Talak

Talak /

Talak

 

 12 – TaLaK …!

 

 12 – TaLaK …!

 

 

 12 – TaLaK …!

 

 

 

1 – Ey Peygamber! Kadınları boşadığınız zaman, iddetleri süresinde (temizlendiklerinde) boşayın ve iddeti sayın. Rabbiniz Allah’tan korkun. Onları evlerinden çıkarmayın, onlar da çıkmasınlar; ancak açık ‘çirkin bir hayasızlık’ göstermeleri durumu başka. Bunlar Allah’ın sınırlarıdır. Kim Allah’ın sınırlarını çiğnerse, gerçekte o, kendi nefsine zulmetmiş olur. Sen bilmezsin; olabilir ki Allah, bunun arkasından bir iş (durum) oluşturur.

2 – Sonra (üç iddet bekleme) sürelerine ulaştıkları zaman, artık onları maruf (bilinen güzel bir tarz) üzere tutun, ya da maruf üzere onlardan ayrılın. İçinizden adalet sahibi iki kişiyi de şahid tutun. Şahidliği Allah için dosdoğru yerine getirin. İşte bununla, Allah’a ve ahiret gününe iman edenlere öğüt verilir. Kim Allah’tan korkup sakınırsa, (Allah) ona bir çıkış yolu gösterir;

3 – Ve onu hesaba katmadığı bir yönden rızıklandırır. Kim de Allah’a tevekkül ederse, O, ona yeter. Elbette Allah, kendi emrini yerine getirip gerçekleştirendir. Allah, her şey için bir ölçü kılmıştır.

4 – Kadınlarınızdan artık adetten kesilmiş olanlarla henüz adet görmemiş bulunanların iddet (bekleme süre)leri, -eğer şüpheye düşecek olursanız (bilin ki)- üç aydır. Hamile kadınların bekleme süresi ise, yüklerini bırakmaları (ile biter). Kim Allah’tan korkup sakınırsa (Allah) ona işinde bir kolaylık gösterir.

5 – Bu, Allah’ın size indirdiği emridir. Kim Allah’tan korkup sakınırsa, Allah, kötülüklerini örter ve onun ecrini büyütür.
 6 – (Boşadığınız) Kadınları, gücünüz oranında oturmakta olduğunuz yerin bir yanında oturtun, onlara ‘darlık ve sıkıntıya düşürmek amacıyla’ zarar vermeyin. Eğer onlar hamile iseler, yüklerini bırakıncaya (doğumlarını yapıncaya) kadar onlara nafaka verin. Şayet sizler için (çocuğu) emzirirlerse, onlara ücretlerini ödeyin. (Durum ve ilişkilerinizi) Kendi aranızda maruf (güzellikle ve İslam’a uygun bir tarz) üzere görüşüp konuşun. Eğer güçlük içine girerseniz, bu durumda (çocuğu) onun (babası) için bir başkası emzirebilir.

7 – Geniş imkanları olan, nafakayı geniş imkanlarına göre versin. Rızkı kısıtlı tutulan da, artık Allah’ın kendisine verdiği kadarıyla versin. Allah, hiçbir nefse ona verdiğinden başkasıyla yükümlülük koymaz. Allah, bir güçlüğün ardından bir kolaylığı kılıp verecektir.

8 – Ülkelerden niceleri vardır ki, Rablerinin ve O’nun elçilerinin emrine karşı gelip azmışlar, böylece biz de onları çetin bir hesaba çekmişiz ve onları benzeri görülmedik bir azabla azablandırmışız.

9 – Artık o (ülkelerin halkı), yaptığı kötülüğü taddı ve işinin sonucu bir hüsran oldu.

10 – Allah, onlar için şiddetli bir azab hazırlamıştır; öyleyse ey iman eden temiz akıl sahipleri, Allah’tan korkun. Doğrusu Allah, size bir zikir (uyaran, hatırlatan ve öğüt veren Kur’an) indirmiştir.
 ~ ~ ~
11 – İman edip salih amellerde bulunanları karanlıklardan nura çıkarması için Allah’ın apaçık ayetlerini size okuyan bir elçi de (gönderdik). Kim iman edip salih bir amelde bulunursa, (Allah) onu içinde süresiz kalıcılar olmak üzere altından ırmaklar akan cennetlere sokar. Allah, gerçekten ona ne güzel bir rızık vermiştir.
 12 – Allah, yedi göğü ve yerden de onların benzerini yarattı. Emir, bunların arasında durmadan iner; sizin gerçekten Allah’ın her şeye güç yetirdiğini ve gerçekten Allah’ın ilmiyle her şeyi kuşattığını bilmeniz, öğrenmeniz için.

 

 

KaVRaM SöZLüK = 12 – TaLaK …!

 

 

ٮاٮها – ال – ٮٮى – اد – طلٯ – ٮم – ال – ٮسا –  ٯ – طلٯ – ٯ –

 

HeN : هن : kötü şeyler için kinaye olarak kullanılan hece, anması çirkin olan, yetersiz, zayıflık, bitkinlik, cılız, burası, şurası, aha…!

 

ل –

 

ADeB : عدب : ADaB…! insan hakları beyannamesi, evrensel, ahlak…!

ADeTe : عدت : ADeT…! tekrar edilen uyarma, fayda, yarar, yardım, donatı, kazanım, kear…!

ADeN : عدن : ADeN…! yer altından maden çıkarmak…!

AZaB : عذب : AZaB…! kıl payı kaçan büyük ikramiye üzüntüsü, güzeli kaybetme acısı,  kaçan büyük balık, gönül yarası, ızdırap, acıklı, kor…!

 

هں – ٯ – ا –

 

HaSa : حص : HiS – HiSiyat – HaSaSiyet…! ufak dokunuş, çakır keyif, çakıl taşı, hissetmek…!

HaDa : حض : bir kişiyi bir işe kızdırarak yeltendirmek, kışkırtmak, dürtüştürmek…!

HıSa : خص : HaS – HuSuSi…! agaç yada kamıştan yapılmış küçük ev, hafif şeylerden yapılmış, özelleşmek, kişiye ait, kulbe, baraka, şahsi, has…!

HıDa : خض : düzenli bir şekilde hep aynı yönde hareket etmek, sallanmak, sarsmak, silkmek, sarsıntı, sendrom…!

CSa : جص : sıkı baglı olmaktan aglayıp inlemek, beyaza boyanmak, kireçlenmek, badanalamak, alçılamak, kireç, alçı…!

CDa : جض : kendinden emin bir şekşlde rakibinin üzerine yürümek, onun üzerine kılıçla yürüdü, hÜcum etmek, hücum…!

 

HaSaF : حصف : akıl saglıgı yerinde olan, sagduyulu, keskin görüşlü, uyanık, saglam…!

HaDaV : حضو : ateşi kurcalamak, yalınlandırmak, ölçermek, alevlendirmek…!

HıSaF : خصف : bedeni örtmek için kat kat giydirmek, ayakkabı dikmek, zırhlamak, berkleştirmek…!

