Münafık

Münafık /

Münafık

 11 – müNaFıK…!


اِذَا جَاءَكَ الْمُنَافِقُونَ قَالُوا نَشْهَدُ اِنَّكَ لَرَسُولُ اللّٰهِ وَاللّٰهُ يَعْلَمُ اِنَّكَ لَرَسُولُهُ وَاللّٰهُ يَشْهَدُ اِنَّ الْمُنَافِقٖينَ لَكَاذِبُونَ

اِتَّخَذُوا اَيْمَانَهُمْ جُنَّةً فَصَدُّوا عَنْ سَبٖيلِ اللّٰهِ اِنَّهُمْ سَاءَ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ

ذٰلِكَ بِاَنَّهُمْ اٰمَنُوا ثُمَّ كَفَرُوا فَطُبِعَ عَلٰى قُلُوبِهِمْ فَهُمْ لَا يَفْقَهُونَ

وَاِذَا رَاَيْتَهُمْ تُعْجِبُكَ اَجْسَامُهُمْ وَاِنْ يَقُولُوا تَسْمَعْ لِقَوْلِهِمْ كَاَنَّهُمْ خُشُبٌ مُسَنَّدَةٌ يَحْسَبُونَ كُلَّ صَيْحَةٍ عَلَيْهِمْ هُمُ الْعَدُوُّ فَاحْذَرْهُمْ قَاتَلَهُمُ اللّٰهُ اَنّٰى يُؤْفَكُونَ

وَاِذَا قٖيلَ لَهُمْ تَعَالَوْا يَسْتَغْفِرْ لَكُمْ رَسُولُ اللّٰهِ لَوَّوْا رُؤُسَهُمْ وَرَاَيْتَهُمْ يَصُدُّونَ وَهُمْ مُسْتَكْبِرُونَ

سَوَاءٌ عَلَيْهِمْ اَسْتَغْفَرْتَ لَهُمْ اَمْ لَمْ تَسْتَغْفِرْ لَهُمْ لَنْ يَغْفِرَ اللّٰهُ لَهُمْ اِنَّ اللّٰهَ لَا يَهْدِى الْقَوْمَ الْفَاسِقٖينَ

هُمُ الَّذٖينَ يَقُولُونَ لَا تُنْفِقُوا عَلٰى مَنْ عِنْدَ رَسُولِ اللّٰهِ حَتّٰى يَنْفَضُّوا وَلِلّٰهِ خَزَائِنُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَلٰكِنَّ الْمُنَافِقٖينَ لَا يَفْقَهُونَ

يَقُولُونَ لَئِنْ رَجَعْنَا اِلَى الْمَدٖينَةِ لَيُخْرِجَنَّ الْاَعَزُّ مِنْهَا الْاَذَلَّ وَلِلّٰهِ الْعِزَّةُ وَلِرَسُولِهٖ وَلِلْمُؤْمِنٖينَ وَلٰكِنَّ الْمُنَافِقٖينَ لَا يَعْلَمُونَ

يَا اَيُّهَا الَّذٖينَ اٰمَنُوا لَا تُلْهِكُمْ اَمْوَالُكُمْ وَلَا اَوْلَادُكُمْ عَنْ ذِكْرِ اللّٰهِ وَمَنْ يَفْعَلْ ذٰلِكَ فَاُولٰئِكَ هُمُ الْخَاسِرُونَ

وَاَنْفِقُوا مِمَّا رَزَقْنَاكُمْ مِنْ قَبْلِ اَنْ يَاْتِىَ اَحَدَكُمُ الْمَوْتُ فَيَقُولَ رَبِّ لَوْلَا اَخَّرْتَنٖى اِلٰى اَجَلٍ قَرٖيبٍ فَاَصَّدَّقَ وَاَكُنْ مِنَ الصَّالِحٖينَ

وَلَنْ يُؤَخِّرَ اللّٰهُ نَفْسًا اِذَا جَاءَ اَجَلُهَا وَاللّٰهُ خَبٖيرٌ بِمَا تَعْمَلُونَ

 

 

 


1 – Münafıklar sana geldikleri zaman: “Biz gerçekten şehadet ederiz ki, sen kesin olarak Allah’ın elçisisin” dediler. Allah da bilir ki sen elbette O’nun elçisisin. Allah, şüphesiz münafıkların yalan söylediklerine şahidlik eder.


2 – Onlar, yeminlerini bir siper edinip Allah’ın yolundan alıkoydular. Doğrusu ne kötü şey yapıyorlar.

3 – Bu, onların iman etmeleri sonra inkâr etmeleri dolayısıyla böyledir. Böylece kalplerinin üzerini mühürlemiştir, artık onlar kavrayamazlar.

4 – Sen onları gördüğün zaman cüsseli yapıları beğenini kazanmaktadır. Konuştukları zaman da onları dinlersin. (Oysa) Sanki onlar (sütun gibi) dayandırılmış ahşap kütük gibidirler. (Bu dayanıksızlıklarından dolayı da) her çağrıyı kendileri aleyhinde sanırlar. Onlar düşmandırlar, bu yüzden onlardan kaçınıp sakının. Allah onları kahretsin; nasıl da çevriliyorlar.

5 – Onlara: “Gelin Allah’ın Resûlü sizin için mağfiret (bağışlanma) dilesin,” denildiği zaman başlarını yana çevirdiler. Sen, onların büyüklük taslamışlar olarak yüz çevirmekte olduklarını görürsün.

6 – Senin onlar adına mağfiret dilemen ile mağfiret dilememen onlar için birdir. Allah, onlara kesin olarak mağfiret etmeyecektir. Şüphesiz Allah, fasık bir kavme hidayet vermez.


7 – Onlar ki: “Allah’ın Resûlü yanında bulunanlara hiçbir infak (harcama)da bulunmayın, sonunda dağılıp gitsinler,” derler. Oysa göklerin ve yerin hazineleri Allah’ındır. Ancak münafıklar kavramıyorlar.

8 – Derler ki, “Andolsun, Medine’ye bir dönecek olursak, gücü ve onuru çok olan, düşkün ve zayıf olanı elbette oradan sürüp çıkaracaktır.” Oysa izzet (güç, onur ve üstünlük) Allah’ın, O’nun Resûlü’nün ve mü’minlerindir. Ancak münafıklar bilmiyorlar.

9 – Ey iman edenler, ne mallarınız, ne çocuklarınız sizi Allah’ı zikretmekten ‘tutkuya kaptırarak alıkoymasın’; kim böyle yaparsa, artık onlar hüsrana uğrayanların ta kendileridir.

10 – Sizden birinize ölüm gelip de: “Rabbim, beni yakın bir süreye (ecele) kadar geciktirsen ben de böylece sadaka versem ve salihlerden olsam” demezden önce, size rızık olarak verdiklerimizden infak edin.


11 – Oysa Allah, kendi eceli gelmiş bulunan hiçbir kimseyi kesinlikle ertelemez. Allah, yaptıklarınızdan haberdârdır.

 

 

 11 – müNaFıK…!

 


 ادا حاط ا لمٮٯٯٯں ٯا لٯ ا ٮسهد ا ٮط لر سٯ ل ا لله ٯ ا لله ٮعلم ا ٮط لر سٯ له ٯ ا لله ٮسهد اں ا لمٮٯٯٮں لڪڪ ٮٯ  ں

  ا عد ٯ ا ا ٮمٮهم حٮه ٯصد ٯ ا عں سعل ا لله ا ٮهم سا ما ڪا ٮٯ ا ٮعملٯ ں

د لط ٮا ٮهم ا مٮٯ ا ٮم ڪٯر ٯ ا ٯطٮع على ٯلٯ ٮهم ٯهم لا ٮٯٯمٯ ں

ٯ ا د ا ر ا ٮٮهم ٮعٮط ا حسمهم ٯ ا ں ٮمٯ لٯ ا ٮسمع لمٯ لهم ڪا ٮهم حسب مسٮد ه عسٮٯ ں ڪل صٮحه علٮهم هم ا لعد ٯ ٯا حڪر هم ٯا ٮلهم ا لله ا ٮى ٮٯ ٯڪٯ ں

ٯ ا د ا ٯٮل لهم ٮعلٯ ا ٮسٮعٯر لڪم ر سٯ ل ا لله لٯ ٯ ا ر ٯ سهم ٯ ر ا ٮٮهم ٮصد ٯ ں ٯ هم مسٮڪٮر ٯ ں

