TeB…! yaptıgı işin istedigi sonucu vermemesi, kendi kendini suçlamak, kendi kendini paralamak, cıtayı çok yüksekten tutmak, yetersiz görmek, başarısızlık. pişmanlık duymak, pişman olmak, tövbe etmek…!

TeTe : تت : TeT…! peşine düşmek, peşini bırakmamak, ısrarla devam etmek, arkasından gitmek…!

SeB : ثب : SeB…! bırakıldıgı yerde otlamaya devam etmek, yerinde saymak, yerinde zıplamak, saplanıp kalmak…!

SeTe : ثت : SeT…! kısa zaman aralıgı, daralmak, ufalmak, büzülmek, yarık, gözenek…!

SeSe : ثث : SeS…! yagmur günlerce sürdü, devamlılık…!

 

NB : نب : NeBe…! insan karakterinin erişebilecegi en yüksek kerte, önemli bir hususta elini taşın altına koyup kendi kendini yetkilendirme, kamu yararını öncülemek, en ufak iyligi güncelleme, ileri görüşlü olmak, tanınır olmak, dayayıp döşemek, azarlamak, paylamak, haşlamak, terslemek, ayıplamak, kızmak, liberal, savcı…!

NTe : نت : NeT…! uykusuzluktan dolayı ayakta duracak hali olmamak, gecesini gündüzüne katmak, inim inim inlemek, çok çalışmak, tekniker, dolmuş…!

NSe : نث : NeS…! tulumun içindeki sıvının sızması, süzülme, terleme, damıtma, sızma, sızıntı…!

 

BBB : ببب : erkek devenin kükremesi, ben burdayım, görün istedim ,duyun istedim, slogan atmak, bagırmak, kükremek…!

BBTe : ببت : kazanma amaçlı sonuca odaklı, şartlar ve koşullar budur, nihayet, son derece…!

BTeTe : بتت : degirmenin soldan çevrilmesi, geri geri yürümek, geri vites…!

BSeB : بثب : yerinden kımıldamayan, sıkıca dayanmak, gögüs germek, köşe taşı…!

BSeTe : بثت : dışardan gelen bir etki ile birden bire duyumlanan acı sonrası refleks, gereksiz olarak çektirilen sıkıntı, toz kaldırmak, tepkime, salgılama, basitce…!

BSSe : بثث : ilanı aşk, faş etmek, parakende olmak, yayılmak, dagılmak, saçılmak, savrulmak, yayık, kül…!

TeBeBe : تبب : zarar ve ziyana ugramak yetmiyormuş gibi etrafıda kendisi ile beraber zarara ziyana çekmek, arkadan yaralı, özrü kabahatinden büyük, hasar oluşturmak, fena hal, kabahat, arık…!

TeBeTe : تبت : oluşturdugu hasardan dolayı pişman olup hasarı gidermek için olayı başa sarmak, fabrika ayarlarına dönmek, kazanmayı bırakıp kaybetmemeye başlamak, zamanla iyileşmek iyileştirmek…!

TeTeB : تتب : bir kişiye önlük giydirmek, ünvan vermek, nişan takmak, etiketlemek…!

TeSeB : تثب : bir birinin üzerine sıçramak, gücü yeten gücü yetene, binen binene, sıçrayan sıçrayana…!

SeBeBe : ثبب : SeBeB…! havuzun tam ortası, tahliye sibobu, gideri…!

SeBTe : ثبت : SaBiT…! yürümede ve atlamada kuvvetli ve asla sürçmez at, iddayı güçlendiren kanıt, kararında direnen, daimi olmak, fonksiyonel, kanıtlamak, tutarlı, dürüst, sabit…!

 

BNB : بنب : kötü söz, kötü iş, kötü amaç, çazgır, cırtlak, cıvık…!

BNTe : بنت : BeNiT…! uzun uzadıya inceden inceye anlatmak, kahve çekmek, kahve falı, dişil dil, ögütmek, ögütücü…!

TeNTe : تنت : bezi güzel dokumak, boşluk bırakmadan, sık dokumak…!

SeNTe : ثنت : sıkca kanayan, diş eti kanaması, kanama…!

 

BSiE : بسا : BiS…! takip ederek endişeye sevk etmek, ince ayar vermek, yakın takip, telaşlandırmak, alçaklamak, ince ayar…!

BŞE : بشا : iyi huylu ve güzel tabiatlı olmak, paşa…!

TeSiE : تسا : deve süt yerine idrar eyledi, işin içine etti, sıçtı batırdı…!

SeŞE : ثشا : üfürülmüş tulumdan havayı boşalttı, hava kaçırdı, fosaldı, fos…!

NSiE : نسا : NiSa…! dişil enerjiyle çok düşüp kalkan, kadın dostu, uzun yaşama istegi, genç kalmak, zampara, duygusal, romantık, nostalji…!

NŞE : نشا : NeŞ…! yogunluk katarak geliştirmek, koku katmak, neşe katmak, dolazlamak, okşamak, yogurmak, neşe…!

 

KeF : كف : KeF…! elinden gelen bu kadar, daha fazlasına zorlamamak, bu kadarı yeter, bu kadarı kafi, göz yaşı dökmek, alıkoymak, bıraktırmak, kollamak, yeter, kafi…!

 

DeV : دو : DeVa…! çok büyük bir boşluk, ben hastayım diyebilmek, kendi kendine tedavi olmak, kendine doktor olmak, çölde kalmak, tedavi olmak, ilaç almak, ilaçlanmak, çöl…!

DeF : دف : DeF…! hafifce yürüyerek işe hazır olmak, hafifce işe başlamak, kanat çırpmak, ivme katmak, ısınmak…!

DeKa : دق : DaK…! geregince anlaşılıp bilinmeyeni ayrıntılarıyla enine boyuna araştırıp bilmek, ince eleyip sık dokumak, hırpalamak, çekiçlemek, irdelemek, inceltmek…!

ZaV : ذو : ZeV…! güçlü kuvvetli şiddetli hiddetli  gün, en uzun en kısa gün, gün dönümleri, hünerli, ünlü, ekinoz, keş, nak, pür…!

ZaF : ذف : ZaF…! iç yagın erimesi, yaralıyı öldürmek, önüne geleni tekmelemek, aceleci davranmak, koşuşturmak, patavatsız,

ZaKa : ذق : ZaK – ZevK…! bir şeyi tekrar tekrar tatmak, bal yiyene devamlı bal yedirmek, defalarca tatmak, zevklenmek, dadanmak, tıkınmak, tatmak, zevk…!

 

ATıM : عطم : ATıM…! jeolojik dönemdeki hayvanlar, kemikleşmiş, dinazor, mamut, kemik, fosil…!

AZiM : عظم : AZiM…! göz alıcı gösterişli olma durumu, kadınların kalçalarını büyük göstermek için kullandıkları kıçlık, ululamak, tabulamak, abartmak, iplemek, balon, azılı, kaba, kof, iri…!

GTıM : غطم : bogazı tutuk olarak boguk boguk bagırmak, deniz dalgası çalkalanmak…!

 

MBL : مبل : izlenmekten imtina için behander dermeyan eden hilekar, hilekar titizligi dikkati, milyonlarca kere denenmiş sihirbaz gösterisi, en ufak bir hatada çökecek olan, yıpratıcı…!

MTeL : متل : türlü türlü evirip çeviren, sarsmak, sarsıcı…!

MSeL : مثل : MaSaL – MiSaL – eMSaL – teMSiL…! başkasına ibret olsun diye kişiye işkence etmek, kızım sana söylüyorum gelinim sen anla, her yere uyan uydurulan, örneklendirme, göstermelik, sözün gelişi, bagdaşık, homejen, hikaye, masal, efsane, aforizma…!

 

HaML : حمل : HaMLe – HaMaL – HaMiLe – HaMaLiye – iHtiMaL…!  bir yere çokca şeyin aynı anda atılım yapması, ite kaka düşe kalka ulaştırıp ulaştıgın her şey, zinondaki oluşmamış %99 olgu, peşini bırakmayan şeyler, taşı altın yapmak, altına hücum, beleşe atılım, kampanya, ucuzluk, takıntı, kuzucuk…!

HıML : خمل : HıMıL…! kolayca kandırılabilen kişi, sıvazlama, yemleme, uyuşuk, avanak, budala, hantal, üşengeç, kadife, pelüş, saçak, sazan…!

CML : جمل : CeMaL CüMLe…! bir konuda özet olarak verilen bigi veya açıklama, algıda seçicilik, seçerek toplamak, albeni oluşturmak, toplama işleminin sonucu, toparlamak, donatmak, genellemek, kısaltmak, derlemek, yıgmak, tümleç, tümce, birifing, sistem, keleş, cici…!

 

VRB : ورب : bir yolunu bulup kapı aralıgından sıvışmak, hile ile öne geçmek, çürümeye yüz tutmuş organ, gevşemiş nesne, laçkalaşmak, kangıren, gevşek, içi bozuk, berbat, fasit…!

VRTe : ورت : VeRiT…! ikilemili olan lafzın öncül anlamını geri plana atıp çıkarına uygun olanı sunumlamak, haberi izah etmeyip ketum etmek, haberi işine geldigi gibi sunmak, yaranın için için içini yemesi, manüpüle etmek, sahtekarlık…!

VRSe : ورث : VaRiS – VeRaSet…! içinde bulundugu hücrede özel bir etkısi olan kalıtımsal öge, DNA içindeki RNA, MiRaSın VaRiSi, kalıtsal degil kalıtımsal, gelenekte taşınan evladiyelik, anılar…!

VZeB : وزب : oluk oluk oluktan akmak, sevkiyat, akışım…!

VZeTe : وزت : karşı karşıya getirmek, aynı boyda, aynı kiloda, eş deger, paralel…!

FRTe : فرت : FıRT – iFRiT…! ele avuca sıgmamak, elden kurtulmak, fırtmak, coşmak, kaçık, kaçak…!

FRSe : فرث : bedenin dişa attıgı dışkı, gübre, tezek, fışkı, bok…!

KaRB : قرب : KaRaB – KuRBan – aKRaBa – taKRiBen…! en yakın olasılıgı yakalamak, yakınından vurmak, üç aşşagı beş yukarı, yaklaşık bir biçimde, yaklaşık olarak, aşşagı yukarı, yakıştırmak, yakışmak…!

KaRTe : قرت : ayagının sesi işitilmesin diye parmak uçlarına basarak yürüme, minimize edilmiş hareket, özleme dogru gıdım gıdım, buz kesmek, ayazlanmak, pıhtılaşmak, pür dikkat, tedbirli, itinali…!

KaZeB : قزب : hem karada hem suda yaşayan hayvan, her halükarda, amfibik…!

KaZeTe : قزت : bir şeyden tiksinip terk etmek, tiksinmek, igrenmek, igrençlik, rahatsız olmak…!

 

BM : بم : BiM – BaM…! telli çalgıların en kalın teli, bam teli, yogun ses, üst perdeden, baso, ne ile belirt…!

TeM : تم : TaM…! eksiksiz duruma getirmek, tamamlamak, bagdaştırmak, bütünlemek, tümlemek, entegre etmek, noksansız, tamam, tam…!

SeM : ثم : SoM…! gün boyu ömür boyu otlanmak, rutine devam etmek, akabince aynen devam, sonra aynı, yine aynı, devamen…!