 

ا – ال – عد – ه – ٯ – ا – ٮٯٯ  – الله – رٮ – ڪم – الا – حرح – ٮحر – حٯ – هں – مں – ٮٮٮ – هں – ٯ – لا – حرح – ٮحر – حں – ا – الا – اں – ٮٮٮ – ٮٮں – ٮ –

 

VHaŞ : وحش : VaHŞi…! firar ederken hafiflemek için silahını ve libasını atıp kaçan, kaba ve kırıcı, uygarlaşmamış, barbar, yabani, azgın, hayvani, depresif…!

VHıSi : وخس : kıymette deger eksiltmek, son bükücü, horsanmak, düşük tutmak, aşagıya çekmek…!

VHıŞ : وخش : her nesnenin yaramazı, işe yaramaz, kötüsü…!

VCSi : وجس : bilince takılan korku veren düşünce, korkusunu gizlemek, derin ses, endişe…!

FHaSi : فحس : diliyle elini yalamak, yalamak, yalaka…!

FHaŞ : فحش : FaHiŞ – FuHuŞ – FaHiŞe…! bir şeyin aşırı derecedeki çirkini, dogal olan bir durumu abartarak satmak, fahiş fiyatlandırma, edebe adaba aykırı, orospu, yırtık…!

FCŞ : فجش : aşırılaşmak, büyüklenmek, ululanmak…!

KaHaŞ : قحش : el yordamı ile yoklamak, yosmalamak, ellemek…!

 

ه – م – ٮٮٮ – ه – ٯ – ٮلط – حدد – حد – ٯد – الله – ٯٯد – طلم – ٮٯس – ه – لا – ٮدر –

 

DaRY : درى : çok parlayan yıldız, çok büyük oyun, gayet parlayıcı, yıldıraycı, parıltı, pırlanta…!

ZaRY : ذرى : ZeRiY – ZüRüYet…! harman savurmak, sap ile samanı ayırmak, havaya kaldırmak, yellendirmek, harmanlamak…!

 

لعل – الله – ٮ – حدٮ –

 

BCDe : بجد : davarların mera alanından ayrılmaması, bırakıldıgın yerde otlamak, yerinde saymak, harıl harıl, alfabe…!

TeHıZa : تخذ : ele alıp benimsemek, kendine benzetmek, kapmak, tutmak, yakalamak…!

NCDe : نجد : kendini siper etmek, kalkan olmak, korumak, koruma, cahil cesareti, yorulmak, terlemek…!

NCZa : نجذ : ön dişleriyle iyice ısırmak, çarpıcı ve şiddetli söz, koparmak, çignemek, ögütmek…!

 

BADe : بعد : daha ileri bir zamanda, sürüncemede burakmak, uzaga atmak, def etmek, kovamak, daha sonra, şimdi degil, önemsiz…!

TeADe : تعد : ayak altında çignemek, ezim ezim ezmek, kıyım kıyım kıymak, eziklemek, kıymalamak, kıymak, sitem…!

TeAZa : تعذ : mafyaya sıgınmak, muska asmak, totem yapmak, sıgınmak, sıgıntı…!

TeGZa : تغذ : yasal olmayan yollardan azıklanmak, yedirip içirmek, rüşvet alıp vermek…!

SeADa : ثعد : olgunlaşmaya yakın olmak, tarutaze, yumşak toprak…!

 

عدد – لط – دلط – ا – مر – ا – ٯد – ا –

 

BLA : بلع : BeLA – muBeALa…! çignemeden yutmak, yutturmak, sönürmek, foseptik, obozite, obruk…!

BLG : بلغ : BuLuG – BeLGe – BeLeGat – meBLaGa…! bir aşamayı tamamlamak, evre tamamlamak, ilk hedefe varmak, ulaşmak, erişmek, degmek, etap…!

TeLA : تلع : etrafına başını çevirip çok bakan, bulundugu yerden başını çıkarıp bakmak, yüksekten bakan, boyun uzunlugu, yüksek makam, bakan…!

SeLA : ثلع : SeLA…! düşüp kafayı yarmak, çatlamak, yarılmak…!

 

ا – حل – هں – ٯا –

 

MSiKe : مسك : geçim sıkıntısı korkusu, ihtiyaç ve gereksinim titizligi, markaja alınmak, derdest edilmek, yakalanmak, tutuklanmak…!

 

MSiDe : مسد : bir şeyin üzerinede hafifce el gezdirmek, okşamak, ovalamak, sıvazlamak, iplikcikler, lif…!

 

SiKeF : سكف : bir tık üste atmak, eşşik atlatmak, eskisinden iyi yapmak…!

ŞKeV : شكو : şikayet etmek, derdine yanmak, sızlanmak, yakınmak, aglayıcı…!

 

SiDeF : سدف : kuş yer yakın uçmak, perdeyi kaldırmak, örtüsünü açmak, karanlık çökmek, aydınlık parlamak…!

ŞDeV : شدو : kuşların ötüşürken çıkardıkları ses, türkü şarkı çagırmak, ırlamak…!

ŞDeF : شدف : bir bütünün içsel dürtüleri, karaltı, bölüt, dilim, külçe, kıta, pare…!

ŞDeKa : شدق : güzel konuşmak için agzını egip büken, avurtlamak, avurt çatlatmak, laf ebeligi…!

ŞZaV : شذو : sıra dışı, anormal, istisna, ayrıkcı, aromatik, asitli…!

 

هں – ٮ – م –

 

MAR : معر : soyup sogana çevirmek, çırıl çıplak bırakmak, damdazlak, alacaklı…!

MAZe : معز : işinde gayretli olan, başsaglıgı dileyen, teselli verici, keçi, teke…!

MGR : مغر : yerine başkası getirilmiş, saldırıya ugramış, baskına ugramış, al aşşagı edilmiş…!

 

عرٯ – ٯٯٯ –

 

VRF : ورف : bir şeyi emip sogurmak, gölge koyulaşmak, şimarmak, şimarık…!

VRKa : ورق : VaRaK…! ortamda uygulanması mümkün olmayan, kagıt üstünde kalmak, sadece teoride kalmak, plaka, kagıt, yaprak, incelik,…!

VZeF : وزف : gelini güveye göndermek, ivme katmak…!

VZeKa : وزق : sürat eylemek, koşuşturmak, yelmek…!

FRV : فرو : giyecek yapmak icin kullanılan hayvan derisi, kürk, post…!

FRKa : فرق : FaRK – FıRKa – FaRuK – FuRKan…! tehlike karşısında heyecanlanmak, çil yavrusu gibi dagılmak, başka türlü olmak, uyuşmazlık, farklılaşmak, bagdaşmazlık, dağılmak, ayrışmak, başkalaştırmak, fraksiyon, fark…!

KaRV : قرو : yer altı su deposu, sarnıç, fıçı…!

KaRF : قرف : katıp karıştırmak, karma karışık, tiksinmek, igrenmek, karılmak, bulamaç, igrenti…!

 

هں – ٮ – معر – عرٯ – ٯٯٯ – ا – سهد – ٯ – ا –

 

DeVY : دٯى : derinden patlayıcı gürültü, yankılanmak, gürlemek, eko…!