سٯ ا علٮهم ا سٮعٯر ٮ لهم ا م لم ٮسٮعٯر لهم لں ٮعٯر ا لله لهم ا ں ا لله لا ٮهدى ا لٯٯ م ا لٯسٯٮں

هم ا لد ٮں ٮمٯ لٯ ں لا ٮٮٯٯٯ ا على مں عٮد ر سٯ ل ا لله حٮى ٮٮٯصٯ ا ٯ لله حر ٮں ا لسمٯ ٮ ٯ ا لا ر صں ٯ لدں ا لمٮٯٯٮں لا ٮٯٯهٯ ں ٮٯٯ لٯ ں لں ر حعٮا ا لى ا لمد ٮٮه لٮحر حں ا لا عر مٮها ا لا د ل ٯ لله ا لعر ه ٯ لر سٯ له ٯ للمٯ مٮں ٯ لدں ا لمٮٯٯٮں لا ٮعلمٯ ں

ٮا ٮها ا لد ٮں ا مٮٯ ا لا ٮلهدم ا مٯ لڪم ٯ لا ا ٯ لد ڪم عں د ڪر ا لله ٯ مں ٮٯعل د لط ٯا ٯ لٮط هم ا لحسر ٯ ں

ٯ ا ٮٯٯٯ ا مں ما ر ر ٯٮڪم مں ٯٮل ا ں ٮا ٮى ا حد دم ا ل مٯ ٮ ٯٮٯٯ ل ر ٮ لٯ لا ا حر ٮٮى ا لى ا حل ٯر ٮٮ ٯا صد ٯ ٯ ا دں مں ا ل لصلحٮں

ٯ لں ٮٯ حر ا لله ٮٯسا ا د ا حا ا حلها ٯ ا لله حٮر ٮما ٮعملٯ ں 

 

 

 

 

KaVRaM SÖZLÜK =

 

 

EDE : ادا : EDA…! alınan borcu geri ödemek, verilen görevi yerine geirmek, kodlayıcı , kod çözücü, performans, ensturuman…!

EZeE : اذا : EZaE…! dolayısıyla kaçınılmaz, geri adım atamazsın, katlanacaksın, şayet, şart…!

 

HaTı : حط : HaT…! satranç oyununda hasmına bir taşı mahsuzca vermek, seviyeyi aşagıya çekmek, degiş tokuş yapmak, yemlemek, alçaltmak, çekmek, konmak, koymak…!

HaZı : حظ : HaZ…! bir kaç hamle ötesi, yüksek rütbeye nail olmak, nesneyi elde etmek, kazanmak, kazanım, donanımlı, donanım, şans, baht, talih…!

HıTı : خط : HıT…! bir iş için tasarlanan düzen, yapılacak işleri düzene koymak, sanatsal degeri olma, mıntıka oluşturma, indexs oluşturma, programlama, planlama, bütceleme, tasarı, proje…!

CZı : جظ : CıZ…! yuvarlandıkca semirip irileşmek, semirip yuvarlanmak, kartopu olmak, yumrulanmak, tostoparlak olmak, yumru…!

 

ELM : الم : iLiM – eLeM…! dudagı kap kara olup ısırıp morartmak, olup bitene akıl erdirememek, dertlenip tasalanmak, acınmak, incinmek, sancınmak, sıkıntı, elem, acı…!

 

VKa : وق : VaKa…! zekası az gelişmiş olma durumu, şaşırtacak iş, anlayışsızlık, salakca davranış, ahmak olma durumu, budala, alık, bön…!

FV : فو : yemek yeme organı, agız, bogaz…!

FKa : فق : uFuK…! gözün görebilecegi, bilimin ulaşabilecegi, göz erimi, ötesi üstü sonrası yok, olay ufku…!

KaF : قف : parmak arasına akçeyi saklayıp ugurlamak, püf noktasını bilmek, stop, dur, hop…!

KaKa : قق : yumurta içinin zarı, süratli, hızlı, çabuk, seri…!

 

BVKa : بوق : bir ortama izinsiz girip dalmak, ansızın yapılan baskın, hucum borusu, linçlemek, çullanmak, ayaklanma…!

BKaV : بقو : el altında tutmak, ileriye yönelik günü gelir lazım olur, bakımını saglamak, gözlemek, gözetmek, saklamak, bekletmek…!

BKaKa : بقق : bir yerin sineginin çok olması, çok çocuk doguran kadın, boş bogazlık, sözü çogaltmak, gunnamak…!

TeVF : توف : hep aynı yere bakmaktan gözün kamaşması, al başına belayı, görememek, kamışmak, belermek, noksanlık, gecikme, ayıp…!

TeVKa : توق : degnegin egriligi, kurulmuş yayın kirişini kuvvetle çekmek, olgunun olaya dogru oluşumunda eksiklikleri hissetmek, yoklugunu duyarak geri gelmesini duymak, göz yaşı dökmeyi bırakmak, müthiş olanı beklemek, medeniyet özlemi, can atmak, hazırlık…!

TeFV : تفو : hoşa gitmeyen, hoş olmayan, degersiz, bayagı, boktan, berbat, çirkin, kötü…!

TeFF : تفف : birisine of sende diyerek horlamak, tükürmek, altetmek…!

TeKaV : تقو : TaKVa…! yapabilecegi işin altına girmek, hesabını kitabını bilmek, güç yetirebilmek, dayanıklı, donanımlı, yavuz, diri, berk…!

TeKaF : تقف : TeKiF…! kaçanın peşine düşüp kovalamak, nefesini ensesinde hissetirmek, hemen arkasında, ensesinde olmak, takip etmek, izlemek…!

SeKaF : ثقف : SaKıF…! kişinin yakın ve toplumsal çevresine üstünlügünü gösteren araçların tümü, silahla rakibiyle oynaşmak, rakibine karşı aşırı üstün olmak, çocuk oyuncagı, eli çabuk, becerikli, kültürlü, entellektüel…!

NVF : نوف : emziren deve, dişi develer, pembe beyazlık…!

NFKa : نفق : NiFaK – iNFaK – müNaFıK…! yola köprü ve tüneller yaparak düzleyip kısaltmak, her kişiyi otomobil sahibi yapmak, pahalıya maal etmek, gereginden fazla harcamak, yolu düzlemek, kısa yol, alt geçit, üst geçit, köprü, tünel, kestirme…!

NKaV : نقو : hastalıktan yeni kurtulmak, iliğini çıkarıp emmek, kaymagını yemek…!

NKaF : نقف : hafif ama şiddetli vurmak, bir vuruşta kapagını açmak, başını kırmak, fiskelemek…!

NKaKa : نقق : sert ve yumşak yer arasındaki sınır, kurbağa ötmek, ciyaklamak…!

 

VFKa : وفق : VaFıK – muVaFaKiyet…! bir süreçte iki farklı şeyin birbirine uyuşum saglayıp başarı oluşturması, hidrojen ve oksijen uyum sagladı ve su başarıldı, birliktelik oluşturmak, ahenkleşmek, bagdaştırmak, tutuşmak, çakışmak, tanımak, uyuşmak, zamanında, yerinde, uymak, uygun…!

VKaF : وقف : VaKıF – teVaKuF – muVaKıF…! kısa bir süreligine beklemek, beklemeye almak, dinlenmeye çekmek, zaman vermek, zaman tanımak, durdurmak, istop ettirmek, parketmek, alıkoymak, sekte, durak…!

FVKa : فوق : FeVK…! daha aşagıdakine göre bir şeyin üstte olma durumu, kötü degil ama iyide degil, iyi ama dahada iyisi olabilir, kötünün iyisi, iyiden daha iyi, en iyisi…!

KaVF : قوف : bir kişinin nesebini bilmek, iz takipi, izci…!

KaVKa : قوق : başının önündeki saçları dökülmüş olan, saçı dökük, dazlak…!

 

BTı : بط : kanatlı olup uçamayan, çakır kanat, gaz, ördek, tavuk…!

BZı : بظ : kalın hantal iri olanı ince hafif nazik etmek, zayıflıktan sonra semirtmek, karınca balı, akort ayarı, dolgunlaşmak…!