 

HaMR : حمر : HaMoR – tüHMöR…! birikinti ile oluşan agır kokulu morarıp sakız gibi yapış yapış olmuş balçık katran zift is, eşşek gibi inadcı olmak, öfkelenmek, kızarmak, morarmak, eşşek inadı, tühmör…!

HaMZe : حمز : HaMZa…! katı sert olmak, keskin, buruk, mayhoş, cok tatlı, çok acı, kart, kımız…!

HıMR : خمر : HıMaR – HaMuR – tıHMaR…! beyine oksijenin az gitmesi, beyin mıncıklaması geçirmek, aklı fonksiyonsuz  hale getirmek, yaz sıcagı altında kalmak, fermantosyon uygulayıp raf ömrünü uzatmak, tıhmar etmek, sarhoş etmek, demlemek, mayalamak, hamurlamak, pışpışlamak, alkollemek, uyuşturmak, viski, rakı, bira, alkol, başörtüsü…!

CMR : جمر : CeMRe…! havaların soguktan sıcaga evrilmesi, yavaş yavaş ısınmak, ılımanlaşma, eşşik aşma, kıvılcım kor köz, hava su toprak, cız bız…!

CMZe : جمز : CaMıZ…! hantal ama hızlı koşmayı denemek, ziyadesiyle koşmak, deve koşması segirtmek…!

 

SiVR : سور : SuR…!  çepe çevre çevrelenmiş, ne içerden dışarıya nede dışardan içeriye, karantinaya alınmış bölge, emniyet şeridi çekilmiş bölge, gedigi olmayan duvar, ablukaya alınmış, çevre duvarı, kale duvarı…!

SiFR : سفر : SeFeR – SeFiR – SeFeRi…! dış ilişkilere açık olmak, kadının açılıp saçılması, kültür emperyalizimi, almak vermek vermek almak, serbest pazar, asker çıkartmak, açılmak, pazarlamak, begenilmek, satmak…!

SiKaR : سقر : SeKaR – aSKeR…! güneş yakıp sıcagı ile beyne zarar vermek, vatan millet sakarya, milliyetcilik, milleti ibrahim…!

ŞVR : شور : bir konuyu ele alarak ondan kısaca söz etmek, davara ögretmek, el ile göstermek, sadece işaret etmek, dolayısıyla anlatmak, deginmek, imlemek…!

ŞFR : شفر : ŞiFRe…! göz kapagında kirpik biten yer, gizli haberleşmeye yarayan işaretlerin tümü, sex yapmak için ayagını kaldırmak, şifreli yapmak, çalım atmak, şifrelemek, kodlama…!

ŞKaR : شقر : taşıma binme gibi hizmetlerde kullanılan hayvan, beygir, katır, eşşek, at, sarışın, sarımtırak, yalancı…!

 

VKaM : وقم : yularını çekip geri döndürmek, uzatıp mübalaga etmek, lisanla korkutmak…!

FVM : فوم : sarımsak…!

FKaM : فقم : hasmına daima galip gelen adam, işi büyük olmak, iş adamı olmak, ayı balıgı…!

KVM : قوم : KıVaM – KaViM…! iki farklı oran arasındaki orantıyı yakalamak, farklılıkları bir arada tutmak, ortak paydaları öncülemek, yaşamı yaşanır kılmak, degerini bilmek, ayakta kalmak, barışık olmak, barıştırmak, barışmak, dogrultmak, düzeltmek, kaldırmak, dogrultmaç, onarımcı, degerbilir…!

 

KeZaB : كذب : KeZaB – teKZiB…! bir şeyin aslına benzetilerek yapılan sahtecilik, güvene dayalı dolandırıcılık, beklenmedik bir davranışla yanıltmak, ayartmak, uydurmak, sahtelemek, ötürüklemek, yalancılık, palavra, atmasyon, martaval, düzmece, asılsız, boşlaf, kolpa…!

 

HeDe : هد : HöD…! gereksiz ayrıntılardan arıtarak sade duruma getirmek, ayakta veya dik duran bir şeyi devirmek, devirip yıkıp devrim yapmak, yönelip yönetip yönlendirmek, gösterip çekerek korkutmak, oynatıp sarsıp yıkmak,  tekrardan düzenlemek, kolaylaştırmak, kolaylamak, beşşikte sallamak, bebek uyutmak, eee nenni eee nenni diye diye devrim yapmak…!

HeDeY : هدى : HeDiYe – HiDaYet…! mutlu etmek için verilen bir şey, gelini damada gönderip gerdege koymak, olgun olan kimse, kılavuzlama, hediye, armagan, hatıra…!

HeDeHeDe : هدهد : HöDHöD…! evirip çevirip devirip devrim yapan devrimci…!

HeZa : هذ : hastalık veya başka sebebten dolayı saçma sapan konuşmak, abuk subuk konuşmak, acelece kesip koymak, hızlı hızlı okumak, zırvalamak, saçmalamak, sayıklamak, çarçabuk, hıphızlı…!

HeZeY : هذى : HeZeYan…! zihnle bagları kopmak, zıvanadan çıkmak, bunak, moruk…!

 

TıLM : طلم : TaLiM…! elde evirip çevirme, ekmek hamurunu beze yapma, çok kere etmek, sürdükce etmek, bir parça ekmek, deneyimleme, somun, pide, pogça…!

ZıLM : ظلم : ZaLiM – ZuLüM – maZLuM…! gün yüzünde güneş ışınlarıyla aydınlanmayan yer, olmaması gereken yerde olmak, burda olmamam gerekirdi, ben niye burdayım, senin yerin orası degildi, o orda olmamalıydı, sıkılmak, sıkışmak, sıkıntılı, iç çekiş, hışım, sitem, üzgü, loş…!

 

VL : ول : VeL – eVeL – VaLi..! çıkış noktası, baz alınan nokta, kaynagı…!

FL : فل : FoL – FuL…! kurak bitkisiz yer, ince kıl, dolduruşa gelmek getirmek, sokuşturmak, sındırmak, sokmak, zorlamak, fulya…!

KaL : قل : KaL – KavL – KüLt – aKıL – oKüLt…! bir kimseye titreme tutmak, bilinenden daha kolay, şaşılacak iş, mükemmeliyet, görüş açısı, eksikligi, seyreltmek, açımlamak, açıklamak, aktarım, açılım, üst aşama, doruk, zirve, nadir…!

 

RAM : رعم : bir nesneyi koruyup kollamak için gözetmek, koruma amaçlı dik dik bakmak, tomurcuklandırmak, pamuklara sarmak, ayrıcalıklı, filizlendirmek, sürgünlemek, bogum…!

RGM : رغم : bir şeyi yapmak zorunda kalmak, kaçarı olmamak, burnu sürtülmek, zorsunmak, köreltmek, zorlamak, kakıtmak, horlamak, herşeye ragmen…!

ZeAM : زعم : kendisinin oldugundan daha farklı oldugunu göstermeye çalışmak, kendini bir şey sanmak, altı üstü albay olmak, ortalık albaydan geçilmiyor, torpil almak, torpil vermek, torpillemek, liderlik taslamak,  inandırmak, sandırmak, inanmak, sanmak, taslamak, miralay, albay…!

 

BKeM : بكم : sessiz duruma geçmek, cinsel ilişkiden kesilmek, sessizleşmek, ikdidarsızlaşmak, dilsizleşmek, dilsiz, agraz…!

TeKeM : تكم : içine kaçmak, içine atmak, pusuya yatmak, dipselleşmek, pusulanmak, gizlenmek…!

SeKeM : ثكم : yolun belli olan ortası, birinin izince gitmek, ayrılmamak, kopmamak, sırt…!

 

VLB : ولب : bir saga bir sola koşuşturmak, yerinde duramamak, aygır dişiye aştı, önüne gelene zıplamak, kıvrım kıvrım kıvrılmak, hoplamak, sokulmak, girmek, varmak , aşmak, ermek, yılankavi, burmalı çivi, vida…!

VLTe : ولت : birinin işini üzerine almak, sorumluluk almak, işe soyunmak, üstlenmek, sevmek…!

VLSe : ولث : kölesine ölümümden sonra sen hürsün demek, azıcık vurmak, ip ucu vermek, söz vermek, yöneltmek…!

 

BESi : باس : BeİS…! dışardan gelen bir etki ile birdenbire duyulan acı, bile bile hiç bir şey yapamama hali, uyarılma acısı, gagalanmak, cimciklenmek, didiklenmek, ıssırılmak, öpülmek, ince sızı, mutsuz, bahtsız, talihsiz, depresif, lades, yas…!

BEŞ : باش : düşünce ve duyguları güçlü bir şekilde dışa vurmak, güzeli ve iyi hissetmek, iyileşmeye yüz tutmak, sıkıntısı tasası dagılmak, ferahlamak, rahatlamak, hazlanmak, bahtiyar, mutlu, mesut…!

TeESi : تاس : TeİS…! dalgalar birbiri ile çarpıştı, tekeler boynuzla vuruştu, hakaret gözüyle bakmak, kendi kendine atılmış kazzık, cefa, eza…!

NESi : ناس : NaS…! kalabalıklar tarafından begenilen tutulan, salına salına gezmek, herkes gibi, ayak takımı, cıyaklamak, aglamak, yakınmak, popülizim, popilist, avam, bayagı, basit…!

NEŞ : ناش : el uzatıp almak, ele almak, elde tutmak, elde taşımak, elindeki, elin…!

 

VSeM : وثم : ayagın taşa çarpıp kanaması, ayagın takılması, çarpmak, takılmak, yaralanmak, kanamak…!

VNM : ونم : sinek terslemek, pislemek…!

FSeM : فثم : bir yerin otunun azalması, yeşil otun sararması, sararıp solmak, samanlaşmak…!

KaTeM : قتم : gündüzün tozunun çok olması, toz duman çöküp karartması, siyaha çalmak, çehrenin degişmesi, suratın asması, kararmak, kapanık, kararma, karartı…!

KaSeM : قثم : deveyi hamudu ile götürmek, bir seferde yutmak, bütün bütün yemek, yutmak…!

KaNM : قنم : ceviz içi bozulmak, içerden kokmak, içerden pis kokular geliyor, pirensiplerin bozulması, mundar, kir, pis, leş…!

KaYaM : قٮم : KıYaM – KıYMet…! bir ucundan bir ucuna kadar yönü degişmeyen, bir şeyi yerinde ve yararlı bir yolda kullanmak, kıymetini bilmek, degerlendirmek, kıymetli, degerli, etik…!

 

KeTeM : كتم : KeTuM – KeTuMiyet…! görünmeyecek bir yere koymak, tanık koruma programı, gerekceli gizlilik, gizli kapaklı, zor bulunur kılmak, ulaşılamayacak yere koymak, sızdırmaz yapmak, başka surette göstermek, örtbas etmek, ketumiyet, ketumluk, sırlama, gizli, saklı…!

KeSeM : كثم : bir şey cok sık ve sıkışık olmak, çıkışı çok zor bulunur olan, sınırsız döngü, labirent, çeltefilli, grif…!

 

SaDeF : صدف : SeDeF – teSaDüF…! aramaksızın rast gelmek, tedbirsiz vuku bulmak, hazırlıksız yakalanmak, karşılaşmak, rastlaşmak, tesadüfi, rastgele, çakışmak, çatmak, çattı…!