DeKaY : دقى : çok su içmekten karnın guruldaması, guruldamak…!

ZeVY : ذٯى : susuzluktan pörsümek, bitki solmak, renk atmak, buruşmak…!

 

ADaL : عدل : ADiL – muADiL…! bir ton pamugu bir gram altına denk getirmek, dengeli degişgenlik, tutarlılık, bagdaştırmak, dönüştürmek, dengede tutmak, nitelikte ve nicelikte uyarlama, bacanak…!

AZaL : عذل : başa kakmak, sitem etmek, suçlu aramak, kınamak, suçlamak, paylamak, serseniş, azar…!

 

مٮكم – مں – كم – م – ٮڪم – وا – وٮم – ٮمٯ – ا – ا – سهد – ه – لله – دل – ڪم –

 

BATı : بعط : kötüyü dogallaştırmak, direk atlamak, hayvanı bogazlamak, aşırılaştırmak…!

TeATı : تعط : bir şeyi elden ele gezdirmek, sataşıp meşgul etmek, bahşiş istemek, verişmek…!

TeAZı : تعظ : ögütten ders çıkarmak, önermeyi tutmak, ögüt almak, hisselenmek…!

TeGZı : تغظ : sonucun kötü olması, gazaba gelmek, darlanmak, öfkelenmek…!

SeATı : ثعط : rüzgarın savurdugu kum, tel tel dökülmek, çürüyüp kopmak, et çürümek, kokoşmak…!

NAZı : نعظ : zekeri kalkmak, dişiye yürümek…!

 

VAZı : وعظ : VAZ – teVAZu…! kapıp koyu verme, salık verme, azıcık ucundan gösterme, göstermelik, numune…!

KaATı : قعط : çaresizlikten dolayı şiddetli tepki vermek, alacaklısına canımımı alacaksın demek, çıgrından çıkmak…!

 

ٮه – مں – ڪں – دں – ٮمں – ٮٯ – مں – ٮا – لله – ٯ – ٮا – ٮٯم –

 

LVM : لوم : her zaman dört ayagının üzerine düşmek, her söze lafı olmak, tırtıklamak, atıştırmak, terslemek, çıkarcı…!

LFM : لفم : açık agız, çenesi düşük, geveze…!

LKaM : لقم : lokmayı çignemeden yutmak ve bogaza takılmak, büyük laf etmek…!

 

الا – حرٯ – حر – ٯ – مں – ٮٮم – الله – ٮ –

 

CAL : جعل : CALe…! ücret karşılıgında yapmak, paspayelemek, yagmalamak, çapullamak, tapınmak, kötü kıyafetli kimse, bok böcegi, rüşvet…!

 

له – محر – م – حرح – حٯ – ٯ – ٮ – ررٯ – ه – مں – حٮٮ – لا – ٮ –

 

BHıSi : بخس : gözden düşmüş, bedavadan biraz pahalı, deger kaybetmiş, kelepir…!

BHıŞ : بخش : BaHŞiŞ…! degerinden fazla vererek etki altına almak, saplamak, delikdeşik etmek, delmek…!

BCSi : بجس : su getirmek için kanal açmak, yön vermek, eyim tutmak, kendine yontmak…!

TeCŞ : تجش : ordu kurmak, asker toplamak, konsolide olmak…!

NHaSi : نحس : havayı kaplamış toz duman, ugursuzluk, talihsizlik, lanet…!

NHıSi : نخس : üst üste dürtmek, üzengilemek, mahmuzlamak, ignelemek…!

NHıŞ : نخش : ezziyet ederek hızlandırmak, tırnak geçirmek, tırmalamak, çizmek…!

NCSi : نجس : NeCiS – NeCaSet…! cocuga nazar boncugu takmak, pislemek, boklamak, kirletmek…!

NCŞ : نجش : dagıttıktan sonra toplamak, avı ürkütmek, kaosdan nemalanmak…!

 

HaBSi : حبس : HaBiS…! alıkonmak, tutuklanmak, tutuklu kalmak, hapisetmek, kapanmak, durdurmak, tutmak, dur…!

HaBŞ : حبش : HaBeŞ…! kalabalık, yıgılma…!

HıBSi : خبس : çal yaka almak, aslan pençesi, pençe atmak…!

CBSi : جبس : alçıyla sıvamak, kalsyum oksit, alçı…!

CNSi : جنس : CiNS…! hepsi elma ama türleri farklı, aynı ama farklı, benzeşenler, çeşit, tür…!

CNŞ : جنش : eş cinsel…!

 

HaSiB : حسب : verildi…!

 

ٯ – مں – ٮٮٯ – ڪل – على – الله – ٯهٯ – حسٮ – ه – اں – الله – ٮلع – ا – مر – ه – ٯد – حعل – الله – ل – ڪل – سى – ٯدر – ا – ٯ – الى – ٮ – ٮسں – مں – ا – لم – ال – م – الم –

 

HaBDa : حبض : atılan okun atan kişinin önüne düşmesi, kısa mesafe, yetersizlik…!

HaNSa : حنص : cüssesi küçük ve zayıf olan, bodur, cüce…!

HayDa : حيض : HayDa – HaYıZ…! kadının aybaşı hali…!

HıBSa : خبص : birden fazla ürünü birbiri ile karıştırarak uyumlu bir durum oluşturmak, karıştırmak, marmelat, konserve…!

HıBDa : خبض : sadece iki ürünle uyumsuz bir durum oluşturmak, bulamaç, lapa…!

HıySa : خيص : kaytarmak, sıvışmak, caymak, kaçmak…!

HıNSa : خنص : domuz yavrusu…!

CNSa : جنص : temebellikten yerinden ayrılamayan kimse, pineklemek, üşengeç, mıymıntı…!

CyDa : جيض : sallanarak naz ve eda ile yürümek, küçük dagları ben yarattım…!

 

HaSaN : حصن : mikroplara karşı bagışıklık kazanmak, gerçekligi kesinleşmiş olan, bir daha el uzatmamak, bagışıklık koruması, dokunumazlık, karantina, evlilik…!

HaDaN : حضن : kuş kanadını yummak, kanatları altına almak, kuluçkalamak, dadılık, kuvöz, kucak…!

HıDaN : خضن : ilk etebda gülüşmek, oynaşmak, cilveleşmek…!

 

مں – ٮس – ٮسں – ڪم – اں – ا – رٮ – ٮم –

 

RTeM : رتم : bir şeyi unutmamak için parmaga baglanan ip, yeri geldiginde söylemek için hatırda tutulan, hatırda tutmak, gizli söz…!

RSeM : رثم : burunun koku alması, azıcık, bir dakika, bir saniye, oldu olacak, ıncaya kadar, ıncaya, ınca…!

RNM : رنم : kuş alçaklı yüksekli ötmek, şarkı türkü söylemek, ezgilendirmek, nagmelemek, ırlamak…!

RYM : ريم : yaranın agzının iyileşmek için kapanması, yaranın kapanması, kerme tutmak, pekişmek…!