SeTı : ثط : ısırması çok acı veren bir böcek, kalçasız kadın, kılsız erkek, kıçsız, köse…!

NTı : نط : ayaklarla birden bire yeri teperek hızla yukarıya dogru atlamak, zıplamak, sıçramak, hoplamak, sekmek, zıp zıp…!

 

RSiL : رسل : ReSuL – RiSaLe – eRSeL – müRSeL…! dolmuş barajdan kontrolü su salınımı, sarkıtmak, salmak, yollamak, göndermek, bırakmak, peyderpey, gıdımgıdım, agıragır, yavaşca…!

RŞL : رشل : maRaŞaL…! üç meydan muharebesi kazanmış komutan, üç boyutlu kombinasyonu çözmüş karakter, ordünalyüs…!

 

KeKeB : ككب : KeKaB…! astroid kuşagı…!

KeDeB : كدب : bedeni benbeyaz olan dilber kadın, beyazımtırak, kar beyazı, beyaz ton…!

KeDeN : كدن : çalışma odaklı üstünlük, gecesini gündüzüne katıp çalışmak, dudak ısırtacak iş yapmak, köpeklemek, ineklemek, maraton koşmak, hep ileri hep ileri, iç karartısı, kurum, leke, pas, kir…!

KeZaB : كذب : KeZaB – teKZiB…! bir şeyin aslına benzetilerek yapılan sahtecilik, güvene dayalı dolandırıcılık, beklenmedik bir davranışla yanıltmak, ayartmak, uydurmak, sahtelemek, ötürüklemek, yalancılık, palavra, atmasyon, martaval, düzmece, asılsız, boşlaf, kolpa…!

 

DeDeB : ددب : rakibi analiz etmek için gözlemleyen gözcü, nöbetci, gözcü…!

DeDeN : ددن : çalgılı oyun oynama, çalsın sazlar oynasın herkes, tepinmek, adet, töre, örf…!

DeKeN : دكن : yıkanmayıp kirlenmiş elbise,  rengi bozarıp koyulaşmak, katlanarak kirlenmek, pislik üstüne pislik, katmerlenmek, kaşarlanmak, karaya kaçan, siyahımtırak, koyu, mat…!

 

ADe : عد : AD – ADDet – mADDe…! adım atışlarını arttırarak ileri dogru hızla gitmek, matematiksel işlemci, koşuşmak, saymak, yorumlamak, yarışmak, sayısalcı, istatistikci, adetci, numaraoloji, somutcu, adet…!                   

AZa : عذ : AZe…! zarara ugrama sonrası devreye sokulan yardım merkezi, egemen gücün himayesine girip güvende oldugunu sanan, bir işi hallettirmek için her daim bir yakın aramak, etek altına saklanmak, sıgınmak, afsunlamak, muska takmak,

GDe : غد : isabet etmeyen ok, zamanında degil erken gitmek, yarına atıp yarın yine aynısını yapmak, karavana atmak, hedefi tuturamamak boşa sallamak, erken gelmek,

GZa : غذ : besin degeri yüksek yiyecekle beslenmek, beslenmeyi abartmak, gıdalanmak, enerjisi fazla olmak, kusmak, kanamak, taşmak…!

 

ADeV : عدو : daima bardagın boş tarafını görmek, eksik görmek, eleştirisel, azımsamak, segirtmek, gündelemek, aleyhtar, karşıt…!

ADeF : عدف : azıcık ucundan, tadımlık, çeşni…!

ADeKa : عدق : elini kuyunun içine sokup bir şey aradı, sanı ile tahmini buluş yapmak, el yordamı ile aramak, çengel, kanca…!

AZaV : عذو : hava durumunun elverişli olması, mevsimin gerekliligi olan hava, hava saglamlıgı, benimsilemek, şartların olgunlugu…!

AZaF :  عذف : dil ucu ile azıcık tatmak, acısını ekşisini tatmak, azıcık zehir…!

AZaKa : عذق : salkımda son olgunlaşan bölüm, çocukların en sonuncusu, goruk tane, yaramaz, şimarık…!

GDaV : غدو : güne erken başlamak, sabahın ilk vakti, erken davranmak, erkenden yapmak, erken beslenmek, erkenci…!

GDaF : غدف : olanın olması gerektigi gibi olması, ortam yemyeşil oldu, kar çok güzel yagdı benbeyaz oldu, kararında kıvamında, yeterince…!

GDaKa : غدق : çeşmenin suyu bol ve tatlı olmak, alışa gelmişden daha bol ve çok olmak, top yekün işlerin güzel olması, harkülade, şahane…!

 

HaDe : حد : HaD – HuDut…! hoşa gitmeyen bir tutum ve davranışa karşı engel koymak, kırmızı çizgi belirlemek, ne geçmek nede geçtirmek, mesefe koymak, sınırlamak, kısıtlamak, gücenmek, hiddetlenmek, yalınızlaşmak, yalıtım, marj…!

HaZe : حذ : HaZe…! çizgileri keskin olmak, anında kesip atmak, anında çekip almak, öykünmek, keskin manevra…!

HıDe : خد : uzun adımlarla koşmak, derin ve uzun yarıklar, kanalize etmek, dost edinmek, metrese koşmak, akmak…!

HıZa : خذ : kendini bir başka şeyde görmek ve yakınlık kurmak, kendine yakıştırmak, idol oluşturmak, yanına almak, benimsemek, tutmak, juner, idol…!

CDe : جد : CeD – CuDi – CiDDi – eCDat – vuCuD – mevCuD…! çocuklar için yaşamak, gelecegi çok ciddiye almak, gelecek endişesi, jeneresyon, çagdaşlaşmak, tazelemek, yenilemek, modernist, reformist, pragmatist…!

CZe : جذ : isteklerinin etrafında pervane olup dolanmak, isteklerine güç yetirememek, taş kaldırmakta yarış etmek, çok hızlı koşmak, iki ucu ateşli değnek, yaglı hörgüç, tutunamamak, yetişememek, yetirememek, el elde baş başta…!

 

TeMTe : تمت : yenilmesine yol açan, yenilmek, kaybetmek, ölmek…!

SeMTe : ثمت : uyluktan koparıp ayırmak, gagırtarak ayırmak…!

SeMSe : ثمث : soguk soguk terlemek, kayıp gitmek, kaçırmak, sızmak…!

SeMN : ثمن : dört dörtlük degerlendirme, deger, paha, fiyat, oktav, sekizli, sekiz…!

 

HıBHe : خبه : onu hayel kırıklıgına ugrattı, geri plana çekti, göstermedi, söndürdü, sakladı, gizledi…!

CBHe : جبه : birini kış tedariksiz basmak, ayaklarından tavana asmak, alnının çatından darbe almak, yüzleşmek, alın…!

CSeHe : جثه : onu kökünden söktü, çıkardı, kopardı, söktü…!

CNHe : جنه : hayali dişi varlık, hülya, arzu, emel, dilek, peri, ütopya…!

 

VSaDe : وصد : evin girişine avlu yapmak, girişi korumak, eşşikten geçirmemek, tehlikeyi alıkoymak, dışarda tutumak, püskürtmek, karşı koymak, tardetmek, itmek, avlu, eşik…!

FSaDe : فصد : çizikten kan akması, çok az kanamak, kanamak, kanatmak, çizilmek…!

KaSaDe : قصد : KaSıD – KaSiDe…! akla ilk gelen, agızdan ilk çıkan, ne eksik nede fazla, ne semiz nede arık, isteyerek bilerek, iştah açıcı, esirgemeden, direk…!

 

AN : عن : yan çizmek, yan çevirmek, yarım yamalak, olsada olur olmasada olur, zorlanmak, zoraki, den, dan…!

GN : غن : GaNi…! gögün çok bulutlu olması, midede olanın agıza gelmesi, şerri hayra yormak, palazlanmak, zenginlik, varlıklı, sosyete…!

 

SiAL : سعل : cigerlerin sökülürcesine öksürmek, kara koncoloz, öksürük…!

SiGaL : سغل : ince ayaklı ve ince bedenli olmak, sıska, cılız…!

ŞAL : شعل : meŞALe…! büyük dalgalı duman ve is çıkaran ateş, yalazlamak, alevlenmek, ateşlenmek, alazlı ateş, meşale…!