SaDeKa : صدق : SaDıK – SaDaKa – taSDiK – muSaDıK…! arkadaşımın arkadaşının sözü, işitilen sözü işitildigi gibi aktarmak, abartmadan katmadan iletmek, dosdogru iletmek, dogruculuk, dürüstlük, sadelik, ahbab, kafadar, yoldaş, dost…! KıLıF : hiristiyan ve musevilerde gelinin güveye verdigi para veya mal, içgüveyligi…!

 

TeMN : تمن : TeMeNi…! bir kimsenin diledigi şey, istemek, dilemek, dilek, arzu…!

SeMSe : ثمث : allak bullak etmek, abur cubur, karma karışık…!

SeMN : ثمن : bir şeyi karşılayan birimsel deger, ederini belirlemek, paha biçmek, deger biçmek, fiyat almak, deger, paha, fiyat, sekizlik, sekiz…!

 

BDe : بد : BeD – eBeD – eBeDiyen…! olmazsa olmazı, sürdürebilirlilik, göz görüntü, burun koku, kulak duyum, agız ses, eşdeger…!

BZa : بذ : üstün görünmek için kendini paralamak, hedefe ulaşmak için her yolu mübah yapmak, paspaya olmak, kazanma hırsı, saldırgan, yarışmak, yarışcı…!

SeDe : ثد : yazın kuru kışın yeşeren bitki, çölde biten bitki, yer yaşarmak ıslanmak, çisilisi yeter…!

NDe : ند : NiDa…! her kişinin yaptıgının karşılıgını bulması, anlayacagı dilden konuşmak, kural dışı olana kural dışı karşılık vermek, kötüyü çagırmak, sövene sövmek, dengine denk, karşılayanı, karma…!

 

BME : بما : kim ki, ne ki, neden ki, nasıl ki, niye ki, ile ki, beraberinde ki…!

TeME : تما : miş ki, muş ki, olmuş mu ki, geçmişte ki…!

SeME : ثما : acak mı ki, ecek mi ki, olacak mı ki…!

NM : نما : organizmanın boyutlarının artması, olabilir mi ki, gelişebilirmi ki, serpilebilir mi ki, genleşebilir mi ki…!

 

VDeM : ودم : uzayıp gitmek, uzun uzadıya, ucu açık, devamen, devamlılık, daimi, çoban…!

VZaM : وذم : kötü ve küçük düşürücü sözler söylemek, ligme ligme etmek, parça parça ayırmak, yermek, yergi…!

FDeM : فدم : anlayışı ağır ve zayıf olmak, agzını bantlamak, kızıla doyurup boyamak, budala…!

KaDeM : قدم : KıDeM – KaDeMe…! öyle yada böyle ilerlemek, hem yenilenmek hem bayatlamak, moda da olabilir demode de, kıdemde alabilirsin köhneleşedebilirsin, bayatlamak, kalkınmak, keser, ayak…!

KaZaM : قذم : çok hızlı karar vermek, kapıyı çekip çıkmak, kopup ayrılmak, katı, çabuk, seri, tez…!

 

DeMTe : دمت : su çevrisi, fırdöndü, fırıldaklanmak, çevrinti, girdap, egirim, burgaç, fırıldak, topaç…!

DeMSe : دمث : yumşak kumlu yer, kum bataklıgı, kumsal, sokulğan, yalpak, kibar…!

ZaMTe : ذمت : hiddet ve gazabda kendini zaptedip temkinli ve akıllı davranmak, güçlü olmak, diri olmak…!

 

BVR : بور : ekilmemiş boş arazi, kimse tarafından istenmemiş evde kalmış kadın, sürülmemiş sert arazi, kesat olma, kesat, kart…!

BVZe : بوز : yüzünü buruşturma, buruşuk, eşki, domuz hortumu…!

BKaR : بقر : BaKaRa…! nesneye bakıp görmemek, gözün kamaşması, önüne katıp sürmek, sürü liderligi, önderlik taslamak, göz belermesi, sıgırtmaç, çöngelmek, boga, koç…!

TeVR : تور : meyile akmak, sürüklenmek, akışmak, akışım…!

TeVZe : توز : TaViZ…! digerinin seviyesine çıkardı yada indirdi, dengeyi tutturmak için taviz verdi, taviz vermek, koşutlamak…!

TeFR : تفر : bolca argümana sahip olmak, elinin altında kullanabilecegi farklılıkların olması, hareket alanı genişligi, bol olmak, çokca olmak…!

TeKaR : تقر : gözü aydın oldu, özlemine ulaştı, kararının geri dönüşünü aldı, sonunda mutlu oldu, göz yaşı dindi, sevindi…!

TeKaZe : تقز : bir şeyden usanmak, canından bezmek, bıkmak…!

SeVR : ثور : geçici bir yogunlugu olan duygulanmadan etkilenmek, bogayı öküzü tahrik etmek, bogarsamak, nuksetmek…!

SeFR : ثفر : kıçını sallayan, göt kıvıran, mebun, kuskun, paldım, ibne…!

SeKaR : ثقر : sabırsızlıktan telaş ve endişsede bulunmak…!

NVR : نور : NuR – NeViR – müNeVeR…! parçacık salınımı yayılımı, tomurcuk saçılımı, tomurcugun çiçek açması, ışık kırılımı, aydınlatmak, parlatmak, aydın, ışık, ışın…!

NFR : نفر : NeFeR – NeFRet…! sevimsiz ve soguk olan kimse, elini taşın altına sokmamak, kaçışmak, ürkmek, antipatik, borazan…!

NKaR : نقر : metal bir nesnenin üzerine şekil çizmek, gagalamak, oymak, yivlemek, çizmek, ütürmek, tıklamak, ıslık çalmak…!

NKaZe : نقز : kıymetsiz mal kazanmak, baştan savma, amortisman, amorti…!

 

TeMR : تمر : agacın meyve verecek evreye gelmesi, eti kurutup pastırma yapmak, fırsatı degerlendirdi, yemiş, meyve…!

SeMR : ثمر : SeMeR…! piyasa degeri yüksek olmak, kaliteli üretim, katma degerli, az ama pahalı, faydalı, yararlı, verimli, ürün…!

NMR : نمر : NuMaRa…! tek başına avlanan, etcil hayvan, tehlikeli, bir numara, hışımnak, gazapnak, leopar, pars, panter, kaplan…!

 

MRV : مرو : içme yeme istegini karşılamak, suvarmak, kandırmak, temkinli, ölçülü…!

MRF : مرف : MoRFin…! hafifce yükselmek, çakır keyif, segirmek, havalanmak, lüküslenmek, lüks, misafir eglencesi, morfin…!

MRKa : مرق : MeRaK…! okun hedefi delip geçmesi, yumurtanın cılk çıkması, gerekenden fazla yapmak, içinden geçmek…!

MZeKa : مزق : katlayıp katlayıp yırtmak, kaka kaka oymak, sıkıp suyunu çıkarmak, paramparça etmek, izini silmek…!

 

MBHe : مبه : o övülecek iş yaptı…!

MTeHe : مته : o yaptı, o yapar, o son noktayı koyar…!

MNHe : منه : kesinlikle o, şüphesiz o, onayan o, onaylayan o…!

 

VBHe : وبه : bir nesneyi kayırmak sayışa katmak, ona önem vermek dikkate almak, ehemmiyet vermek, ciddiye almak, önemsemek…!

FTeHe : فته : elini çek, bırak gitsin, vazgeç…!

KaTeHe : قته : zamanında vaktinde merama uygun olarak, kastedilenden ayrılmadan, tutarlı…!

KaSeM : قثم : bütün bütün yemek, yek seferde, tek seferde, komple birden…!

 

VEN : وان : bir işte aciz ve gevşek olma durumu, kalifiye olmayan eleman, sıradan, çelimsiz, arık, aciz, işci…!

FEN : فان : FeN…! gelip gördük gittik, gelip geçici, gelip geçer, fen bilimleri, cansız, eğreti, geçkin, kartoloz, moruk, mort, ölü, fani…!

KaEN : قان : KaN…! toprakla birlikte eşantiyon olarak verilen işci, as solist, kızılbaş, kıpkızıl, kızıl…!

 

MLV : ملو : agzına kadar dolmuş, umutla bekleyenler, dokunsan aglayacak, dolmak, dolmuş…!

MLF : ملف : her taraftan sarılıp sarmalanmak, çarşfa bulanmak, ipe dolanmak, çarşafa bürünmek, bohçalanmak…!

MLKa : ملق : MaLaK…! eline yüzüne bulaştıran, yemegi üstüne döken, şakşakcı, pofpofcu, yaltakcı, paspal, bakımsız…!

 

BRDe : برد : sakin havada çıkan kuru soguk, ısısını düşürmek, ateşini indirmek,egeleyerek sogutmak, ilgi göstermemek, ayazlamak, sogutmak, buzdolabı, dipfiriz…!

BRZa : برذ : BaRiZ…! yük hayvanı gibi agır yürümek, cevaptan aciz kalmak, söyleyecek sözü kalmamak, kabak gibi ofsayt…!

TeRDe : ترد : negatif enerjiyi üzerine çekmek, üzerine yapışmak, yozlaşmak, etiketlenmek…!

TeZeDe : تزد : TeZaD…! eskiden daha çok olmasını istemek, tezada düşmek, fazla fazla istemek, ölçüyü sınırı aşmak, boyutları arttırmak, erzak depolamak, sayısını arttırmak, çogullaşmak, artma, artış…!

SeRDe : ثرد : sulu yemek, sulandırmak, çorba, papara, tirit, bulamaç…!

 

ABB : عبب : gürül gürül akan su, şiddetli akan ırmak, püskürmek, sel…!

ABTe : عبت : bir nesneyi yormak, uzun mesafeli, maraton…!

ABSe : عبث : ABeS…! kapasite ve potansiyeli kötüye kullanmak, lafı güzar olmak, suistimal etmek, zarar vermek, karıştırmak, oynaşmak, faydasız, başı boş, önemsiz, anlamsız, manasız, beyhude, abesde iştigal…!

ATeB : عتب : dört ayaklı hayvanın üç ayagı ile yürümesi, bir kimseye kırıldıgını öfkelenmeden belirtmek, eşşikten geçmek, paylamak, azarlamak, terslemek, eşşik…!

ASeSe : عثث : böceklere yem olmak, inceden inceye yenmek, güvelenmek, ırlanmak, kemirilmek, yenmek, aşınmak…!

GBB : غبب : üzerinden bir gün geçti, gün aşırı, ibik…!

GSeSe : غثث : yaradan akan sarı su, kan kusmak, irin kusmak, abur cubur söz söylemek, cerehat, irin, çirk…!

ANB : عنب : mevsim sonu yetişen iri taneli üzüm, pekmezlik üzüm, asma üzümü…!

ANTe : عنت : kişinin egilim ve istegine uymayan iş ve davranışlara zorlanması, fizyolojik ve ruhi dengenin degişmesi, içden gelen gerilim, zorlanmak, zorbalık, zoraki, dürtü…!

GNSe : غنث : içi bulanmak, kusacagı gelmek, gegirmek…!