ZeNM : زنم : yanlış zaman yanliş yer, yabancı, egzotik, piç…!

ZeYM : زيم : bir kelime ile susturmak, taşı gedigine oturturmak, kuş başı kesilmiş et…!

 

VADe : وعد : VeAD…! bunu yaparsan karşılıgında bunu görürsün, angajman kuralları, sözünü tutma, yerine getirme, göz dagı vermek, korkutmak, vadleşmek…!

VGDe : وغد : isabet etmeyen ok, karavana, ayak işleri, gangaster, dürzü, puşt…!

KaADe : قعد : kitle halinde oturmak, toplum olarak oturmak, bagdaşlaşma, duraklama, oturma, bitkin…!

 

عدٮ – هں

 

BLB : بلب : sarmaşık…!

BLTe : بلت : bilerek bitirmek, geçmişten kopmak, arkası kesilmek, sonlandırmak, kopmak, bitmek…!

SeLBe : ثلب : hayvanın iki senelik kararmış ot yemesi, yaşlanarak bebek olmak, iç dış ters düz etmek, karalamak, karartmak, kınamak, ayıplamak…!

SeLSe : ثلث : SeLSe – SüLüS – müSeLeS…! sözü yuvarlayarak kapalı söylemek, suyu buharlaşana kadar kaynatmak, ikiyi üç yapmak, üç parçadan oluşan, ben sen o…!

 

ه –

 

SiHeV : سهو : SeHVen…! gelişine vurmak, yanılma payı, dikkatsizlik, dalgınlık, yanlışlıkla, yanılgı, yanılma…!

SiHeF : سهف : rüzgarın yerden topragı savurması, kuraklık…!

ŞHeV : شهو : ŞeHVen…! iştahı kabarmak, agzı sulanmak, canı istemek, içi çekmek, arzu etmek, özlem duymak…!

ŞHeKa : شهق : yüksek sesle ve hıçkırarak aglamak, avazı çıktıgı kadar bagırmak, ağırmak, haykırmak, nara…!

 

ٯ – الى – لم –

 

BHıSa : بحص : bir şeye hayretle dik dik bakmak, gözleri baka kalmak, gözleri pörtlemek…!

NHaDa : نحض : kemikten eti soyup almak, sıtkını sıyırmak, toz kondurmamak, arıkllamak…!

NHıSa : نخص : sürte sürte buruş buruş etmek, keselemek, keçelemek…!

 

حصں – ٯ – ا – ٯ – ٯلٮ –

 

EVL : اول : EVeL…! bir şeyin ilk bölümü, önce gelen, başlangıç, açmak, açılım, birincil, referans, baz…!

EKaL : اقل : EKaLe…! bir kaptan başka bir kaba aktarmak, aynı oranda aktarmak, rekoru ekale etmek…!

 

ٮ – الا – حمل – ا – حل – هں – اں –

 

BSaA : بصع : pek dar su yolu, damlaya damlaya akmak, terlemek…!

BDaA : بضع : belirsiz olan çokluk, daha çok var, dörtte üç, üçte iki…!

TeDaA : تضع : sırtına bindirmek için egilmek, kötü mayalı olmak, yalaka…!

NSaA : نصع : kolay anlaşılır olan, bembeyaz olmak, katışıksız, besbelli, belirgin, aklık…!

 

DaGN : ضغن : yurdunu özleyen hayvan, dışlanmışlıktan ötürü kin beslemek, hınç…!

 

حمل – هں – ٯ – مں – ٮٮٯ – ٮٮم – الله – ٮ – حعل – له – مں – ا – مر – ه – ٮسر – ا – د -لط – دلط – ا – مر – الله – ا – ٮر – له – ال –

 

BKeM : بكم : konuşmaya gücü kalmamak, konuşacak bir seyin kalmaması, sessizleşmek, dilsizlik, susmak, agraz…!

TeKeM : تكم : sineye çekilmek, saklanmak, gizlenmek, pusulanmak…!

SeKeM : ثكم : izi takip etmek, bastıgı yere basmak, ayrılmamak, takip…!

 

ٯ – مں – ٮٮم – الله – ٮ – ڪٯر –

 

ATeHe : عته : akıl noksan olmak, ahmaklık, bönlük, bunaklık, bunama, bunak, bön…!

ANHe : عنه : o an…!

 

سٮٮ – ٮه – ٯ – ٮ – عطم – له – ا – حر – ا – ا –

 

SiKeB : سكب : dışarı dökülen, boşalmak, dökülen, taşan…!

SiKeTe : سكت : SüKuT…! karşılık vermemek, gürültüyü kesmek, sessizleşmek, susmak…!

SiKeN : سكن : SaKiN – teSKiN – miSKiN…! temel ihtiyaçları gideren yerleşke, yaşamsal standarlarla yaşamak, barınmak, yatışmak, durak, konak…!

ŞKeB : شكب : ŞeKiB…! yeterlilige ulaşmış olan, kendi yagında kavrulan, yeteri kadar, çıdam…!

SiZaB : سذب : agacın küçük dallarını kesmek, tıraşlamak…!

 

هں – مں – حٮٮ – سڪٮ – ٮم – ٯ – حد – ٯحد – ڪم – ٯ – لا –

 

BSaR : بصر : BaSiR – BaSiRet..! olayın dışından iç yüzünü görmek, deneylenmiş görüş, kristalizasyon, görmek, gözlem, vizyon…!

NSaR : نصر : NaSıR…! dogru zamanda dogru yerde olmak, yagmurun tüm tarlayı sulaması, eksiksiz, başarmak, başarı…!

NDaR : نضر : NaDaR…! çiçek açmak, parıldamak, güzellemek, genç, taze, altın…!

 

ٯ – هں – ل –

 

BSaKa : بصق : balgam çıkarmak, tükürmek, atmak…!

TeSaKa : تصق : hile ile amacına ulaşmak, sinsice yaklaşmak, çaktırmadan yaklaşmak, yaklaşmak, yapışmak…!

TeDaF : تضف : bol duruma gelmek, bollaşmak, bol…!

TeDaKa : تضق : cendereye almak, daraltmak, darlamak, sıkıştırmak, sıkmak, baskılamak…!

NSaF : نصف : iNSaF …! bir şeyi iki kişi arasında yarıya bölmek, nedensel olanı nitelik ve nicelikte ayırmak, reçete yazmak, üleştirmek, üleşmek…!

NDaV : نضو : zayıf ve güçsüz düşmek, çaresizleşmek, zayıflamak, cılızlaşmak, aciz…!

YSaF : يصف : SaF…! gönüllü olmak, yeşim taşı…!

 

BSaM : بصم : parmak basmak, parmak izi, tab etmek, damgalamak, imza…!

BDaM : بضم : ekinin tanelerini doldurması, tanelerin irileşmesi, başak baglamak, pekiştirmek, pekişmek…!

 

ٯ – ا – علٮ – هں – ٯ – اں – ڪں – ا ٯ – لٮ – ا – ٯلٮ – حمل – ٯا – ٮٯٯ – ٯٯٯ – ا علٮ – هں – حٮى –

 

BSaA : بصع : damlaya damlaya göl oldu, pek dar su arkı, ter dökmek, sızdırmak, bir miktar, parça, damla…!