ŞGL : شغل : meŞGuL – meŞGaLe…! emek karşılıgı yapılan iş, mesleksiz işci, vasıfsız işci, çalışmak, emekci, ev işleri, işci…!

 

SiBL : سبل : SeBiL…! bitkilerin meyveye tomurcuk sepelemesi, ekinin başak sepelemesi, selsebil, hızla ilerleme, çogalım, atılım…!

SiTeL : ستل : SiTiL…! tohumdan fide ve filiz çıkarmak, birbiri ardinca, peşi peşine çıkmak, tek sıra olarak yürümek, katarlanmak, patika yolu, geçit…!

ŞBL : شبل : çocugun bolluk içinde büyümesi, şehzade, aslan yavrusu…!

ŞTL : شتل : sık olan yerden söküp geniş bir yere dikim, fidanlamak, filizlemek, fide, filiz…!

ŞSeL : شثل : eli yüzü şismek, göz kapakları kabarmak…!

 

ŞE : شا : 0 ve 1 arası, A dan B ye, amaçda araç olmak, bir amaca ulaşmayı istemek, amaçda araç olmak, denemek istemek, amaçlanmak, dilenmek, araç…!

 

KeVR : كور : oturanları çifçilerden oluşan topluluk, ortak paydaları bir olan topluluk, ortak ihtiyaç kullanımı, palazlanma, sarmal, dolanırlılık, köylü, köy…!

KeVZe : كوز : topraktan yapılan su içilen en küçük kap, kepçe, bardak, ibrik…!

KeFiR : كفر : KaFiR – KüFüR – teKFüR…! tepeden tırnaga kadar silahlanmış kişi, barış için savaşan, güneşi balçıkla sıvamak, sıra sıra daglar, büyük nehir, kara çalmak, ziftlemek, çelişkide olmak, tezat, çelişki, savaşcı..!

 

FZıA : فظع : çok çirkin ve igrenç iş, halt etmiş, çirkinleştirmek, korkutucu, bombok, kabaca…!

KaTıA : قطع : bir bütünün defalarca bölünüp parçalanması, lime lime etmek, kullanımdan kaldırmak, çöpe atmak, kıymalamak, dogralamak, yontmak, lime lime…!

 

TıBA : طبع : TaBiA – TaBiAt, maTBA…! dogal kirlilik, dogadan kaynaklı, alışkanlıklar, kopyalanmak, kaçınılmaz, baskın, tabiat, huy…!

 

ALY : على : ALeY…! geçişli degilken bir ek katılarak geçişli duruma getirilen fiil, üstüne hareketle üstünlemek, başa çıkarmak, olana katarak, çekime ugratmak, ilavelemek, katkılamak, üstünlemek, oldurgan, oluşturan, maksimum, maksimal, azami…!

GLY : غلى : GaLaY…! bir şeyi oldugundan farklı göstermek, galyana getirmek, manüpüle etmek, fiyatını yükseltmek, abartmak, süslemek, kaynatmak, kışkırtmak, pahalılaştırmak, kösteklemek, yıkama yaglama, parlatıp cilalama…!

 

VLV : ولو : VeLeV…! velev ki, istedigin gibi olsun, hadi öyle olsun, o halde, hatta, hele…!

VLF : ولف : bir çok çeşitten birer parça alıp yeni bir birleşim oluşturmak, gurup halinde çoşkuya kapılmak, harmanlanmak, eklemlenmek, çıtalanmak, parlamak, kafadar, arkadaş, yoldaş, mozaik, liberalist, idialist…!

VLKa : ولق : ivme katmak, gaz vermek, hızlandırmak, süratlendirmek, dürtüklemek, yellemek…!

FLV : فلو : beklenmedik bir anda ve yerde uygun olmayan davranış, gümbedenek, pattanadak, şıppadanak, zıppadanak, birden bire, ansızın, larp, pot…!

FLKa : فلق : FaLaK – FaLaKa – inFiLaK…! kabugunu kırıp çıkmak, kabugunu kırmak, ortamını degiştirmek, tavan diregi, ortalamak, çıtlatmak, patlamak, kırmak, infilak…!

KaLV : قلو : alkali toprak bileşikleri, yagda pişirmek, ürünü mühürlemek, kızartmak, kavurmak, azınlıkcı, azınlık…!

KLF : قلف : KıLıF…! kabugunu soymak, agaç kabugu, meyve kabugu, kalafatlamak, soymak, sıyırmak…!

KaLKa : قلق : her daim olumsuzluk önceleyen bakış, kargaşa ve bunalımın yol açtıgı karışıklık, ses var görüntü yok, nüksetmek, yıpranmak, sarsılmak, ızdırap, telaş, sıkıntı…!

 

VLB : ولب : yılan vari kıvrımlı sürünerek ilerlemek, kıvrım kıvrım sokulmak, kıvrımlı, burmalı çivi, helezon, yiv…!

VLSe : ولث : kölesine ben öldükten sonra özgürsün demek, azıcık vurmak, çıtlatmak, yemlemek…!

FLTe : فلت : her şeyi bırakıp çekip gitmek, kapyı çarpıp çıkmak, gemileri yakmak, arkaya bakmamak, elden kurtulmak, dizginleri kırmak, kurtuluş, tüymek, kaçış…!

KaLB : قلب : KaLB – inKiLaB…! altını üstüne üstünü altına evirip çevirmek, ters düz etmek, madalyonun öbür yüzü, çerçevenin dışına çıkamamak, don biçmek, kalıpsallık, başkalık, katakülle, dolap çevirme, madik atma, kurnaz…!

KaLTe : قلت : söyleyip geçmek, üzerinde durmamak, kıt kanat, azıcık ucundan…!

 

VHeM : وهم : VaHiM…! kabul edilmiş olan üzerinde arıyormuş gibi oynamak, hesapta yanılmak, evhamlanmak, vehmetmek, baştan çıkartmak, ayartmak, fantazi, hayalet, hülya, halisülasyon, yapıntı…!

FHeM : فهم : algıda sonuçlandırılan anlayış, kurnazca yapılan yaklaşımlar, bilgiçlik, sezgilemek, hissetmek, anlamak, zeyrek, cingöz, açıkğöz…!

KaHeM : قهم : iştahın kaçması , ilginin azalması, odaklanmanın bozulması, bıkkınlık, bezmişlik…!

 

VFHe : وفه : kilise hizmetcisi, din görevlisi, haham, papaz, imam, müazzin…!

FVHe : فوه : içine aldıgı şeyi ögüten, ögütücü, yiyici, agız, boşluk…!

FKaHe : فقه : algılama alanını geçip anlamlandırma sürecine girmiş düşünce, kişilik oluşumuna başlamak, usulen bilmek, bilinçlenmek, anlamlandırmak, ögrenmek, bilmek, anlamak, ögrenci…!

KaFHe : قفه : onu durdur, beklet, tut…!

 

VKaM : وقم : yularını çekip durdurmak ve geri dönmek, başa sarmak…!

FVM : فوم : kültür bitkisi, emeksiz büyüyen, bugday, sarımsak, nohut, mercimek…!

FKaM : فقم : rakibine karşı daima üstünlük saglayan, tuttumu bırakmayan, çene…!

KaVM : قوم : ileri almak, öne çıkarmak, sahaya inmek, gündem yapmak, başlık atmak, öncelemek, sunumlamak…!

 

RB : رب : RaB – teRBiye, müReBiye…! potansiyel kapasite aralıgında getiri götürü genleşmesi, etkiden tepkiye tepkiden etkiye verilen ince ayar, ironi kinaye mecaz ima… bilfiil estetik barındıran her türlü espiri ile yapılan bilmece dolu arayış çalışması, yemek öncesi alınan iştah açar, az çok farketmeksizin, pedogojik egitim, genel kültür, eşit agırlık, birikim, donanım, egitim, damak tadı, perverdigar, bulamaç, açar, şire, kuantum…!

RTe : رت : harf yutarak konuşmak, sadece yararına olanı dillendirmek, diline dolamak, pelteklemek, demogoji, yaban domuzu…!

RSe : رث : çok kullanılmaktan yıpranmış, işlevselligini tamamlamış, miladını doldurmuş, ıskartaya çekilmiş, bir köşeye atılmış modası geçmiş, laçkalaşmak, köhne, atıl…!

RY : رٮ : bitki özünden elde edilen hoş koku, esans, parfüm…!