AyB : عٮب : AYıB…! her hangi bir şeyin degerine eksiklik veren durum, kusur ve kabahat bulmak, eksigi ve kusuru olan, ayıplamak, aksaklık, kusur, defo, arıza…!

AySe : عٮث : için için yiyip bitmek, kendi kendini tüketmek, bozunan…!

GyB : غٮب : GayB…! akıl almaz bir şekilde ortadan yok olmak, perdeleri çekip sahneyi yeni oyuna hazırlamak, balta girmemiş ormanlar, kırılma sonrası gizem, sırra kadem basmak, bu günlük bu kadar, güneş battı…!

GySe : غٮث : imdad çıglıgının birileri tarafından duyulması, yardıma gelenin olması, yardım almak, yardım görmek, bol sulu kuyu, bol yagmur…!

 

SiHeDe : سهد : uyuyamama ve uyumamış olma durumu, uykusuz geçen gece, az uyumak, uyuyamamak, uykusuzluk, uyanık…!

ŞHeDe : شهد : ŞaHiD…! uzun gözlem ve denemeler sonrası oluşan izlenim, baktı gördü şahid oldu, duydu işitti izah etti, bir tezi antitezi ile güçlendiren hipotezli sentez, sentezleme, damıtma, dayanak, manzara, deli bal…!

 

AML : عمل : AMeL – teAMüL – maAMüL – AMeLiyat…! masa üstüne yatırma, düşünce evresinde tamamlanış olup uygulamaya aktarılmış pratik, bir kimsenin düşünce sonrası emege dönüştürdüğü şey, teoride tamamlandı sıra pratikte, kendi yüklemi, teori pratik, pragmatist, fonksiyonel, fiiliyat, tatbiki, aksiyon, eylemek, yapmak, etmek, eylem, emek, etmen, etken, iş…!

GML : غمل : örtüp basarak olgunlaştırmak, çabuk olgunlaşmak, sera bitkisi, bingeşmek, dolgunlaşmak, turfanda…!

 

EDe : اد : gerçek anlamından saptırmak, çarpık duruma getirmek, kötülemek, manipülasyon, dolanbaçlı, yampiri, yılankavi…!

EZa : اذ : çünkü, oysa, öyle ise, böyle iken, tamam o zaman…!

EDe : ادا : lütfen, buyurun, hadi bakalım…!

EZaE : اذا : eger, şayet, öyleyse, böyleyse, o vakit…!

 

BDeY : بدى : tekrar tekrar başa sarmak, baştan başlamak, sil baştan, genelleme, tarih…!

BZaY : بذى : kazanım sonrası kıs kıs gülmek, gururlanmak…!

SeDY : ثدى : bebek emziren annenin memesinin çok süt ile dolu olması, iri meme, agırlaşmak, anaçsal beslenme…!

NDeY : ندى : sıcak havada evin kapısının önünü su ile ıslatmak, serinikle oluşan ılımanlık, hafif ıslaklık, nemlendirme, çiylendirmek, yaşlık, nem, çiy…!

 

BVM : بوم : çok yıldızlı gece, yırtıcı gece kuşu, baykuş, kukumav, puhu, çüğüt…!

BKaM : بقم : koyun karnındaki kuzunun ziyade büyümesinden ağırlaşıp hareketinden kalması, hamileligin son günleri, son günler…!

TeVM : توم : ToM ToM…! iki adım ileri bir adım geri, en iri inci tanesi, hep ikiz doguran, çift dikiş, tonton…!

TeKaM : تقم : sözün dibine vurmak, silip süpürmek, lisanla korkutmak, avını yakalamak…!

SeVM : ثوم : güzel kokulu ve iri yapraklı yemişsiz bir cins büyük agaç, çınar agacı, yersen sarımsak sogan…!

NVM : نوم : tepki gücünün zayıfladıgı ve her türlü etkinligin büyük ölçüde azaldığı dinlenme durumu, narkoz etkisi, hissedemezlik, uyuşmuşluk, çökertme, bayılma, uyuşturucu, zombi, esrar, eroin…!

NKaM : نقم : NiteKiM – iNtiKaM…! şiddetli nefes almak, soluk soluga kalmak, burnundan solumak, yolun tam ortası, öç alma zamanı, öfke, hınç, kin…!

 


HıMA : خمع : azıcık topal olma durumu, yarım yamalak, topallamak, yekenmek, aksamak, angut, aksak, andık, aksi…!

CMA : جمع : CuMA – CeMeAt – meCMuA…! kelimelerin birden fazla varlık veya kişiyi belirtmesi, hepimiz birimiz birimiz hepimiz, bütünleşmek, çiftleşmek,peklemek birleşmek, entegrasyon, bir bütün olma, toplama devşirme, mozaik  hepsi…!

 

SiA : سع : yeri geniş olmak, güç yetirebilmek, güçlü olmak, alan açmak, bilişim kurmak, genişlenmek, genleşmek, kaplamak, kuşatmak, evrenselite…!

SiG : سغ : bogazdan kolayca geçen lokma, damak lezeti veren, kolay lokma, yenilir yutulur, içimi hoş, lezzetli, reva…!

ŞA : شع : güneşin uzun ışık demeti, temas etmek kırılmak yayılmak, ışık saçmak, kolay anlaşılabilir, ileri görüşlü, yaygın, kültürlü, görgülü, örümcek agi, şovak, çöğ…!

 

VSiA : وسع : şerit, ip tel gibi nesneleri bir şey üzerine döndürerek sarmak, bir kondansatörün elektirigi yıgma sınırı, sararak içine almak, kanatlarının altına almak, sarıp sarmalamak, bobinlemek, sığışmak, donanımlamak…!

VŞA : وشع : katlamalı yukarı çıkmak, sarmal üzerine sarmal atmak, kat çıkmak, üzerine koymak, çapraz sarmak…!

FŞA : وشغ : dişlerin düzensizligi, eksik sarıldıgında kenarları kurumak, iyi sarıp sarmalayamamak, açık yer bırakmak…!

KaŞA : قشع : rüzgarın bulutları dagıtıp havayı açması, panik halinde kaçışma, karartının darmadağınık olup gitmesi, kötü olanın balgam gibi atılması, belanın ülkeden def olması…!

 

DeKeR : دكر : DeKaR – DeKoR…! ana hatlarını belirginleştirmek, zihinde tutulabilir olması için eşyalaştırmak, zihinde tutmak, zihne getirmek, hatırlamak, anımsamak, dekar, dikdörtgen…!

ZaKeR : ذكر : sağ birisini övmek, cinselliginle övünmek, cinselligi öne çıkarmak, erkeklik organı, eril egemen kült, ataerkil, erkek, kereste, kamış…!

 

DeR : در : akma özelligi olan, sıvının bir delikten çıkması, memeden çıkan süt, deriden akan ter, işemek, terlemek, fışkırmak…!

ZaR : ذر : küçük parçacıklarla oluşan bütün, taneleri ayırmak için yelde savurmak, seyrek damlalar halinde yagmak, dagılacak biçimde dökmek, savurmak, serpelemek, saçaklamak, segerti, mısır…!

 

VDeR : ودر : baygın olacak kadar sarhoş olmak, tehlikeye düşmek ve çekmek, yardan düşmek, bataklıga çekilmek ve çekmek, sarhoşun elinden tutmak…!

VZaR : وذر : yarayı neşterle parçalamak, kapıp koyuvermek, salıvermek, parelemek, lime lime etmek, yırtmak…!

FDeR : فدر : etli tombul çocuk, genç irisi oglan, güdük…!

KaDeR : قدر : KaDaR – KaDiR – KaDRo – taKDiR – miKDaR – muKDeDiR – iKDiDaR…! bir bütünü oluşturan ve kendiside parçalardan oluşan bir bütünleme, assolistleri çok olan gazino atraksiyonu, organizasyonun büyüklügü, büyük prodoksiyon, hem bütcesi hem senaryosu hemde yıldızları çok olan filim, kazan kazan, kordineli, kombineli, kadrosu geniş,orantıl, oranlı, oran, kadro…!

KaZaR : قذر : işine ve sözüne aldırmayıp çirkin ve kötü iş çıkaran, yıkanmamış mutfak eşyası, pis elleriyle yemek yiyen, işin içine sıçan, boklamak, kirletmek, pislik, boklu, bulaşık, kirli, kenef…!

 

DRKa : درق : hızlıca alınan koruma tedbirleri, hemen saklandı sakladı, alal acele üstünü örttü gizlendi…!

ZaRV : ذرو : ZiRVe…! uçurtmanın uçtugu son nokta, bir şeyin en üst bölümü, doruk, şahika, tepe, zirve, uçurtmak….!

ZaRF : ذرف : ZaRiF…! göz yaşı dökmek, zayıf ve gevşek olmak, duygusal, dişil yanlı…!

ZaRKa : ذرق : malını israf etti, boş yere sarf etti, haksız yere savurdu, yanlış ata oynadı, kafasına kuş sıçtı, kuş boku, kuş sıçması, kuş tersi…!

 

BBG : ببغ : papagan gibi ezber ve tekrar etmek, papagan dili, papagan…!

BTeA : بتع : uzun ve kalın boyunlu, danışılmadan yapılan iş, baldan yapılan şarap, ensesi kalın, godoman, sosyete, kalontör…!

BTeA : بتع : gülerken dudagın dürülüp katlanması, dudagını ıssırmak, dudak kızarması…!

BSeG : بثغ : çehrenin ve yüzün kankırmızı kızarması…!

ByA : بٮع : seyrek adımlarla yürümek, seyyar satıcı, ayak üstü satış, şatışa getirmek, satmak, satılmış, satış, çerçici…!

TeBA : تبع : TeBeA – TeBiA…! başka bir şeyin istemine gücüne veya yardımına baglı olmak, özgül agırlıgı olmamamak, geçici duygular peşinde koşmak, takılmak, arkasına takılmak, arkadan gelmek, ast olmak, ikincil olmak, bagımlı,  taklitci, ulama, tabi…!

TeTeA : تتع : herkese muhalefet olarak kendi reyi ile bir şeye karşı koymak, ekmek parçası ile tereyagından lokma kaldırdı, şer ve fesada balıklama dalmak, yerinden oynatıp kımıldatmak, atlamak, dalmak…!

TeTeG : تتغ : gülmeyi zaptedemeyip kahkaha atmak, yalan tanıklıga kahkaha atmak, küt küt gülmek…!

TeSeG : تثغ : hafif degiştirip konuşmak, pelteklemek, melemek…!

NBA : نبع : NeBeA – meNBeA…! suyu ilaç olarak kullanılan kaynak, kaynarca, menbea, pınar, termal…!

NBG : نبغ : kan bedende kaynamak, sonradan aşka gelmek, sonradan sonraya şaair olmak, uzun adım atmak, büyük lokma yutmak…!

NTeA : نتع : su kaçırmak, kıs kıs gülmek, kaçırmak, akıtmak…!

NTeG : نتغ : zevklenme tarzında gülüş, dil ile ıssırmak, dili zehirli…!

 

DaL : دل : DeLiL…! hoşa gitmek için yapılan davranış, degerinden fazla göstermek, kendini begendirmek, üstün gelme ugraşı çabası gayreti, delil getirmek, delil sunmak, delilleşmek, cilveleşmek, kırıştırmak, flörtleşmek, okşamak, kırıtkanlık, gösterge, cilve, naz…!