BDaA : بضع : üçten sonra ona kadar olan sayılar, sermaye arttırımı, beilrsizlikteki çokluk, bilinmezlikteki bilinmeyen alan, belirsizlik, neşterlemek, deşmek, keskin bıçak…!

TeDaA : تضع : birisini sırtına bindirmek için çömelmek, kötü mayalı, alçak…!

NSaA : نصع : göze çarpan, katışıksız olan, kolay anlaşılır, besbelli, bariz…!

 

DaGN : ضغن : yurdundan sürülmüş kişinin yurt özlemi, hınç beslemek, öfke güdmek, kin ve öfkeye meyletmek, için için erimek, bükülmek, kıvrılmak, çürümek…!

 

حمل – هں – ٯا ں – ا – ر –

 

RSaA : رصع : agaç kökünden çıkan sürgünler filizler fidanlar, ince işcilik, saçaklanmak, saçak…!

RDaA : رضع : süt emme zamanı geçmesine ragmen hala cocugu emzirmek, süt çocugu, süt oglan, meme emmek, emzirmek…!

 

ار – صعں – لڪم – ٯا – ٮٯ – هں – ا

 

HaVR : حٯر : HaVaRi…! belirli bir yerin ortası, göz bebegi, merkeziyetci, santra, merkez, orta …!

HaVZe : حوز : kitleleri yönlendirmek, kitlesel hareket, sürmek, sürüm…!

HaFR : حفر : HaFRiyat…! hayvanın ayagı ile yeri eşmesi, kalem oynatmak, eşmek, deşmek, kazmak, çapalamak, kalemşörlük…!

HaFZe : حفز : mızrakla dürtmek, çomak sokmak, elektirik çarpması, yerinden etmek, arkasından itmek, devindirmek, dürtü, katalizatör, kataliz…!

HaKaR : حقر : HaKiR – HaKaRet…! bir şeyi degerinden düşük göstermek, aşagımsamak, azımsamak, indirgemek, küçümsemek, tepeden bakmak, bayagı…!

HıVR : خور : bir organın beslenmeyerek küçülmesi, enerjinin bitmesi, güçsüzlük, bitkinlik, cılızlık, körelme, bögürme…!

HıVZe : خوز : düşmanı kontrol altında tutmak, idare etmek…!

HıFR : خفر : yüz kızartıcı suç, utangaçlık, sıkılganlık, utanmak, ekşimek, utanç…!

CVR : جور : şiddetli yagmur, güçten gelen despotluk, hırpalamak, buyurganlık, zorba, despot, dikta…!

CVZe : جوز : atlatıp öne geçmek, sollamak, atlatmak…!

CFR : جفر : yalan iddalara dayalı herze, göz boyamak, şekilsel sifreleme, çukur…!

 

هں – ٯ – ا – ٮمر – ٯ – ا – ٮٮٮ – ڪم – ٮ –

 

MAR : معر : çıplak olma durumu, özeli olmamama, çırılçıplak, soyulmuş, sexsi…!

MAZe : معز : daima kendine toplayan, acısını dindiren, geviş getirmek, keçi…!

MGR : مغر : kıp kızıl kızarmak, içselde kararmak, kırmızıya boyanmak, magra…!

MGZe : مغز : kocası savaşta olan kadın, tecavüze açık, av görünme…!

 

ٯٯٯ – اں – ٮ –

 

ASiR : عسر : ASiR…! borçluyu sıkıştırmak, sag gösterip sol vurmak, bilinmeyen kelimelerle oluşan cümle, dinleyicide karşılıgı olmayan, anlaşılması güç, sıkıntılı durum, baş agrıtan, bedhuyluk, fenameşrep, agdalı, çetin, güç, zor…!

AŞR : عشر : AŞıR – AŞüR – AŞiRet…! farklılıkladan kurulmuş küme, asal sayı arayışı, lagoritma, takım, gurup, küme…!

AŞZe : عشز : iki ayagı olmadan yürümek, yekenmek, yanazlık…!

GSiR : غسر : karmaş çormaş etmek, sendrom…!

GŞR : غشر : kaşarlanmış, düzine…!

 

ٮم – ٯ –

 

SiBR : سبر : malzeme ile yoklamak, ateşi maşa ile tutmak, lans etmek, nabız tutmak, sondalamak, dokunğaç, yoklamak, kılık, kıyafet…!

SiTeR : ستر : kovandan bal sagmak, olayın mutfagı, el altında yapılan, paravan arkası, markja almak, perdelemek, örtülü ödenek, örtbas, örtü, perde…!

SiNR : سنر : SoNaR…! dalga boyu, dalga boyu, oltalama, olta…!

SiYR : سير : SiYeR …! bir öncekini bırakmadan bir sonrasını tutmak, tetiklemek, gidişat, ilerleyiş, evrim, prosödür, kayış, band…!

ŞBR : شبر : erkek devenin dişi deveye çökmesi, erilin istedigini alması, alnını karışlamak, karışlamak, karış, şeytanın oglu…!

ŞTeR : شتر : göz bebeginin büyümesinden dolayı göz kapaklarının yırtılması, pörtletmek, satışa çıkamak, satış, jüpiter…!

ŞSeR : شثر : göz kapaklarının şişmesi…!

ŞNR : شنر : elbiseye yırtık atmak, yırtmaç…!

 

SaA : صع : yavru rengi, bembeyaz, kıpkırmızı, sapsarı, yemyeşil, masmavi, mosmor, kriter…!

SaG : صغ : yüzeyin içine girmek, dikkate dalmak, güzelce dizmek düzmek, formülasyon, formül, dikkat…!

DaA : ضع : yerli yerine oturturmak, ayak basmak, konaklamak, kondurmak, koymak, koy koy…!

DaG : ضغ : köpek hırlaması, yüzeysellige gömülmek, kalleşlik, havlamak, ulumak, hırlamak, ürümek…!

 

له – ا – حرى – ل – ٮٯٯ – دٯ – ڪٯ – ا –

 

SiBA : سبع : bıkkınlıkdan dolayı sayıp sövmek, yedi başlı canavar, yırtıcı hayvan,

 vahşet, vahşi, 7, yedi…!

SiBG : سبغ : en ince detayına kadar titizlikle temizlemek, alışılandan çok, standart ötesi, temizlik hastası…!

SiNA : سنع : geregini yerine getirmek, yaşının hakkını vermek, terü taze, benzeri, tıpkısı…!

SiYA : سيع : boşa akıp yayılan su, başı boş bırakılmak, taşkınlık, taşmak, boşa gitmek, heder olmak…!

SiYG : سيغ : agıza tatlı gelmek, kolay lokma yutmak, eglencelik…!

ŞBA : شبع : karın tokluguna yaşamak, açlıgı gidermek, karnı doyurmak, tıka basa doldurmak, tiksinti, bıkkınlık…!