RN : رن : ses çıkartarak yanmak, cayırdamak, uğuldamak…!

ZeB : زب : yüksek basınç alçak basınç, gerekenden az gerekenden çok, kıllanmak, derin dalga, akım, amper, çük…!

ZeTe : زت : yağ sürmek, yağda bekletmek, kayganlaştırmak, yaglamak…!

ZeY : زٮ : gösterişli giyim, dış görünüş, kıyafet, giysi, üniforma, kostüm, imaj, sitil…!

ZeN : زں : ZeN – ZiNa…! süslenip püslenip sokaga çıkmak, dış görünüş üzerine oluşan birliktelik, cinsiyet pazarlamak, tuzaga çekmek, av aramak, avlanmak, hovardalık, zamparalık, kahpelik, metrosexsüel, albeni…!

 

RBB : ربب : gözetim altında tutmak, besiye çekmek, özel ders vermek, cam fanusta yetiştirmek, beslengi…!

RBTe : ربت : anasından saçlı ve dişli dogmak, yemeyip yedirmek içmeyip içirmek, sıvazlamak, gürbüz, paşa…!

RBSe : ربث : kişiyi işinden alıkoymak, yalpalatmak, sekteletmek…!

RBY : ربٮ : özel ders almadanda başarılı bir egitim sergilemek, çekirdekten yetişmek, bilge, bilgin…!

RTeB : رتب : RüTBe…! ihtiyacı karşılamak için birden fazla malzeme bulundurmak, tezgahlamak, araç sandıgı, takım çantası, yedekli, dizilim, sıralı…!

RSeSe : رثث : eski püskü, yırtık pırtık, paspal, pasaklı…!

RSeY : رثٮ : acıyarak ve koruyarak sevmek, sevgi pıtırcıkları, sevecenlik, yıpratmak, sindirmek…!

RYB : رٮب : güven vermesede ısrarla devam etmek, kuşkuyla beraber, işgillenmek, süphelenmek, güvensiz…!

RYTe : رٮت : net görmeyerek görmek, uzak görüş, gördügüm oydu…!

RYSe : رٮث : görüş zayılaması, işi gevşetmek, agırsamak, tavsamak…!

RNV : رنب : burun ucu, tavşan…!

RNY : رںٮ : sevdigine dikkatlice bakmak, görüşü kitlenmek, ırgalanmak, kitlenip kalmak…!

RNN : رںں : hayran olunana serenat yapmak, hayran olmuş bakış…!

 

ZeBB : زبب : üzüm fermantede köpürüp barlanması, köpürmek, köpük, bar…!

ZeBN : زبں : ZeBaNi…! pazarda ucuz mal arayan, satın almak isteyen, müşteri, alıcı, alış…!

ZeYTe : زٮت : sıvı durumunda bulunan her türlü yag yagdanlık,, zift, petrol, oil…!

ZeYN : زٮں : benzerlerinden daha güzel olan, güzelleştirmek, yakışıklı, keleş, kıyak, cici…!

ZeNB : زںب : deliklemek, delgeç, zımba…!

ZeNTe : زںت : güzelligine güzellik katmak, dikkat çekmek, görünürlülük artırımı, takılarla süslenmek, aksesuarlanmak, süs takıları…!

 

ABTı : عبط : gençiken sebepsiz yere ölmek, yalan kurgulamak, temelsiz, gerekcesiz, bogazlanmak, aptalaşmak, bön, ham, çig…!

ASeTı : عثط : dipsel akım, derinde yol alma, dere ortası, derinlemesine…!

AYTı : عٮط : yaygara koparmak, cıyaklamak, bagırmak, haykırmak, çıglık…!

ANTı : عںظ : kötü söz işittirmek, toplumda kargaşa çıkaran, prokovasyon, anaz, anti…!

GBTı : غبط : GıBTa…! digerlerine göre işi hem önce hemde iyi bir durumda bitirmek, biçilmiş ekin demeti, can çekintisi, gıbta etmek, imrenmek, acışmak, imrenti…!

GYTı : غٮط : teoridekini pratige geçirme alanı, deney alanı, ilk deneme, pilot bölge…!

GYZı : غٮظ : GaYZ…! pirince giderken bulgurdan olmak, babalara gelmek, sap gibi kalakalmak, hışıma ugramak, avcunu yalamak, kuduzlanmak, çıldırmak, azmak…!

GNTı : غںط : maGNeT…! manyetik, mıknatıs…!

 

HaSiM : حسم : birine bir nesneyi verip dururken o nesnenin bir kısmını vermemek, işi bitirdikten sonra tamamını ödemek, kesmek, kesinti, kesit…!

HaŞM : حشم : başkasının eline bakmak, eziklenmek, untangaç, sıkılgan, hizmetci, hademe, uşak…!

HıŞM : خشم : başa vuran keskin koku, yogun agır koku, bayıltıcı koku, solungaç…!

CiSiM : جسم : CiSiM…! ana hatları belirgin olan, karükatürize edilmiş olan, ilk etapta göze çarpan, çerçevesel, materyalist, fiziksel, cizgi…!

CŞM : جشم : bir mesafenin büyük kısmını almak, çogu gitti azı kaldı, sona dogru zorlanmak, gögüslemek için gögüs germek, son düzlük, emek çekmek, dirayet…!

 

NMV : نمو : dal budak salmak, boy atmak, gelişmek, büyümek, gürleşmek, kalkınmak, serpilmek…!

NMKa : نمق : yazıya desen katmak, çekici hale sokmak, göz alıcı, göz boyayıcı, ballandırmak…!

 

LV : لو : sanki, öyle olsada, yine aynı, degişen bir şey yok…!

LF : لف : iple sarıp ambalajlamak, sarıp sarmalamak, paketlemek…!

LKa : لق : birinin gözünü el ile oymak, yuvasından çıkarmak, gözünü çıkarmak, şakşakcılık…!

 

VFL : وفل : soyup sogana çevirmek, kabugunu almak, cıbıldatmak, soymak, sıyırmak, çıplak…!

VKaL : وقل : bir ayagını kaldırıp diger ayagı basmak, yokuş yukarı yürümek, ayagı salam basmak, saglamcı…!

FVL : فول : bir nesneye yada olaya ugur bezemek, totem, fal…!

KaVL : قول : söyleyenin açıklamasında dinleyiciye yorum yapabilme açısıda bırakan söylev, açılımı olan söz, ayırdımlı, tınmak, söylemek, görüş, söz…!

KaFL : قفل : bir açıklıgı örtmek için bir şeyi açık yerin üzerine getirmek, yamalamak, kapaklamak, çatmak, yamalık…!

KaKaL : ققل : daga çıkıp yükselmek…!

 

MVL : مول : MaVaL…! aileden olmayan, dış güçler, kazan kazan, vasıfsız iş gücü, paralı asker, misafir işci, entegre, finans…!

MFL : مفل : dalakalmak, dalgınlık, dalmak…!

MKaL : مقل : MiKaiL – MaKaLe…! yiyecegi bir evreden geçirmek, pişirmek, haşlamak, kızartmak, kavurmak, tarz ve ekol oluşturmak, agaç yagı, çitlenbik, meneviş, makale…!

 

SiMA : سمع : SeMiA…! kulak kabartma, duyma eylemi, dikkat çeken, sesi algılamak, dinlemek, işitmek, işitsel, ses…!

ŞMA : شمع : bal mumu ile bezenmek, şeffaf zırh, mumyalamak, yagmurluk, iç yagı…!

 

HaSiB : حسب : HeSaB – muHaSeBe…! daha öncede olmuşlugundan hareketle, evde yapılan hesap, kontrol edilebilir, yüksek ihtimalle, adetmek, sayısal deger, saymak, sanmak, hesap, sayı, ölçü…!

HıŞB : خشب : işlem görmüş odun, kereste, tahta, degnek, sopa..!

HaSiN : حسں : HaSaN – taHSiN – muHSiN…! biraz iyileşmek, ferahlamak, düne göre bu gün daha iyim, travmadan çıkmak, yeni bir güne dogmek, güzelleşmek, coşkunlaşmak, duyumsamak, açılmak, yakışıklı, güzel…!