ZaL : ذل : ZeLiL…! bir şeyin umuldugundan daha az oldugu yargısına varmak, degersizmiş gibi göstermek, yetersiz görmek, uzun etek giymek, aşşagıya çekmek, aşşagılamak, azımsamak, alçaltmak, kahretmek, horlamak, bozum, bozma, fistan…!

 

HaR : حر : HaR – HüR – HaRaret – HüRiyet…! her hangi bir gücün etkisinde olmayan, ön kabulü olmayan, plansız programsız, vucut ısısı, yakmayacak kadar ısı, bagımlılıgı olmayan, tabusu olmayan sloganı olmayan, bagımsız, serbest, azat, şuh, hür…!

HaZe : حز : HiZa…! bir şeyin kenarına atılan çizgi, not düşmek, paragraf açmak, kertiklemek, çentiklemek, çentik, kertik, not…!

HıR : خر : HıR…! bir işi yürümez duruma getirmek, gündeminden çıkarmak, engel çıkarmak, ileriye atmak, tehir etmek, geciktirmek, ertelemek, kösteklemek, boşa düşürmek, tutarsızlaştırmak, kontrolsüzleştirmek, kararsız kalmak, savrulmak…!

HıZe : خز : HaZ…! ucu sivri bir şeyle hafifce itmek, muamma dolu bilmece, zoru başarmak, kuşkulandırmak, şüphelendirmek, delik açmak, dürtmek, şişlemek…!

CR : جر : eCiR – üCRet…! bir şeyi yerden kaldırmadan iterek veya çekerek götürmek, eti senin kemigi benim demek, eşşek ölüsünü çekiştirmek, sorumluluk yüklemek, ödev ve görev vermek, ücrete tabi kılmak, kiraya vermek, sürüklemek, koşuşturmak, çekelemek, gönülsüzlük…!

CZe : جز : CeZa – meCaZ…! ne ektiysen onu biçmek, ekinin biçim zamanının gelmesi, amaçı fazla uzatmadan anlatmak, kısa kesmek, harmanlamak, kırpıklamak, paralamak, tırpanlamak, fiyatlamak, mecaz, kısa kes…!                                                

 

HaBR : حبر : HaBuR…! çekici bir şeyin elde edilmesinden dolayı oluşan hoş duygu, hoşca geçirilen zaman, sevinçli olma durumu, yerin otunun çok olma durumu, kılık kıyafeten güzel olmak, hoşlanmak, sevinmek, keyiflenmek, çoşmak, kıvançlanmak, donanmak, ilintilenmek, kapı açmak, yol bulmak, şok etkisi, nüyans, tiyo, tip…!

HaTeR : حتر : HaTıR…! adam bir keresinde bana kuyu kazımında yardımcı olmuştu, iyi davranıp denize atmak, hatır gönül ilişikligi, saçaklanmak, pervaz, kenar, kıyı, saçak…!

HaSeR : حثر : HaSaR…! süt kesilip pötürpötür oldu, enfeksiyona yol açtı, hasar aldı, bulaşıcı oldu, bozuldu, sivilcelendi, bulaştı, yayıldı…!

HıBR : خبر : HaBeR – iHBaR – muHaBiR – istiHBaRat…! toplumdaki çogunlukda karşılık bulan bilgi, ortaklaşa ekin ekmek, imece yapılanması, ilişigi olma durumu, arka palı olan, iç yüzü olan, tecrübeye dayalı, sınanmış, denenmiş, hadiseden büyük, boyun bagı, kravat, dügüm, olay…!

HıBZe : خبز : tandırda pişirilen ekmek, ana gıda üretim yeri, fırında pişen, fırıncılık, fırın, tandır, ekmek…!

HıTeR : ختر : kendini begenmiş kıbirli birisinin naz ve eda ile yürüyüşü, domuzluk peşinde olan, maduriyet aramak, suçlu arayışı, uyuşukluk, kırgınlık, fenalık, kaypaklık, kancıklık, çıyanlık…!

HıSeR : خثر : göz kapakları şişmek, çapak baglamak, pıhtılaşmak, görüş bulanması, mide bulanması, karman çorman, çalkantılı, atılan artık…!

CBeR : جبر : CeBiR – meCBuR – meCBuRiyet…! zor olanı başarmak, yapabilirliligi edebilirliligi başarabilirliligi olmak, elini taşın altına sokmak, kordinasyonda kombine oluşturmak, kırılmış olanı yerine getirip sarıp bitiştirmek, fizyolojik tedavi, fizik yasalarını zorlamak, kaynaklamak, zorunlu olmak, zorlanmak, zorlamak, zor dostum zor…!

CBeZe : جبز : katıksız kuru ekmek, bayagılaşmak, bayatlamak, bayat, zebun, hasis, nakkes, fermuaye, alçak…!

CSeR : جثر : çakır keyif, çakıllı, çorak, taşlık, ürünsüz, verimsiz…!

HaNR : حنر : kesişken daraltılı sivri, sivri zeka, daralmak, daraltı…!

HıNR : خنر : Çaprazlamasına, çaprazına, çapraz, çarpık…!

HıNZe : خنز : maymun azması, çıldırma, fıttırma, keçileri kaçırma…!

CNR : جنر : ÇıNaR…! mitlerde olan bin yıllık mitos, jenerik tasarımı…!

CNZe : جنز : CeNaZe…! gömülmeye hazılanmış ölü, ölü konulan tabut, cenaze…!

HayR : حٮر : HayR – HayRet…! beklenmedik garip bir şeyin sebep oldugu şaşkınlık, sap gibi kala kalmak, ne yapacagını bilememek, hayrete düşmek, hayretle bakmak, şaşılacak iş, şaşırmak, şaşı…!

HıyR : خٮر : HeyR – iHtiyaR…! bolluk varlık ve rahatlık içinde bir yaşam, unu eleyip elegini duvara asmak, at sürüsü, lüxs hayat, konfor, ihtiyari, ihtiyar…!

CyR : جٮر : CayıR…! bütün evlerin kireçle badalandıgı mahalle, komşularla olan ilişki, komşu hakkı, komşuluk…!

 

LKeM : لكم : sizin yüzünüze vurulan, yüzlerine çarpmak, yumruk vurmak, şamar, tokat…!

 

VDe : ود : VeD…! bir şeye veya bir kimseye karşı yakın ilgi göstermeye yönelten duygu, her şeye sevgisi çok olan, cinsellikte yapışkan sıvı gelmek, derin ve dar bogazdan akan dere, sevgi seli, dost edinmek, sevmek, sevinmek, sevilmek, sevici, seven, put…!

FDe : فد : yaparım ama karşılıksız olmaz, elindeki gücü karşılıksız kullanmamak, karşılık, bahşiş…!

FZa : فذ : FeZa…! açıklaması olmayan, benzeri olmayan, emsalsiz, yalınız, yegane, biricik, ayrı, tek, ilk…!

KaDe : قد : uzun uzadıya, boylu boyuna, uzun tahta, boyuna yırtmak kesmek, uzunluk, endam, boy, bos…!

KaZa : قذ : göze düşen kıymık çapak, göze düşen nesneyi ovalaya ovalaya ezip çıkarmak, vura vura öldürmek, ölünceye kadar vurmak, saman çöpü, yeleksiz ok, kıymık, çöp…!

 

VSaB : وصب : otlayan hayvan, delikanlılık tutkusu, gençlik cehaleti, engebeli merdivenlerden su gibi aşagıya kaymak, hasta olmak, aşık olmak, arzulamak, özlemek, hastalanmak, bitip tükenmek, vurgun yemek, tutkuklu, tutkun, vurgun…!

VSaTe : وصت : VaSieT…! bir elde bitmeyen iş, uzun soluklu iş, zamana yayılan iş, devamlılık gerektiren, sürdürülebilir olmak, ivmeli…!

VDaB : وضب : agzının suyu akması, başkasının hediyesine sulanmak, salya sümük akmak, yere yapışmak, yapışkan, yılışık…!

KaSaB : قصب : ellerini boynuna geçirip baglamak, bölük bölük burma yapmak, saçını kıvırcık yapmak, bezemek, işlemeli, nakışlı, burmak, bogum, burgu…!

KaSaTe : قصت : kırılmış yumurta, tokuşturmak, kısaslaşmak, ödeşmek…!

KaDaB : قضب : vahşi hayvanı evcilleştirmek, acemi hayvana binmek, azgınlıgını dindirmek, kalkmış olanı indirmek, budamak, kavzamak, tıraşlamak, sakinleştirmek, havasını almak…!

 

BSiR : بسر : BaSuR…! erkegin dişisine dişisi istemeden boğursamak, yersiz ve zamansız hacet istemek, yüzünü ekşitmek buruşturmak, evladın olsa sevilmez, olgunlaşmamış meyve, koruk…!

BŞeR : بشر : BeŞeR – teŞiR – müBaŞiR – teBeŞiR – BeŞeRiyet…! derinin yüzünü kazımak, tüyleri deri görünecek kadar kısa kesmek, otları kökünden kesip yeryüzünü çıplak bırakmak, çırıl çıplak etmek, zeminin kaygan oldugunu söylemek, kaymak gibi olmak, törpülemek, zımparalamak, kayganlaştırmak, sürtüştürmek, rendelemek, kazımak, sıyırmak, cilalamak, sürtüşme, zemin kaygan, ayagı kaymak, yanılma payı, yanılgı, yanlış, şer…!

TeSiR : تسر : TeSiR…! parmak uçları üzerinde yürümek, işi kaldıgı yerden aynen devam ettirmek, ayak uydurmak, yürüttü, ilerletti, trafik, yürüyüş, akış, band…!

NSiR : نسر : NeSiR…! et yiyen yırtıcı kuşların gagasıyla parçalaması, leş yiyici, sıtgını sıyırmak, iliklerine kadar emmek, put…!

NŞR : نشر : NeŞiR – teŞiR – NeŞRiyat…! bir türlü toplanamayan topluluk, her kafadan bir ses, kulaktan kulaga aktarılan söz, çok seslilik, sere serpe, insan hakları safsatası, kurgulamak, yayınlamak, serilmek, sızdırmak, düzmece, sızmak, bulaşıcı, demokrasi, politika, siyaset…!

 

KeBR : كبر : KeBiR – KiBiR – KüBRa – teKBiR – müteKeBiR…! küçük olan bir şeyi büyütmek, ekleye ekleye büyütmek, cismi açıp genişletmek, heybetlemek, cesametlemek, böbürlendirmek, gururlandırmak, abartmak, irileştirmek, kabartmak, kocalamak, çaplamak, iplemek, kasmak, maksimum, teleskop, büyüteç, kibir, kasıntı, sicim teorisi, füzyon…!  yücelttikce yücelen cüceler ha gayret dev olmaya az kaldı…!

KeTeR : كتر : baKTeRi – eleKTiRik…! siktiret gitsin…!

KeSeR : كثر : KeSiR – KüSüR – teKaSüR…! büyük bir parçayı küçültmek, çıkarta çıkarta küçültmek, cismi daraltıp sıkıştırmak, sayısını adedini arttırmak, bir şeyin sık ve çok olması , merceklemek, fazlalaştırmak, sıklaştırmak, indirgemek, çogaltmak, türetmek, kopyalamak, darlamak, sindirmek, küçültmek, dipleme, sinsi, miyop, parçacık teorisi, fizyon…! kıldan tüyden işler…!