ŞTeA : شتع : hastalık ve açlık sebebiyle huysuzlaşmak, pimpiriklenmek…!

ŞNA : شنع : kötülükleri öncelemek, bardagın boşuna bakmak, biçimsizleştirmek, çirkinlemek, karalamak, lekelemek, berbat, boktan, çirkef, pis…!

 

ه – مں –

 

SiAB : سعب : kıvamında genişleyen her şey, gerinmek, esnemek…!

SiATe : سعت : SaAT…! kapsamı kadar alabilmek kapasite kullanım oranı,, kapsama gücü, genişlik derecesi, hareket alanı, alabilirlilik…!

SiAY : سعي : işinde gücünde olmak, hep güzel olsun istemek, çalışıp çabalamak, efor sarfetmek, çabalamak, ugraşmak, ter dökmek, debelenmek, telaş…!

ŞAB : شعب : yemişli agaç dalına konulan destek, alttan beslenen, dayanak olan, destek, örfünü adetini sırtlayan kitle…!

ŞASe : شعث : taranmamış saç, karma karışık, dagınık olmak, arap saçı, pejmürde, perişan…!

 

ه – ٯ – مں – ٯدر – علٮ – ه – ررٯ – ه – ٯلٮ – ٮٯٯ –

 

MM : مم : neden nasıl, ne neden, ne nasıl, nedensel…!

 

ا – ٮٮ – ه – الله – لا – ٮدل –

 

BKeL : بكل : canı pahasına baglanmak, birine yıkılmak, kopçalanmak, kancalanmak, çıtçıt, kopça, toka, küpe…!

TeKeL : تكل : TeKüL…! kendi yapması gereken işi başkasına burakan, aciz olup başkasına inanan, ısmarlamak, beceriksiz, sıgıntı, çapulcu…!

SeKeL : ثكل : çocugunu yitiren ana, evlat acısı, tarifi olmayan acı, acıların acısı…!

NKeL : نكل : NiKeL – NaKiL…! hayvanı kısa ip ile baglamak, dar alanda paslaşmak, işkence, köstek, pranga, bukağı…!

 

DeLV : دلو : sıvı konulan kap, kova, sitil…!

DeLF : دلف : aşamalı bir biçimde ilerlemek, saglamalı yürümek, emin adımlarla genişlemek, kalkınmak, gelişmek, aheste ahaste yürümek, damlamak, elektron iyonu…!

DeLKa : دلق : kılıcı kınından süratle çekmek, sıyrılıp çıkan, süratle çıkmak…!

ZaLKa : ذلق : nerden düşerse düşsün dört ayagı üzerine düşen, söz akıcılıgı olan, konuşkan, çenebaz, laf ebesi, laf canbazı…!

 

KeLV : كلو : yanmış kül olmuş, böbrek yetmezligi, yakıcı…!

KeLF : كلف : KüLFet – teKLiF…! hesapta olmayan büyük masraf, kırmızı ile siyah arası renk, aşırı sevgi, kara sevda, formalite…!

 

الله – ٮٯس – الا – ما – ا – ٮٮ – ه – ٮٮه – سٮحعل – الله – ٮعد –

 

BADe : بعد : şimdi degil daha sonra, elinin tersiyle itmek, ne haltın varsa onu ye demek, uzak tutmak, uzaklaştırmak, geçiştirmek, kovalamak, def etmek, siktir etmek…!

TeADe : تعد : ayak altında çignemek, zorbaca davranış, ezikleme, taşkınlık, kıyım, mobing…!

TeGZa : تغذ : yedirip içirme işi, özel gıdalarla besleme, yemleme, gıdalama, besiye çekmek, küspeleme…!

SeADe : ثعد : yumşak toprak, taze sebze, olgunlaşmaya yüz tutmuş, tereyağı…!

 

عسر – ٮسر – ا – ٯ –

 

KeBN : كبن : kumaşı kenarından dikmek, kenar nakendesi…!

KeTeN : كتن : dumanın buraktıgı kara leke, kurumlanmak, islenmek, kurum, is…!

KeNN : كنن : kuş kuluçkaya yatmak, kanatları altına almak, saklamak, gizlemek, örtmek…!

 

دٮں – مں – ٯرٮ – ه – عٮٮ – عں – ا – مر – رٮ – ه – مرر – ٮه – ٯ – رسل – ه – ٯ – حسٮ – حسں – ه – حسٮ – سدد – سد – ٮد – ا – ٯ –

 

ADeB : عدب : çok beğenmek, begenmek, begeni…!

ADeTe : عدت : hasta ziyareti, iştah katmak, moral vermek…!

AZaB : عذب : geçici çözüm, damardan almak, igne acısı, incinmek, şerbetlemek, tatlı su, serum…!

 

AKeB : عكب : bedenin şişmesi, tozlanmak, kirlenmek, toz…!

AKeTe : عكت : hafif ruhlu olmak, neşatlı, neşeli…!

 

ها – عد – عدٮ – عڪٮ – اٮا – ٮڪر – ٮدر – ا – ٯد – ا – ٯٮ – ٯ – دٯٮ

 

DeFTe : دفت : sertligi gidermek için suya basmak, suda bekletmek, ıslatmak, gevşetmek…!

DeKaTe : دقت : çekiçle döverek inceltmek, ucu ince ve sivri yapmak, inceden inceye…!

ZaVB : ذوب : katı durumdan sıvı duruma geçmek, sıvılaşmak, erimek, eritken, ergimek, eprimek, eriyik…!

ZaVTe : ذوت : ZeVaT…! çürümüş kavun karpuz kabugu, kabuk, zevat…!

ZaKaTe : ذقت : bir şeyi tekrar tekrar tatmak, defalarca tatmak, dadanmak…!

 

ٯ – ٮال – ٯٮل – ا – مر – ها – ٯ – ڪں – دں – عٯ –

 

AVN : عون : muAViN…! geçimlerini saglamak zorunda olunanlar, arkadan gelenler, iş birlikciler, yardakcılar, iteleyiciler, tarafgir, sübvansiyon…!

AFTe : عفت : bir nesneyi egip büküp kırmak, hırpalamak, zora sokmak…!

AKaB : عقب : AKaBe – AKıBet…! kendi topuguna sıkmak, bloke edilmiş hayat, açık ceza evi, ayak bagı, torunun çocukları, uzun vade, çaparız, köstek, ket, bloke…!

GVTe : غوت : GaVaT…! baştan çıkartmak, azgınlaştırmak, ayartmak, yanıltmak…!

GVSe : غوث : GaVS…! tabi olanı kayırma, sadet zinciri, kıyak geçme, kayırmak, masonluk, loca…!

 

ه – ا – مر – ها – حسر – ا – ا – عد – عڪ – الله – ل هم – لهم – عدٮ – عڪٮ – سدد – ٯٮم – ٯٮق -ٯا – ٮمٯ – ٮٯ – مٯ – ا – الله – ٮا – ٯلى – ٮٯل – الا –

 

LBB : لبب : adam akıllı olmak, kocasını seven kadın kadınını seven koca, esası olmak, gümüldürük, sinebend…!