HıŞN : خشن : HaŞiN…! kalite kaybı, deger yitirmek, bogazı tıkanıp hırıldamak, saldırganlaşmak, hayvanlaşmak, barbarlaşmak, sertleşmek, tıkanmak, maganda, kaba saba, kırıcı, kalın, sert…!

HaYN : حٮں : birden bire ortaya çıkan tehlikeli durum, kitlesel yıkım, çağ kapanışı, felaket, badire, afet, ansızın, bir anda, bir çırpıda, püf, tın…!

CSiB : جسب : bakkal hesabı, cifir hesabı, kılasik matematik…!

CŞB : جشب : iri çekilmiş bugday, iri çekim, kaba taslak…!

 

SiBDe : سبد : saçı kesip bıyıgı uzatmak, kendi bildigini okumak, bildiginden şaşmayan, otokrat, despot, zorba…!

SiTeZa : ستذ : bir dalda ileri gelen, usta, hoca, ögretmen, profösör…!

SiNDe : سںد : SeNeD…! sadece sözde kalmayıp belgeyede yansıtmak, güvence altına almak, ek delillerle desteklendirmek, arkalamak, berkitmek, dayanaklamak, dayanak, sened…!

SiYDe : سٮد : SeYiD…! danışmanlık, oymak başı, efendi, eşraf, otorite…!

 

KeL : كل : KuL – KüL – KöLe…! agır ve iri olan ama hiç bir işe yaramayan, çok konuşup hiç bir şey anlatmamak, çok güçlük çekerek sürekli çalışmak,  kör bıçakla yapılan kesim, aşırı yorgunluk, köpeklemek, yıgıntı, tümbek. külfet, köle, kul, kül…!

 

SaBHa : صبح : SaBaH…! sarhoşluk baygınlık gibi bir durumdan çıkmak, yeniden başlamak, sabahlanmak, ayılmak, uyanmak, aklık…!

DaBHa : ضبح : atın dört nala koşması, burnundan solumak, hışıldamak, hışımlanmak, küyündürmek…!

SaYHa : صٮح : parmak ucuyla göstermek, belirterek ünlemek, basbas bagırmak, haykırmak, ünlemek…!

DaYC : ضٮج : gürültü patırtı, tencere tava çalmak, kuru gürültü…!

SaNC : صںج : vurmalı çalgılar, sopa ile vurmak, zilli tef, zil, çan…!

 

HaDeR : حدر : katı zeminde oluşan yar yuvak, yokuş aşşagı yol almak, yardan kaymak, süratli iniş, yamaçtan kaymak, iniş…!

HaZaR : حذر : zarar verecek nesnelerden uzak durmak, tehlikeyi tanımak, bagra bagra gelene dikkat etmek, adımını dikkatli atmak, kaçınmak, çekinmek, sakınmak, ihtiyatlı, tembih, ihtar, ikaz…!

HıDaR : خدر : soguk basınç yüzünden duyu ve hareketin geçici olarak azalması, kapanmak, büzüşmek, uyuşmak, sinmek, tasavvuf, saofistike, narkotik, narkoz, kulübe, odacık, loca…!

HıZaR : خذر : sürüyü geriden takip etmek, dar görüşlü, tırnakcı…!

CDeR : جدر : bitkinin yerden pıtrak gibi bitmesi, yumru ve ur ile örülmüş duvar, duvar, konca…!

CZaR : جذر : üç sayısı dokuz sayısının cizridir, geniş ölçekte etkili olan, köktencilik, kare kökü, radikal, majör…!

 

HaKeR : حكر : HaKiR…! malları pahalı olsun diye biriktirdi stok etti sakladı, tekeli altına almak, toprak vergisi, matrabazlık etmek, tekelcilik, stokculuk, karaborsa, spekülatif, momopol, tekel…!

CKeR : جكر : şart koşmak, ısrar etmek, dayatmak, öfkelenmek, kızmak…!

 

BL : بل : kabul edilir gibi degil, sınanması gerekir, şaşılacak iş, bu gün yarındır demek, çarpıtma, işemek, ıslatmak, belki, lakin, yalınız…!

TeL : تل : kum yıgını, tepenin arkası, yakın gelecek, tül perde, höyük, tepe…!

SeL : ثل : toprak veya kum yıgınını el ile bir tarafa çalmak, önünü açmak, görünür kılmak, düzlemek…!

 

ETeY : اتى : çagırana gitmek, kucaga düşmek, varmak…!

ENY : اںى : bu işte benim çıkarım ne, bir işi yavaşa almak, ciddiye almamak, önemsememek, ertelemek, agırsamak, bencil…!

 

BV : بو : yavrusu ölen inegin sütten kesilmemesi için yapma yavru yapmak, şaşırtmaca, aldatmaca kandırmaca…!

BKa : بق : suyu agızdan püskürtmek, saçıp savurmak, tarumar etmek, püskürmek, püskürtmek, koku salgılayan böcek,…!

TeV : تو : yerle yeksan olmak, esamesi bile kalmamak, silinip gitmek…!

TeF : تف : agızdan tükürük çıkarmak, tırnak pisligini çıkarmak, tükürmek, çıkarmak, atmak, temizlemek…!

TeKa : تق : daha önce yaşanmış güzel bir şeyin tekrar olmasını beklemek, arzulamak, özlemek, umut etmek…!

SeF : ثف : kovsa bile peşine takılmak, takıntılı olmak, takılmak…!

SeKa : ثق : dayanak tutmak, kayıt altına almak, noterlemek…!

NV : نو : mal veya soysop ile övüşmek, çok güçlü fırtına, kasırga öncesi yel fırtınası, toronado, bora…!

NF : نف : şiddetle söküp savurup atmak, sürüp çıkarmak, sümkürmek, tıksırmak…!

NKa : نق : hep aynı yere vurmak, dırdır etmek, dırlanmak…!

 

BVKe : بوك : su çıkarmak için pınarın gözesine degnek sokup karıştırmak, çomak sokmak, yumurlamak, karıştırmak, gurcalamak, karma karışık…!

 

FKe : فك : bir birine sıkıça kavuşmuş olanı ayırma, görevinden alma ayırma, aralamak, çözmek, ayırmak, savmak, azil, def..!

 

LHeM : لهم : yenilen her hangi bir şeyi hızla yutmak, digerlerini her hususta geçen at, büyük lokma, büyük deniz, yutmak, okyanus, obur…!

 

BAL : بعل : karı koca olmak, sorumluluk almak, ödev ve görevleri arttırmak, evlenmek, çiftleşmek, sevişmek, agırlık, put…!

BGL : بغل : kısrak ve eşşegin çiftleşmesinden dogan, iki farklı idolojiye maruz kalan, melez, katır, kırma…!

TeAL : تعل : bogaz yangınlıgı, bogaz gicişmesi, gıcıklık…!

TeGL : تغل : bir işe pek dalmak, dibine inmek, pek sokulmak…!

SeAL : ثعل : dişler arası boşluk, diş çarpıklıgı, dizgisiz…!

NAL : نعل : ayagı korumak için giyilen, nallamak, ayakkabı, sandalet, pabuç, nal…!

NGL : نغل : evlilik dışı cocuk, birbirine düşürmek, veledi zina, piç…!

 

ALV : علو : emsaline üstün gelmek, kılıç ile vurmak, üzerine çıkmak, üstünlemek, yüceltmek, yükseltmek, aşırtmak, göksel, yücelik, zorbalık…!

ALF : علف : hayvana yem vermek, yemlemek, otlamak, beslemek, otlakcı, yem…!

ALKa : علق : ALaK – ALaKa…! bir şeyi aşagıya sarkacak biçimde bir yere iliştirip sarkıtmak, askıda tutmak, sarkaçlamak, askılamak, sarkıtmak, takılgan, keklemek, askı…!

GLF : غلو : bitki büyüyüp her yeri sarıp dolamak, bütçeyi aşmak, aşırılamak, abartmak, savurganlık, tutumsuzluk, pahalılık, aşırılık…!

GLF : غلف : GıLıF…! yumşak ve ince malzemeyle kaplamak, koruma altında tutmak, kabuk baglamak, zarlamak, gılıf geçirmek, gılıflamak, kaplamak, ambalajlamak, paketlemek, gılıf…!

GLKa : غلق : GaLK – muGLaK…! bir açıklıgı örtmek için bir şeyi açık yerin üstüne getirmek, anlama zarar verilmesin diye anlamı esrarengizleştirmek, açık kapatmak, yamalamak, kepenklemek, sırlarla örtmek…!