 

AL : عل : AL…! birinci ve ikinci arasında oldukca fark olması, düzeyine göre yüksek olan, arayı açmak, tur bindirmek, hız kesmek…!

GL : غل : GL…! agır cezaların ayaklarına takılıp ucuna demir halka baglanan demir halka, yüzüne gülerken ayagının altını oymak, şiddetli kin tutma, gizli olan kin, bukağılanmak, kelepçelenmek, prangalanmak, agır siklet, asalak, parazit…!

 

LAL : لعل : LAL…! ola ki, belki, keşke, meğer, ihtimaller dahilinde, gözden kaçırılmış, lal olunmuş…!

 

VLHa : ولح : bir şeyde çok ısrar etmek, tutucu olmak, yapışmak, bırakmamak, tutmak, tutku…!

VLHı : ولخ : elinin içi ile direk vurmak, direk vuruş, uzun ot…!

VLC : ولج : kumlu yolda saplana saplana yürümek, ısmarlama iş yapmak, sokup sokuşturmak…!

FLH : فلح : FeLaH…! yiğidin kendi düştügü çukurdan yine kendi başına çıkması, kendi işinin patronu olmak, bir işi istenilen biçimde bitirmek, güç durumdan çıkmak kurtulmak, başarmak, ırgat…!

FLH : فلخ : kendi işini kendin görmek, el degirmeni…!

FLC : فلج : FeLC…! hayattaiken malı cocuklarına paylaştırmak, çıtlatmak, inme inmek, felç…!

KaLHa : قلح : dişlerin sararması, yıpranmak, yaşlı eşşek…!

KaLHı : قلخ : kükreyip deprenen deveyi kamçılamak, gazını almak, kamçılamak, döverek dindirmek…!

 

REV : راو : REVi – RiVayet…! sözü süsleyip püslemek, hikaye eden öyküleyen, anlatmak, anlatı, laf canbazı, lafı güzar…!

REF : راف : ön deneme, kırsal alan, taşra, bozkır, pratik, prova…!

REKa : راق : yogunlugu giderilerek deger katmak, koyu rengi açmak, arılaştırmak, arılaşmak, durulaşmak, yüksek, süper, çagdaş, uygar, büyücü, cadı…!

ZeEV : زاو : köşe bucak kaçmak saklanmak, tıkılıp kalmak, köşeye büzüşmek, buruşmak…!

ZeEF : زاف : salınarak yürümek, hızlandırıcı, aceleci, atmasyon, palavra…!

ZeEKa : زاق : aZıK…! yükte hafif degerde agır, vitamin degeri yüksek, beslenme çantası, tulum…!

 

BHaR : بحر : BaHaR…! tepeden tırnaga su molokülü, cenin yatagı, su birikintisi, bugulanmak, tütsümek, genişlemek, ılıman, okyanus, derya, deniz, göl, termo sıvı, agız kokusu…!

BHaZe : بحز : itişip kakışma, kakmak, itmek, ötemek, itici…!

BHıR : بخر : BuHaR – BuHuR…! termo etkisinde elementlerin katı sıvı gaz hallerinden sonra dönüştükleri son durum, radyosyonsuz hal, buharlaşmak, genleşmek, temiz enerji, eriyik…!

BCR : بجر : BüCüR…! çok yemeden ve içmeden karnın yinede şişkin olması, karın şişligi, azman, sarman, yaglı, tıkız, tıknaz, tomruk, obozite…!

TeHaR : تحر : hararet ölçer, ısı ölçer, nabız ölçer, termometre, anket…!

TeHaZe : تحز : taraftar olmak, tarafgir olmak, takım tutmak, senden olanı tutup kayırmak, mason locası…!

TeHıR : تخر : TeHiR…! nesneyi üyürtleyip almak, iyi olanı seçmek, üründülemek, seçeneklendirmek, abanmak, opsiyon…!

TeHıZe : تخز : kalbur üstü, acıştırmak, sancıştırmak, stoklamak…!

TeCR : تجر : TaCiR – TüCCaR – TiCaRet…! ne mal sahibi nede ihtiyaç sahibi, ayak üstü alıp satmak, seyyar satıcı, komisyoncu, emlekcı, tezgahcı, kazanç odaklı, avukat, aracı, butik…!

TeCZe : تجز : TaCiZ…! kendi yapabilecegi bir şeyi başkasından istemek, kullanmak, ayartmak…!

SeCR : ثجر : yassılatıp enli etmek, yayvanlaştırmak, yayvan, gevşek…!

NHaR : نحر : günün ilk saatleri, ayın ilk günleri, yılın ilk ayları, evliligin cicim ayları, başlangıc zamanı, gögsün üstü bogaz…!

NHaZe : نحز : nefesini kesecek şekilde gırtlagına vurmak, depilip defedilmiş olmak, gursagında burakmak, gögsüne vurmak, havanda dövmek, tekmelemek, çiftelemek, öksürtmek…!

NHıR : نخر : adam genzinden seslendi, geniz tıkanıklıgı, ıkınmak, hırlamak, horlamak, horuldamak, yırtınmak, yıpranmak, zorlanmak, erezyon…!

NHıZe : نخز : öteye tepmek, yaklaşmasını engellemek, uzak tutmak, çivilemek, saplamak…!

NCR : نجر : yaş agacı sıcakla kurutmak, keresteyi alazlamak, ahşap işciligi, dogramak, yontmak, biçmek, rendelemek…!

NCZe : نجز : bir nesne ve olayın son bulup bitmesi, zamanı doldu, süresi bitti, tarihi geçti, sözünü tuttu, performans…!

 

LHe : له : LeH…! LeHime, LeHine, LeHinde, LeHimize, LeHinize, LeHlerine…! o olmaz, o olmaz onlara, o onlara degil…!

LHeV : لهو – اللهو : maNTıK barındırmayan her türlü vakit geçirme aracı, açlık oyunları..! eglenmek, eglence, eglenti, oynamak, oynaş, oyun, oyalanmak, oyalamak, egleşmek, cümbüş, vur patlasın çal oynasın…!

 

BVSa : بوص : erkek gözünde kadın kalçası, dikkat çekici, göze çarpan, öne çıkarılan, kıç, kalça, but…!

BVDa : بوض : kuş tavuk gibi hayvanların yumurtlaması, renklerin renk degiştirmesi, yumurtlamak…!

BFSa : بفص : bas bas bagırmak, tak tak iş yapmak, son hızla, alel acele…!

TeVSa : توص : akılca zayıf ve akıl bali olmamış birisinin her türlü sorumlulugunu üslenen, belli bir işin yapılması için görevlendirilen kimse, sipariş üzerine, kayyum…!

TeKaSa : تقص : birini veya bir şeyi bulmaya çalışmak, kovuşturmak, araştırmak, peşine düşmek, takip etmek, arama, tarama…!

TeKaDa : تقض : kuyu çökmek, yıkılmak, batmak…!

NVSa : نوص : sona kalıp kaçıp tüymek, geride kalarak iltica etmek, eşşek…!

NVDa : نوض : ilgisi olunan işe soyunma, iş başı, kalkışma, yeltenme, ırgalanma…!

NFSa : نفص : çok sevinip gülmek, muradına varmak, gevşemek, zayıflamak…!

NFDa : نفض : sarsıp sallayıp düşürmek, silkelemek, silkelenmek, çırpınmak, çırpmak…!

NKaSa : نقص : bir şeyden eksilip giden miktar, çürük elmalardan kurtulmak, fire vermek, eksilmek, kıtlaşmak…!

NKaDa : نقض : müsade veya imtiyazın geri alınması, bir sözü diger sözle çelişmek, tezat teşkil etmek, feshetmek, lagvetmek, abdest bozmak, veto etmek, temiyz…!

 

BHeE : بها : o kendine çekti, alışkanlık oluşturdu, abone yaptı, hayranı oldu, dadanmak, dadandı, çekici, cazibe, cazip…!

TeHeE : تها : gözü ondan başkasını görmemek, gaflete düşmek, ayagı kaymak, herşeyi unutmak…!

 

BR : بر : BiR – iBRa – BiRey – BeRat – BaRiyer…! kendine düşen ödev ve görevini yerine getirmek, kendi kendini doyurabilen, ailesinin ihtiyaçlarını yerine getiren, kullanma kılavuzu, yalıda yaşamak, elinin alti, ayagının bastıgı, kıta, ova, yer…!

TeR : تر : TeR – eTeR…! direnç gösterilerek çıkış yapılan ayrılık, atılmaz denileni atmak, taşınmaz denileri taşımak, gemileri yakmak, gergilemek, terlemek, terkediş, ayrılış…!

SeR : ثر : SeR – eSeR – teSiR…! bir baskıdan kurtulmak için çırpınmak, kendinden başka her şeyi suçlamak, etkileşime girmek, etkiden tepki çıkarmak, ayaklanmak, başkaldırmak, sonuçsal, bencil, egoıst…!

BZe : بز : BeZ…! amaç kutsalsa her yol mübahdır demek, üstün gelmek için hem perişan olmak hemde perişan etmek, zorla çekip almak, soyup sogana çevirmek çevrilmek…!

TeZe : تز : TeZ…! ters tepmek, karşı durmak, karşıt olmak, kaşılıgını koymak, tez sunmak, kalın ve kaba olmak, kalınlaşmak, kabalaşmak…!

NR : نر : NaR – NuR – NevR – müNuR – miNaRe – maNevRa…! bir birine kötü söz söylemek sövmek, yangın yeri, yüksek ateş, 40 derece üstü, havale geçirmek, keskin dönüş, manevra, ateş, alev, alaz, ısı, ışık, ışın…!

NZe : نز : NaZ -NeZ …! küçük bir delikten çıkan sızma, fışkırma, fırlama, sivri zeka, su jeti…!

 

VBR : وبر : hayvan yünü, yapagı, tüy, hav, kıl…!

VTeR : وتر : acımayarak büyük bir kötülük etmek, işkence etmek…!

VSeR : وثر : bir şeyin iç yüzünden söylemek, yumşatarak yaslatmak, yumşakca oturtmak, döşek, minder…!

FTeR : فتر : FaTıR – FıTRat – FeTRet…! bedenin yag baglaması, gövdede oluşan balık eti, dumara ugramak, faliyet kaybı, şevk kaybı, kesatlaşmak, umursamamak, aldırmazlık, tasasızlık, kayıtsızlık…!

KaBR : قبر : KaBiR – KaBeRa…! ölüden bile nemalanmak, büyükmü büyük tiyatro, örtbas etmek, gömü gömmek, gömüt, kurgan, mozole…!

KaTeR : قتر : KaTıR…! bedende can tutacak kadar az gıda, günü kurtarmak, perçinlemek, duman çıkarmak, varyemez, cimri, pinti, duman, toz…!

KaSeR : قثر : izale edip dagıtımlamak…!

 

ZaKaTı : ذقط : sözünü veya malını beyhude ve yersiz sarf ve perişan etmek, sinek pislemek, kuş çiftleşmek…!

 

SaFTı : صفط : demlenip yıllanmış şarap…!