LBSe : لبث : kesintiye ugramak, sap gibi kalmak, kalakalmak, sekteye ugramak, kontak kapanmak…!

LTeB : لتب : akıl saplanması, yapışıp kalmak, saplantı…!

LSeB : لثب : bir kararda durmak, tutarlı olmak, temmeli olmak, tutarlı…!

LYTe : ليت : o da olsaydı buda olsaydı şuda olsaydı, eksik görmek, noksan görmek, yetersizleşmek, yetmemek…!

LYSe : ليث : keskin dişli, yırtıcı, aslan…!

 

ال – دٮں – ڪٮں – ا – مٮٯ – ا – ٯد – ٯڪ – ا –

 

BRL : برل : horoz gibi diklenmek, kabarmak diklenmek…!

BZeL : بزل : şarap küpünün agzındaki çamuru bozmak, azı diş çıkarmak, daha keskin çıkmak…!

TeZeL : تزل : ayırıp dagıtmak, parakendelemek, izale etmek…!

SeRL : ثرل : tirilyon…!

NZeL : نزل : kuşun agacın dallarından bir tanesine konması, tam yerine gelince manzara koymak, yer çekimi, kodlamak, konmak, kod…!

 

الله – ال – ٮڪم – دڪر – ڪدر – ا – رسٯ – لا – رسل – ا – ٮٮل – ٮلٯ – ا – علٮ – علں – ڪم – ا ٮاٮ – الله – م – ٮٮٮ – ٮ – ل – ٮحر – حى – حرج – ال – دٮں – ا – مٮٯ – مں – ٯ – ا – ٯ – عمل – ٯ – ا – ال – صلح – ٮ – مں – ال – طلم – الى – ال – ٮٯر – ٯ – مں – ٮٯ – مں – ٮا – لله – ٯ – ٮ – عمل – صلح – ٮد – حل – ه – دحل – حٮٮ – ٮحر – ى – ٮ – حرى – مں – ٮحٮ – ه – الا – ٮهر –

 

HıLDe : خلد : HaLiD…! yer altından ilerlemek, yeri çok kazmak, kalıcı eserler bırakmak, hiç ölmeyecekmiş gibi yaşamak, hayrlı evlat bırakıp amel defterini kapatmamak, sıkı sıkıya yapışmak, devamlılık, kalıcılık…!

CLDe : جلد : CeLDe – CiLD…! suyun donduktan sonra aldıgı hal, kabuk baglamak, donmak, katılaşmak, katmanlamak, katı…!

CLZe : جلذ : yagmurun kesilip yagmaz olması, deveden hızlı koşmasını beklemek, develer hızlı yürür hızlı koşamaz…!

 

ٯٮه – ا – ٮد – ا – ٯد – ا –

 

HaSiN : حسن : benzerlerinden üstün olan, biraz iyileşmek ve ferahlamak, öne çıkan, begenilen, yakışıklı, yavuz, optimum…

HıŞN : خشن : bogazın tıkanması, bogaza takılan, tıkanmak, pürüzlenmek, görgüsüz, maganda…!

CŞN : جشن : gaza gelmek, dep dep depelenmek, kaba sapa, hoyrat…!

 

الله – له – ررٯ – ا – الله – ال – دى – ڪى –

 

HaLV : حلو : koruk üzümün tatlılaşması, lezzetli, şirin, tatlı, hoş…!

HaLF : حلف : belirlenmiş ilkeler baglamında uyulması gerekenler, uyulacagına dair verilen söz, sözleşme, anlaşma, bağlaşık, baglayıcı…!

HaLKa : حلق : HaLKa…! dipten ayrılıp göğe dogru yükselmek, halkasal koşu ile çukurdan çıkmak, daire çizerek koşmak, yuvarlak huni, havalanmak, irtifa…!

HıLV : خلو : içinde hiç bir şey bulunmayan, girdapsal boşalım, vakumlamak, boşalmak, geniş ve boş, vakum…!

HıLıF : خلف : HaLiF – HaLiFe – muHaLeFet…! daha iyisini yaparım demek, fırsat yaratmak, yer kapmaca, rol çalmak, ensesinde olmak, ayagını kaydırmak, çatışmak, aleyhtar, karşıt, kontra…!

HıLKa : خلق : HıLKa…! çok kullanılmaktan yıpranmış, eskiyip yıpranmış, zaman aşımı, köhne, yaratık, ıskarta…!

CLV : جلو : pasını açmak, tozunu kirini pasını almak, elden geçirmek, cilalamak, parlatmak…!

CLF : جلف : küpün dibinden kırılması, sepetin altının çıkması, baldırı çıplak donsuz, kabugu soyulmuş, abulabut, maganda, nobran, barbar…!

CıLKa : جلق : CıLK – CavLaK…! en son dişi görünecek kadar gülmek, koy çuvala vur duvara, yütülmüş, cavlak, dazlak…!

 

SiBA : سبع : SeBiA…! bıkkınlık sonrası sövüp sayma, 7 başlı canavar, erlik hanlıgı, yedi kenarlı, yedi…!

SiBG : سبغ : uzun ve geniş, iki uç arasındaki bütünü taşımak, tüm sorumlulugu almak, ateşten gömlek, demirden zırh…!

ŞBA : شبع : tıka basa doldurmak, doymak, doyum…!

ŞTeA : شتع : hastalık ve açlık sebebiyle sızlamak, zora gelmemek,  pasif…!

 

سمٯ – ٮ – مٯٮ – ٯ – مں – الا – رصں – مٮل – هں – ٮرل – الا – مر – ٮٮٮ – هں – ل – ٮ – لٮ – علم – ٯ – ا – ا ں – الله – على – ڪل – دل – سى – ٯ – ٯدر – ڪٮر –

 

DeBR : دبر : DüBüR…! az masraf çok iş, şablon kullanmak, seri üretim, teknik çalışmak, tertiplemek, sürü halinde, peşisıra, bitişik, ekonomik, mekanik, organize…!

DeSeR : دثر : virana olmuş şehir, her tarafı sarmaşıkla örtülmüş, yapraklarla örtülmek, altında kalmak, virane olmak, köhnemek, atıl kalmak, palto…!

DYR : دير : DiYaR…! tilkinin dönüp dolaşıp gelecegi yer, keşişhane, kaçınılmaz son, popo…!

ZaBR : ذبر : ZeBuR – eZBeR…! su üstüne yazı yazmak, konuşma kabiliyeti, yazmak, söylem, söylev…!

ZaYR : ذير : igrenmek, tiksinmek, alalade, igrenç…!

 

ٯ – اں – الله – ٯد – ا – حط – ٮڪل – ٮدل – سى – علم –

 

 

 

 

MaNTıK NuTuKu = 12 – TaLaK …!