 

AFR : عور : AVaR – AVRat…! eyreti alıp eyreti vermek, elden ele gitmek, tek gözü kör olmak, utanılacak şey, yarım yamalak, çıplak…!

AVZe : عوز : lazım olan şeyi bulamamak, karnını bile doyuracak bir iş bulamamak, sefalet, yoksulluk, muhtaç…!

AFR : عفر : yeryüzünün ilk katmanı, toprak, toz serpintisi, toz…!

AKaR : عقر : avcı hayvanın avını ıssırınca avın mut olması, korkulan şeyin başa gelmesi, elin ayagın birbirine dolaşması, donakalmak, kısırlaşmak, dügümlenmek, kitlenmek…!

GVR : غور : oyuk ve çukur şeyin en alt bölümü, yerin dibine batmak, suyun en derin yeri, suda batmak, bogulmak…!

GVZe : غوز : zor olana yeltenmek, kasıtlanmak, gözlemlemek, aranmak…!

GFR : غفر : GaFuR – istiGFaR…! içerdeki pisligi kusup rahatlamak, edinimleride burakıp kapıyı çekip gitmek, gemileri yakmak, suçlamaktan bile vazgeçmek, güle güle demek, bagışlamak, vazgeçiş…!

 

RV : رو : ReVi…! Susuzluguna bir yudum su vermek, sulamak, kandırmak, geçiştirmek…!

RF : رف : RaF…! hafifce kıpırdatmak, pastel ton vermek, bi tık üste atmak, nüyanslamak, kıpmak, raf…!

RKa : رق : kaplumbag yürüyüşü, yavaş ve agır yürüyüş, ince eleyip sık dokumak, centilmen esareti, mayhoşluk, yumşamak, incelmek, parşömen, yaprak, yufka, kagıt…!

ZeF : زف : ZaF…! ilk defa deneyimleme heyecanı, heyecanlanmak, çabuk davranmak, hızlanmak, koşmak, atılmak…!

ZeKa : زق : kuş kısmının yavrusunu agzı ile doyurması, bebege ezip yedirmek, kolay yenir kılmak, beslemek, yedirtmek…!

 

SiHeM : سهم : SeHiM…! belirsizlikteki hisse pay, olursa alınacak olan, sırası geldiginde, denk geldiginde, katkıda bulunmak, hissadar olmak, kontenjan, nasip…!

 

VR : ور : VeRi…! yarayı deşmek, acıtarak açmak, kurcalamak, verilemek, veri…!

VZe : وز : VaZ…! karşısına mukabilini koymak, karşılayanını eşitlerse olur, koşul ve koşut koymak, şart oluşturmak…!

FR : فر : FıR – FiRaR…! hemen kavranmayan çözümü güç olan birçok ögeden oluşana sıvışmak, zor olandan tüymek, kaçmak, sıvışmak, tüymek, firar etmek…!

FZe : فز : korkutmak için yaklaştırmak, korkmasına yol açmak, ürkütmek, tedirgin etmek, reflexsini ölçmek, dayatmak, zora sokmak…!

KaR : قر : KaRaR…! bir şeyin en son yerleştigi yer, sakin havada çıkan kuru soguk, sıfırın altına düşmek, eksi derece, serinlemek, ılımanlaşmak, üşümek, sogmak, egleşmek, soguk, ayaz..!

KaZe : قز : pis ve kirli olandan uzaklaşmak, tiksinmek, igrenmek, uzaklaşmak, sakınmak, sıkılmak, bıkmak…!

 

SiV : سو : SeVi…! hiç bir özelligi olmayan, her zaman görülen, alışılmış olan, olagan, sıradan, düzlem, düzey, yüzey, düz…!

SiF : سف : SiF…! kılıç mesafesi, güç altında eziklenmek, inim inim inlemek, pişmanları oynamak, ahmakla yatmak, acındırmak, yerinmek, erimek, pırsmak, budalalık, sersemlik…!

SiKa : سق : SaKi…! nabza göre şerbet vermek, piyasa kuralları, sulamak, sevk ve idare, güdüm, saki…!

ŞV : شو : eti ateşte ızgara etmek, kızartmak, alazlamak, islemek…!

ŞF : شف : ŞiFa – ŞeFaF…! tatmin edici özellikte olan,dohal yollarla tedavi, ışık geçirmek, saydamlaşmak, sağaltmak, iyileşmek, saydam, şeffaf…!

ŞKa : شق : ısrarla parçalamak için yarmak, tam ortasından yarmak, çizgi şeklinde yarmak, çizik atmak, gagalamak, didiklemek, komprosör…!

 

EM : ام : EM – iMaM – ÜMMi…! dogmamış cocuga don biçme, umut baglama, istedigim gibi, disiplinize, kontrolör, disiplin…!

 

LN : لن : gelecek zamana burakmak, tavına gelene kadar beklemek, elastiki, gevşek, yumşak, esnek, acak ecek…!

 

VM : وم : ve işte olursa böyle olur, döşemek, paylamak, serzeniş, kınama, sitem…!

FM : فم : ağızdan ağıza solunum, ağızdan ağıza, ağız…!

KaM : قم : KaM – KaviM – KıyaM – KıyMet – KıyaMet…! ne var ne yok hepsini silip süpürmek, geride bir şey bırakmamak, sürenin dolması, oyunun bitmesi, davar otlaması, süpürmek…!

 

VSiKa : وسق : agır yüklü deveyi koşturmak, tısılamak, tısılattırmak, agır tonaj…!

VŞKa : وشق : hızlı koşan hayvan, hızlı koşmak, süratli, çabuk, kıvrak…!

FSiV : فسو : sessizce osurmak, yellenmek, ossuruk…!

FSiKa : فسق : FaSıK…! kabugunu parçalamak, zıvanadan çıkmak, en temel ilkeleri bile çignemek, gurup sexs yapmak, kahpelik, kaltaklık, orospuluk…!

FŞV : فشو : FaŞ – FaŞist…! ögle dagıldı ki tekrar nerden başlayacagını bilemedi, faş olmak, ipin ucunu kaçırmak, faşist, faş…!

FŞKa : فشق : istek ve sevinç için kapışmak, sevgi putuna esir olmak, sevindirikleşmek…!

KaSiV : قسو : zor odaklı inanç, zorluktan beslenmek, zorda kendini tanımlamak, taş gibi olmak, tolerans tanımamak…!

KaŞF : قشف : güneş altında kalıp rengi bozulmak, ciddiyette çirkin olmak, sararıp solmak, güneş çarpması, kemer sıkmak, güneş yanıgı, bozarmak…!

 

HaY : حى : HaY – iHYa – HaYat…! her bir organın diger organlarla uyum icinde odugu bir organizma, şehir kasaba köy birlekteligi, bütünlük oluşturan dirilik, tepeden tırnaga, iliklerinde hissetmek, alkışlamak alkışlanmak, diri, sağ…!

HıY : خى : çoklukla yapılan iş çalışma, birlikte iş yapmak, kardeş kadeş çalışmak, köy sandıgı, imece usulü…!

CY : جى : kendi yararına bir şey bulamamak, faydasız görmek, caymak…!

 

HaTeY : حتى : tersindende bir bak, üstün zıttı, ters yüzü, alt yapı, ayak ucu, geçmişi…!

HaNY : حںى : gerçek anlamından saptırmak, egip bükmek, çarpıtmak…!

HıBY : خبى : becerilemedigi için gizli kalan, derme çatma, alalade, yapmacık…!

HıSeY : خثى : sıgır tersi, küçük sıçmak, fışkı, tezzek…!

HıNY : خںى : fena lakırdı, kepazelik…!

CBY : جبى : iyisini kendine ayırmak, üründülemek, üğürtlemek…!

CSeY : جثى : CaSiYe…! parmakları ucunda diz üstü oturmak, çömelmek…!

CNY : جںى : CaNiY…! tüm ipuçlarının kendisini gösterdigi suçlu, kabahatli, suçlu…!

 

HaRB : حرب : HaRB – taHRiB – miHRaB – muHaReBe…! olup bitene çok kızan kişinin geneli karşısına alıp kızması, canı burnuna gelen, meydan okuma, serbest kürsü, hışım, kavga, dövüş, aksiyon, savaş…!