DaVTı : ضوط : egri çene, çenesi düşük, ahmak…!

 

ABDe : عبد : ABiDe – teABuD – MaBuD…! toprakla birlikte alınıp satılan işci, dünyanın en büyük sorunu sorunsalı, işci kesimi, gönüllü köle, sofistike, tasavufcu, tapınakcı, emir eri, karavaş, maval, eşantiyon, işci…!

ATeDe : عتد : el altında daima hazır tutulan, algıya maruz kalmış, ilk anda ileri sürülen, hazır kıta, emre amade, ekipman, malzemeler, aletler, levazım, cincik boncuk, aksesuar, eşya, piyon…!

ASeDe : عثد : güve, uçan böcekler ışıga üşüşenler…!

ANDe : عند : iNaD – iNaDına…! tek başına tek yöne yürüyüp otlanan deve, damarlarını kessen takımının rengi akan taraftar, ayak direyen, direngen, inat eden, inatçı, sübjektivist…!

 

RZeKa : رزق : RıZıK – eRZaK…! düzenli geliri olmak, maaşa baglanmak, sigortası olmak, güvencesi olmak, emekliligi olmak, paralı asker olmak, rızıklanmak, kumanya, nevale, lejyoner…!

ZeRF : زرف : yara iyleşirken birden bire azmak, ibrelerin tam tersine dönmesi, aniden tek başına kalmak, yalnızsamak…!

ZeRKa : زرق : mos mor morarmak, şırıngalamak, enjeksiyon, damar morarması, mavi, lacivert, mor…!

ZeZeF : ززف : ıhlamur ağacı, ıhlamur çiçegi, igde agacı, igde çiçegi, zeyzefun kokusu…!

ZeZeKa : ززق : önünü iliklemek…!!!

 

 

 

 

 

 

 

 

E : ا : Ee…! olur, olumlu, pozitif, iyimser, güzelleme, sagcı, sag taraf, pasifist…!

EL : ال : EL…! ortam, piyasa, bilinen, nesnel, ögrenim, bilimsel…!

ELE : الا : ELE…! oluru ve olmazı ne olan nede olmayan, bilinmezlik, bilinemezlik, kapsama alanı dışı…!

EN : ان : EN…! kendi, kendisi, kendim, inlemek, ıhlamak…!

ENe : انا : ENE…! ben, beni, benim, ben kendim, an, anında, an be an, vaktinde…!

ENTe : انت : ENTe…! sen, seni, sensin, sen kendin, ikinci tekil şahıs, kana mikrop ve toksin karışması…!

ENHe : انه : ENHe…! o, onu, osun, o kendisi, kesinlikle o kendisi…!

ELY : الى : ELeY…! ordan oraya, henüz degil, daha var, biraz daha, danışman, başvuru…!

EDe : اد : gerçek anlamından saptırmak, çarpık duruma getirmek, kötülemek, manipülasyon, dolanbaçlı, yampiri, yılankavi…!

EZa : اذ : çünkü, oysa, öyle ise, böyle iken, tamam o zaman…!

EDe : ادا : lütfen, buyurun, hadi bakalım…!

EZaE : اذا : eger, şayet, öyleyse, böyleyse, o vakit…!

EV : او : bir düşüncenin tersi olma durumuna konulan tepkime… yok ya, yapma ya, demek öyle, o zaman işte böyle…!

 

L : ل : La…! olmaz, olumsuz, negatif, kötümser, çirkinleme, solcu, sol taraf, anti, alayına anti…!

LE : لا : Lae…! olmadı, oluşmadı, bilinmeyen, henüz ortama çıkmamış, keşif edilmemiş, icad edilmemiş…!

LL : لل : LaLa…! olmazın olmazı, olmazda oldurulanın olmazlıgı, aklı sıra oldurulan…!

LM : لم : LaM…! ortamda olmamış olması olmadıgı anlamına gelmeyecegi gibi ortamda olmuş olanında olmayacagı anlamına gelmesi pek tabiki mümkündür, zaman içinde imkansız diye bir şey yoktur varlıgı sadece zaman alır, toparlanacak olursa, derleyip toplama, olur olmaz hipotezi…!

LHe : له : LeH…! LeHime, LeHine, LeHinde, LeHimize, LeHinize, LeHlerine…! o olmaz, o olmaz onlara, o onlara degil…!

LME : لما : zamanında , vaktinde, neden olmasın ki, süresi dolmakta iken, yaklaşır iken, esnasında,…!

HeE : ها : HeE…! zaman silsilesinde çok önce ve çok sonra olmasına ragmen yakınına çektigine işaret eder…!

VE : وا : benim düşüncem bu…! ah, vah, vay, ya, tuhaf, eyvah, yazık, şaşarım…!

BE : با : beraberinde, etkileşiminde, takip ettiginde, peşine takıldıgında…!

ME : ما : Mi…! eden, yapan, gerçekleştiren… beş N bir K… ne, nasıl, neden, niçin, nerde, ne ile, ne zaman, ne kadar, ne diye, hangi şartlarda, kime göre… kim, kime, kimde, kimden…!

BHe : به : bir nesneden ayrılmayıp daima onunla kaldı, takıntı, uydu…!

VY : ٯى : VaY…! vay, vay be, vay canına, ne hoş, ne güzel, bravo, şaşarım…!

FY : ڧى : FiY…! iç, içi, için, iç içe, içerik, fraktal…!

KaY : قى : KaY…! egim, meyil, kayma, bulma, kavuşma, çarpma, yokuş aşşagı…!

HeM : هم : HüM…! onlar, çogunluklar, kalabalıklar, enteresan, depresyon, büyük sıkıntı, sürü piskolojisi…!

KeM : كم : KüM…! sizler, kümeler, dalgalar, elitler, nitelik belirleyen soru sıfatı, kaç kişisiniz, kaç…!

TeM : تم : TüM…! bizler, hepimiz, tarafsızlar, tümleyenler, bütünleyenler, toplayanlar, birleştirenler, hiçleyenler…!

 

E : ا : Ee…! olur, olumlu, pozitif, iyimser, güzelleme, sagcı, sag taraf, pasifist…!

L : ل : La…! olmaz, olumsuz, negatif, kötümser, çirkinleme, solcu, sol taraf, anti, alayına anti…!

B – Te – Se : ب : ت : ث : ile, de, da – gibi – sonra…!

N : ن : tümden gelim, tüme varım…!

M : م : ne, neden, nasıl, nerde, ne zaman, kim…!

V : و : Ve…! ve, veya, işte, hadi..!

F : ف : Fi…! fakat, ama, çünkü, lakin, artık, ancak…!

Ka : ق : Ka…! sanki, sadece, göre, gibi, ragmen, yalınız…!

Ke : ڪ : Ke…! önde oldumu sende olan, sonda oldumu senin oldugun…!

He : ه : Hu…! O, hiç, nokta, sıfır, sıfır noktası, sıfır beklenti, ne çıkarsa bahtına…!

 

 

 

 

 

MaNTıK NuTKu =

 

düşünsen  سٮح  bile  ٮ   TANIMLANAMAZ ل له  ne içerdigi  ٯى … ortam  ال  olasılıklandırmadan çıkamama yenilgisinden geçilmiyor  سمٮ … ve  ٯ   ne mi  ما  içerik  ٯى … bilinememezligin  الا  piyasaya indirgenmesi  رصں … ortam ال  durması gereken yeri bilmiyor  ملط .. ortam  ال  şişirip palazlayıp kutsuyor  ٯدس  .. ortam  ال   aldanıp aldatıp kandırıyor  عرر  .. ortam  ال  tarafsızlık adı altında  حڪم  … heva arzu hülya emel delik deşik eril istemlerde  هٯ …!

 

ortamda  ال  zayi olup eziyet gören,  دى   konfor alanından çıkmalısın  ٮعٮ  içerik olarak  ٯى  … bilinmezlikdeki  الا  pekiştirmeli yataylandırılmış  مٮں  başlıklara yönelmelisin  رس  … olmaz  لا  aç gözlü kontrolsüz  مںهم bigiçlerle  ٮٮل  … onlar  هم  kalabalıklara galip  علٮ … ders niteligindeki konular ٮٮه  arınan zeki olanlara  رڪ … ve  ٯ   tabiki iz işaret peşine  علم  düşenlere هم  … ortamın  ال  geri dönüşümlü yazılımında  ڪٮٮ … ve  ٯ  ortamın  ال  o  ه tarafsızlıgında  حڪم … ve işte  ٯ  kendi  اں   olgusunda oluşturup  ڪں   onayan   مں  kabulcü katilin  ٯٮل  içerikleyemedigi  لٯى  sapkın sapıkça paralel  صلل  metinsel pekiştirme  مٮں  … ve işte  ٯ   itip kakmayla zoraki yapılan iş,  حر   belirsiz örtülü bir karşılıgı olmayan iş,  مںهم  nasıl oluşabilir, tabiki olmaz  لما   hakkaniyetli bir paya düşen paylaşım,  حٯ  aç gözlü obozite olmuş kartolozlarla  ٮهم … ve işte  ٯ   heva arzu hülya emel delik deşik eden eril istemler  هٯ  … ortamı  ال  aldatıp kandıran  عرر  … ortamın  ال  tarafsızlıgında  حڪم  … egemen gücün  دلڪ  çok bilmiş işgüzarları tarafından ٯصل  TANIMLANIP   الله  sabitlenip  ٮٮٮ   işin içine etmelerinde  سا  … ve ٯ    TANIMLADIKLARI  الله  devasa bir çöl boşlugu  دٯ  … ortam  ال  çok bilmiş işgüzarlarla ٯصل … ortam  ال   kalıcı kalıtsal kemikleşmiş  عطم  … masallarla dolu  مٮل  …!

 

ortamın  ال  dinci  دں  ihtimal taşıyıcı hammalları  حمل  … ortamın  ال  o  ه   yakınlık kuran yalakalarına  ٯرٮ   kitledi  ٮم  … ama nasıl olamamazlıkta  لم  ihtimallerin hammallıgı yaptırıldı  حمل  size  ڪ   masallarda  مٮل  … ortam  ال   beyin mıncıklaması geçirtti  حمر  ihtimal taşıyıcı hammallara  حمل   çepeçevre kuşatılıp ne içerden dışarıya nede dışardan içeriye  سٯر   tam bir ince ayar veren  ٮس  masallarla  مٮل … ortamı  ال  sümen altı edenlerine ٯٯم  …! ortamın  ال  dincileri  دں  tarafından süspanse edilerek  sahtelenen  ڪدٮ   sabitli  ٮٮٮ  TANIMLAMALAR  الله … ve işte  ٯ  TANIMLAYANLARINADA  الله   asla olmaz  لا   devrimcilik hediye  هدى … ortamın  ال  sümen altı edenlerine  ٯٯم … ortamın  ال  ellerini ovuşturup ekmek dilenenlerine  طلم  …!