 

 

sinir sistemini önceleyin, ortamda kamu yararını gündem yapın, çarpıklıklara cizgi çekin, ayrıştırarak sil baştan tümleyin… ortamın tüm duygusal yaklaşımlarını ayrıştırarak sil baştan yapıp etiketleyin, acındırmadan eziklemeden azab etmeden etiketleyin… ve ufak dokunuşlarla devam edin ortamın o işlemci koşuşup yarışanlarına… ve devamen püskürtülüp tanımlanmış kümeler halinde üst üste bindirilmişliklere… olamaz tehir edip ötelediklerinde hak hukuk  etiketlemeli onamayla sebeblendirilmiş etiketlemede… ve devamen olmayacak tehir ettikleri canlılık bilinmezlikde… kendince sebeblendirip buldukları o fahiş bayagı yobazca abartıkları o çıkış yollarında… ve ana arter olarak keskin çizgilerle tanmladılar… ve onaylayıp sürüncemede bıraktılar kırmızı çizgimiz dedikleri tanımlamaları… devamen detyalandırıp onadıklarını ileri atıp sürüncemede bıraktılarını ayaklar altına alıp kırmızı çizgimizdir tanımladıklarımız dediler… özensizleştirdiklerinde kaybolup gittiler olmaları gereken yerde olmayarak o istemleri dahilinde… olamazdı zaten ender olan nadir olan yetersizlik üstünden tanımladıkları söylemsel buluşlarında sürüncemede bırakıp ileri attıklaı vurgulu imar oluşumu…!

 

karşılıksız olmaz diye çignemeden yutturulanlar tahlilli çözümlemeyi zayıflatı ihtiyaçtan kaynaklı geçim sıkıntısıyla cılız düşürdü soyup sogana çeviridi… VaKa yoksa yetersiz zayıflatılmış farkındalıkmı.. soyulup sogana çevrilmiş kısa yolcular olayın şahidi iken… ve işte en derinde hırla gürle yankılanan patlama, suçlu arama sitem etme serzenişi, çogunlugun onamasında… ve işte tepeden tırnaga silip süpürme şahid olunan o tanımlanamazlıkda… delili çogunlukların kötüyü dogallaştırmalarında dolayısıyla onamalı olasılıkları uyutmaları beraberinde tanımlanamazlık… ve işte beraberinde tepkimenin azaldıgı felç olma durumu… bilinememezligin cezası… ve onamada yorgun düştükleri tanımlamalarda yaplandırdıklarını lehlerine dışarda tutmaları… ve işte o rızıklandıklarıda sevgileri… olmaz böyle bir hesab… ve onananda yorgun düşüp kül ve fos olarak üstünledikleri tanımlamaların ipsiz sapsız başıboş hesaplamaları… kendince tanımlayıp belgelendirdigi o imar sevgi yapılandırmasında tanımladıkları olumsuz fos kül kulluk dilemekle ne kadir nede fikir…!

 

 ve işte henüz yerli yerine oturmamış arayış onaması… ortamdaki kısa mesafede sonuçlandırma beceriksizligi onaması duygusal kitlesellik… kendini ırgalayan ezgi hedefi tutmayan karavana yetersizlik o üçlüye refleksel gelişine vurmaları… ve işte yerli yerine oturmamış olurun olmazı olmazın oluru sorgulamasında gözlerin pörtlemesi… ve öncelenen bilinmezlik hammaliyesinin yetersizliklerinde yer bulması… kendi özlemindeki kin ve öfkesi hammaliyesinin yetersizliginde… ve onanan sıgınma ihtiyacı tanımlamalarında yapısal lehine onama… o imar kaygan zeminde ayagının kayması yanlış olanı dogru bilme çakılması… gırtlaklarına kadar battıkları imar tanımladıklarının o kodlamasında… ortamın yerinde saymasında… ve işte onayıp sıgındıkları tanımlamalar tamamı ile çelişkilirin o sonucunda o sebeblerinde… ve işte kökleşmiş lehlerinde olanın karşılayanı cezası sakinleşememeleri onadıkları sevgide sakinligi tamamlamaları onaylı çoklukculugun hantal yapısında… ve işte olamaz arka planını göremeden genişletemezsiniz galipde gelemezsiniz… ve kendi olasılıgını yöneten hammal, ancak kestirmeden galip gelirler hayata karşı suçunuzu zorlanarak döktügünüz terlere taşıtamazsınız… nedenselligin saçaklanması sizden degil nedensellige yetmemenizden… ve işte tamiri çogunlukcu boyutun arifliginde… ve kendi yakınlaştırdıgı tamlamalara gözlerinin pörtlemesi lehine olana dalmasında… akışımda kestirme yol bulamayacak zorlu o yedide onaylı o esneme payı… ve işte mana fikir üzerinden o sigortası o… kestirmeye yönelenlerin nedensellikleri o zevklendikleri tanımlamalar… olmaz zülüf tanımlanan istemlerde… bilinmezlikde mimlenen. o zevklendiginiz yapısal tanımlamalarla ayaklarınız altında çigneyip kaşarladıgınız yanlışı dogru bilmeleriniz….

 

ve işte din olan medeniyetin o kuran karinelerinin gürül gürül akan yolunda yan cizdikleri  imar o potansiyel kapasite genleşmesi… ancak o benzerlerinden ayrışan olarak hesaplanacak olan sıra dışı bir çözümleme… ve işte o iştah kabartan begeni dolun ay…! ancak yaparım ama karşılıksız olmaz diyenin karşılaşacagı hamle o bilgisellige götüren çagdaşlık imarı… ve olacak olan o kendi ayagına sıkması… o imarın hasarı boşa giden karavana tanımlamaların bile onlarda olmaması kendi ayakllarına sıkmaları sıra dışılıkta diretmeleri… diktikleri tanımlamalar ile yönelenler bilinmezlikde sap gibi kalakalırlar… ortamın degişkenlerinde manalanan emsali olmayan bir kondurulmuş kodlama tanımlaması… ortama atılan dost kazzıgı bulanık mantıgın ters mühendisligindeki toz pembe görüşü üzerinden sizlere galip olan ata tanımlamalarının sabitlenmesi… buharlaşamayacaksınız ihyadaki haya…!

 

ordamın degişkenlerinin manaları ve işte kendi taşıdıgın uygunlamalı saglama onayı… ortamda  yuvarlamalı talim edilen danışmanlık… ortamın çagdaş aydınlıgı… ve onama nüve onamasının tanımlanamazında… ve işte bu kendi taşıdıgın uygulamalı onamandaki o dahilindeki dışardan içeri girenindeki sevgi elektiriginde akmanda onaylı o alt yapılandırmanda… bilinmezligin güçlü ışını göz kamaştırır kabuk baglatır baz alınan noktaları önemsemede eşdeger oluşturur uzatmalarda azıcık ucundan tutulan tanımlamalarla lehlerine mosmor morartır tanımladıklarını…!

 

ortamı zayi edenler orman yaşamında peryotlanacaklar ölüler diyarında… ve onadıkları bilinmezlik yüzeyselligindeki etkisiz masalların kodlanmış kodlarında… bilinmezlik lezzetlenecek etkisiz boyut ve beyanlarının sabitlemelerinin alemsizliklerinde…! kendi tanımladıgı üzerinden boş ve fos orantılamaları… ve işte kendince tanımladıgı fezada yemlendiginin bedeli ŞeY alemi…!