 

açıkla  ٯل   konuları bab bab ٮاٮ  … ortamın  ال  dincilerinde  دں  devrimcilik oluşsun  هد  … kendin  اں  olmaktan başka çıkarın yok  رعم   elini ayagını çekip sessizleşmenden başka  ٮڪم  … öncelikle  ٯلٮ  TANIMSIZLAŞTIR  ل له   manala  مں  eliyin altındaki durumunu  دٯں  … ortamın  ال  popilitesini  ںاس  bir uçdan bir ucuna degerlendir  ٮمٮ  … ortam  ال   yenilgi ölü  مٯٮ … kendini  اں  tanık koruma programına al, ڪٮٮم  abartmadan katıp katıştırmadan iletişim kur  صدٯ  …! ve işte ٯ   olmaz şu,  لا  deger belirleyip paha biçip  ٮمٮ  takılıp kalmak, ٮه  sürdürülebilirlilikte  ٮد   ilerlermi  ٮما  daimi ucu açıklıgın devamlılıgı  ٯدم  kalabalıkların ,هم  sürdürebilirliliginde  ٮد  … ve işte  ٯ  TANIMLARLAR  الله  iz düşümünün işaretlerini entellektüeletilerinde  علم  ellerini ovuşturup ekmek dilenenlerde  طلم  …!

 

açıkla  ٯل  kendini kendilerine  اں  … ortamın  ال   yenilmiş ölülerine  مٯٮ  … ortamın  ال  zayi olup ezziyet gören  دى  cılk çıkmış meraklılarına  ٮٯر  koy o noktayı  مٮه  … ayrıca o gevşek davrananlara, ٯٮه  her işi eline yüzüne bulaştırmış   ملٯ  elitlere, ڪم  peşinede  ٮم  reddiyecilerin  رد  müracat ettikleri  الى   iz ve işaretcilere  علم  … ortam  ال  LuGaTla oynayanlarla dolup taşıyor لعٮ  … ve işte  ٯ   ortam  ال  gerçeklikde reel ve rasyonel olarak ŞaHiD  سهد  … sabitleyenler  ٮٮٮ  kalabalıkların elitleridir  ڪم  diye koy noktayı, ٮما  kalabalıkların elitleri  ڪم  elinizin altında  ٮم  bir iz bir işaret bir iz düşümü  علم  …!

 

o  ه  konulara bab bab aynen devam  ٮاٮ  … ortamın  ال  dinci  دں  manalandırıcılarına  مں … eza olarak incitici  ادا  çıglık nidasında  ںدى  olup oluşturamadıgınız  لل  ugraş çaba ve gayretinizde  صل  onaylı  مں  narkoz etkisinde  ںٯم  … ortam  ال  devşirilmiş devşirme  حمع  … ve işte  ٯ   alan açılımı genişlik  سع  … müracat edip danıştıgınız  الى   erk olarak erkek organında  دڪر  TANIMLADIGINIZ  الله  ve  ٯ  fişkırtıp deptirip çıkardıgınız  در  … ortam  ال  dakide özgül agırlıgı olmayan iletişimsiz etkileşimsiz ensesi kalın kodoman kolontörler  ٮٮع … hoşa gitmek için دل  yaptıgınız  ڪم  davranışların haberi bu  حٮر  … kalabalıklarda elit olmayanlara  لڪم … kendi  اں  olasılıklandırma olayında tamamlanmış  ڪٮٮم  iz izdüşümü işaretleşme bu علم  …!

 

açılımı bile olmayan  ٯاد  dost edinmeli sevgi sellinde otlayan delikanlı aşıklarına  ٯصٮ  … ortamın  ال   ugraşı çabası gayreti aslı usulü  صل  o  ه  … ve işte bu  ٯ   yanlışınız yanılgınız, ٮسر  içerikde  ٯى  bilinememezlikgi  الا  baz alıp referans almalarınız  رصں  … ve işte  ٯ   özgül agırlıgı olmayan iletişimsiz etkileşimsiz ensesi kalın kodoman kolontörler ٮٮع  onamalı  مں  ugraş çaba gayret fasılalarında  ٯصل  TANIMLADIGINIZ  الله  … ve işte  ٯ  erk olarak erkek organında  دڪر  TANIMLADIGINIZ  الله  kesirli küsürlü paramparça kaotik kocaman kaos  ڪٮر  … olaki lal olup gözden kaçırmışsınızdır لعل  belki sokup sokuşturarak iş yapanlar  ٯلح  …!

 

açılımı bile olmayan  ٯاد  reyde seçimleyen algıda seçicilere راٯ  o termo o entropi ٮحر  … yoksa  اٯ  oyun oyuncak eglence لهٯ  göze çarpan öne çıkarılanmı  ٮٯص  … ortam  ال  ayagı kaymış gözü ondan başkasını görmeyenlerle dolu  ٮها … ve  ٯ  ayaklarının altında baz alıp referansladıkları  ٮر  zaman kaybı  ڪد  silip süpürülecek olan ٯم … aç açıkla  ٯل  neymiş  ما  yanı başlarındaki sorunsal ABİDe  عٮد  TANIMLADIKLARI  الله  güzelleme iyimserlik  حٮر  onamalı  مں  ortamdaki oyun oyunca eglence  اللهٯ  … ve  ٯ  onanan  مں  … ortam ال  o termo o entropi ٮحر … Ve ٯ  TANIMLADIKLARI  الله   iyimser güzellemeler  حٮر … ortam ال  mos mor morardi  ررٯ  …!

 

 

 

MaNTıK NuTKu =

 

düşünsen bile TANIMLANAMAZ ل له  ne içerdigi… ortam olasılıklandırmadan çıkamama yenilgisinden geçilmiyor… ve ne mi içerik… bilinememezligin piyasaya indirgenmesi… ortam durması gereken yeri bilmiyor… ortam şişirip palazlayıp kutsuyor… ortam aldanıp aldatıp kandırıyor… ortam tarafsızlık adı altında… heva arzu hülya emel delik deşik eril istemlerde  ..!

 

ortamda zayi olup eziyet gören, konfor alanından çıkmalısın içerik olarak… bilinmezlikdeki pekiştirmeli yataylandırılmış başlıklara yönelmelisin… olmaz aç gözlü kontrolsüz bigiçlerle… onlar kalabalıklara galip… ders niteligindeki konular arınan zeki olanlara… ve tabiki iz işaret peşine düşenlere… ortamın geri dönüşümlü yazılımında… ve ortamın o tarafsızlıgında… ve işte kendi olgusunda oluşturup onayan kabulcü katilin içerikleyemedigi sapkın sapıkça paralel metinsel pekiştirme… ve işte itip kakmayla zoraki yapılan iş, belirsiz örtülü bir karşılıgı olmayan iş, nasıl oluşabilir, tabiki olmaz hakkaniyetli bir paya düşen paylaşım, aç gözlü obozite olmuş kartolozlarla… ve işte heva arzu hülya emel delik deşik eden eril istemler… ortamı aldatıp kandıran… ortamın tarafsızlıgında… egemen gücün çok bilmiş işgüzarları tarafından TANIMLANIP sabitlenip işin içine etmelerinde… ve  TANIMLADIKLARI devasa bir çöl boşlugu… ortam çok bilmiş işgüzarlarla… ortam kalıcı kalıtsal kemikleşmiş… masallarla dolu…!

 

ortamın dinci ihtimal taşıyıcı hammalları… ortamın o yakınlık kuran yalakalarına kitledi… ama nasıl olamamazlıkta ihtimallerin hammallıgı yaptırıldı size masallarda… ortam beyin mıncıklaması geçirtti ihtimal taşıyıcı hammallara çepeçevre kuşatılıp ne içerden dışarıya nede dışardan içeriye tam bir ince ayar veren masallarla… ortamı sümen altı edenlerine…! ortamın dincileri tarafından süspanse edilerek  sahtelenen sabitli TANIMLAMALAR… ve işte TANIMLAYANLARINADA asla olmaz devrimcilik hediye… ortamın sümen altı edenlerine… ortamın ellerini ovuşturup ekmek dilenenlerine…!

 

açıkla konuları bab bab… ortamın dincilerinde devrimcilik oluşsun… kendin olmaktan başka çıkarın yok elini ayagını çekip sessizleşmenden başka… öncelikle TANIMSIZLAŞTIR ل له manala eliyin altındaki durumunu… ortamın popilitesini bir uçdan bir ucuna degerlendir… ortam yenilgi ölü… kendini tanık koruma programına al, abartmadan katıp katıştırmadan ilet…! ve işte olmaz şu, deger belirleyip paha biçip takılıp kalmak, sürdürülebilirlilikte ilerlermi daimi ucu açıklıgın devamlılıgı kalabalıkların sürdürebilirliliginde… ve işte TANIMLARLAR iz düşümünün işaretlerini entellektüeletilerinde ellerini ovuşturup ekmek dilenenlerde…!

 

açıkla kendini kendilerine… ortamın yenilmiş ölülerine… ortamın zayi olup ezziyet gören cılk çıkmış meraklılarına koy o noktayı… ayrıca o gevşek davrananlara, her işi eline yüzüne bulaştırmış elitlere, peşinede reddiyecilerin müracat ettikleri iz ve işaretcilere… ortam LuGaTla oynayanlarla dolup taşıyor… ve işte ortam gerçeklikde reel ve rasyonel olarak ŞaHiD… sabitleyenler kalabalıkların elitleridir diye koy noktayı, kalabalıkların elitleri elinizin altında bir iz bir işaret bir iz düşümü…!

 

konulara bab bab aynen devam… ortamın dinci manalandırıcılarına… eza olarak incitici çıglık nidasında olup oluşturamadıgınız ugraş çaba ve gayretinizde onaylı narkoz etkisinde… ortam devşirilmiş devşirme… ve işte alan açılımı genişlik… müracat edip danıştıgınız erk olarak erkek organında TANIMLADIGINIZ ve fişkırtıp deptirip çıkardıgınız… ortam dakide özgül agırlıgı olmayan iletişimsiz etkileşimsiz ensesi kalın kodoman kolontörler… hoşa gitmek için yaptıgınız davranışların haberi bu… kalabalıklarda elit olmayanlara… olasılıklandırma olayında tamamlanmış iz izdüşümü işaretleşme bu…!

 

açılımı bile olmayan dost edinmeli sevgi sellinde otlayan delikanlı aşıklarına… ortamın ugraşı çabası gayreti aslı usulü o… ve işte bu yanlışınız yanılgınız, içerikde bilinememezlikgi baz alıp referans almalarınız… ve işte özgül agırlıgı olmayan iletişimsiz etkileşimsiz ensesi kalın kodoman kolontörler onamalı ugraş çaba gayret fasılalarında TANIMLADIGINIZ… ve işte erk olarak erkek organında TANIMLADIGINIZ  kesirli küsürlü paramparça kaotik kocaman kaos… olaki lal olup gözden kaçırmışsınızdır belki sokup sokuşturarak iş yapanlar…!

 

açılımı bile olmayan reyde seçimleyen algıda seçicilere o termo o entropi… yoksa oyun oyuncak eglence göze çarpan öne çıkarılanmı… ortam ayagı kaymış gözü ondan başkasını görmeyenlerle dolu… ve ayaklarının altında baz alıp referansladıkları zaman kaybı silip süpürülecek olan… aç açıkla neymiş yanı başlarındaki sorunsal ABİDe TANIMLADIKLARI güzelleme iyimserlik onamalı ortamdaki oyun oyunca eglence… ve onanan… ortam o termo o entropi… Ve TANIMLADIKLARI iyimser güzellemeler… ortam mos mor morarmışlık…!