HaRTe : حرت : yüz yüze vuruşmak, birbirlerinin can damarlarına basarak knuşmak, pek sıkı ovmak, vuruşmak, tartışmak, atışmak, öfkelenmek, kızmak…!

HaRSe : حرث : HaRS…! topragı bellemek, ateşi maşa ile karıştırmak, bellemek, çapalamak, gurcalamak, kabartmak…!

HıRB : خرب : HıRBo…! işlemez ve yararlanılamaz duruma getirmek, işi bozacak davranışta bulunmak, işin içine etmek, kulagı kesik olmak, köreltmek, baltalamak, sabote etmek, bölücü…!

HıRTe : خرت : delikli bir nesnenin deliklerinden her biri, igne deligi, gözenekli, kalbur, süzgeç, elek…!

 

HaRN : حرن : bir işe nerden başlayıp nerede bitirecegini bilememek, eline yüzüne bulaştırmak, dik başlı, direngen, serkeş…!

HaZeN : حزن : HüZüN – maHZuN…! yersiz ve gereksiz olarak içe atılan sıkıntı, hüzünlenmek, efkarlanmak, kaygılanmak, tasalanmak, bedbah, depresif…!

HıZeN : خزن : HaZiNe…! degerli malzeme depolamak, hazin odası, stoklamak, yedeklemek, saklamak, yıgmak, stok, ambar, kiler…!

CRN : جرن : CeReN…! başa gelen kötü olaylardan ders çıkarmak, fersüdelenmek, kesbetmek, tecrübelenmek, övütmek, yıpranmak…!

 

LKeN : لكن : LaKiN…! çelişkili ve tutarsız iki kelimeyi birbirine baglamak, söylenen bir söze pek inanılmayıp şaşıldıgını anlatır, anlat anlat heyecanlı oluyor, somurdanmak, pepelemek, kaldı ki, ancak, lakin…!

 

FVHe : فوه : agzı geniş olmak, agız büyüklügü, her şeye söyleyecek lafı olmak, demek öyle…!

FKaHe : فقه : FıKıH…! kanun üzerinde bilgili, şeriat bilgisi, hadis bilgisi, ögretim bilgisi, tarihe ilim demek, ögrenim görmüş, profösör…!

 

LVN : لون : aynı cinsten olan varlıkların birbirinden ayırtan özellikleri…! renklendirmek, çeşitlendirmek, türlendirmek, katagori, sınıf…!

LKaN : لقن : bir anlatışta anlamak, tez anlamak, akıllı ve zeki olmak…!

 

RCA : رجع : RiCA – iRtiCA…! geri dönüşümlü yazılım, geriye yol almak, geçmişten beslenmek, tarihselci, dönüştürmek, korugan, gerici…!

 

HaN : حن : gerçekligi için beklenilmesi gereken, çarpıtmalar, çarpıtma, çarpık…!

HıN : خن : HaN…! ne oldum delisi, delicesine gülmek, güç sarhoşu…!

CN : جن : CaN – CaNlı…! bu gizemi ben çözerim, ödeyemeyecegi kadar borç almak, adranalin, heyecan, yeltenmek, üstlenmek, çırpınmak, çıldırmak, çarpıntı…!

 

HaRC : حرج : HaRiC…! genişligi az veya yetersiz olan, dar alan, dar görüşlü, içerde kalmak, tasmalanmak, darlanmak, kasılmak, sıkışmak, kapasite, kritik, ensiz, grif, dar…!

HıRC : خرج : HıRC…!  düz yüzey üzerindeki çıkıntı, kabarmış yer, pırtlamak, çıkarmak, çıkmak, kabarma, çıkıntı, gider, çıban, torba, haraç…!

CRHa : جرح : CeRaH…! bir sözün veya seçimin içindeki iyisini ve kötüsünü göstererek bozup çürütmek, organda oluşan yerel yara, rencide etmek yaralamak, zedelemek, çelmelemek, yarmak, yaralı, cerrah…!

CRHı : جرخ : davet edilmesine ragmen davete katılmamamak, dışarda kalmak, girmemek, gitmemek…!

CRC : جرج : bol gelip oynamak, laçkalaşmak, gevşek…!

CZeHa : جزح : kendi malından bir miktar bölerek vermek, kimseye dayanmaksızın vermek, beklentisiz vermek…!

 

AR : عر : AR…! irade dışı hareket, kuş pislemesi, altına kaçırmak, çırılçıplak, kaşıntı, pürüzlü, pötür, uyuz…!

AZe : عز : AZa…! ortamı hazırlamak, zemin hazırlamak, konuk etmek, misafir agırlamak, rahat ettirmek, destek olmak, yardım, perver, aza…!

GR : غر : ava giderken avlanmak, pirince giderken bulgurdan olmak, zarara yol acan istek, kıvırtmak, bantlamak, aldatmak, aldanmak, yanıltıcı, avantacı, dolandırıcı, düzenbaz, aldatıcı, aymazlık, duldu, kuytu, siper…!

GZe : غز : dolaşıklı yol, dolaşıklık, yanıltmaç, sancıtmak, sokmak, batırmak, labirent, çeltefilli, grif, muammalı bilmece bulmaca…!

 

MYHe : مٮه : sıvıya dönüştürmek, sıvılaştırmak, cıvıtmak, cıvık…!

 

DaL : دل : hoşa gitmek için yapılan davranış, kırıtkanlık, cilvelenmek, kırıştırmak, gösteriş, gösterge, mimikleme, flört…!

ZaL : ذل : degerini ayaklar altına düşürmek, deger kaybı, aşşagısamak, horlamak, azımsamak, aşagılık, bozum, döküm, yıkım…!

 

LMV : لمو : bir çırpıda hepsini almak, el çabuklugu ile almak, çaktırmadan toplayıp almak, gizlice almak, aşırmak…!

LMKa : لمق : bir kereligine yalamak, yazıyı yalamak, korkuluk…!

 

BLHe : بله :  yolu bilmeksizin rast gele yol almak, aptallıgı davranışlarında aşikar olma durumu, andaval, avanak, dangalak, budala, angut, gerzek, şapşal…!

TeLHe : تله : aklı gitmek, şaşkın olmak, afallamak,  şaşkın olmak…!

 

VLDe : ولد : VeLeD…! kuşaktan kuşaga, kuşaklar arası, yavrulamak, dogurmak, dogmatik, dogurgan, dogma, devlet…!

VLZa : ولذ : çabuk yürümek, hızlanmak, gaz vermek, hızlı…!

FLZa : فلذ : lime lime parçalamak, tel çekmek, ipliklemek…!

KaLDe : قلد : silah kuşanmak, yetki almak, taklitcisi olmak, üstlenmek, yansılamak, öykünmek, benzeşmek, gıyabında, emir eri…!

 

VAL : وعل : yamaçlarda yaşamak, daglarda dolaşmak, dag keçisi…!

VGL : وغل : bir işin içine girip o işte olanlara benzemek, içki masasına oturup sarhoş olmak, kelepçelenmek, baglanmak, aşırı gitmek, parazit, asalak…!

FAL : فعل : işlevli hale getirmek, etkinleştirmek, yapısal, kuruluş, çalışmak, etkilemek, etkin, aksiyon…!

KaAL : قعل : ucu sivriltilmiş ok, dag başı, zirve, sivri, uç…!

 

LKe : لك : LüK – LeKe…! baygınlıgı gidermek için yüzünü şaplaklamak, kendi kendini dövmek, dizini dövmek, joplamak, vurmalı, senfoni, kendi kendine…!

 

LTı : لط : LuT…! sızıntı yapan kaçakları sıvayıp tıkamak, kaçış yollarını kapatmak, çamurla sıvamak, izolasyon…!

LZı : لظ : LZı…! peşine takıldı ve bırakmadı, çetin huylu, devamlılık sergilemek, ısrarcı olmak, yanaz…!

 

FLKe : فلك : FeLeK – FiLiKa…! yuvarlak ve hareketli dalga, kız memesinin yuvarlak olması, yuvarlak, astronomi, yörünge, çember, çark…!

KaLTı : قلط : oradan buradan bulunan şey, devşirinti, çirkeflik, buluntu, alıntı, çirkef, bodur, cüce…!

 

HaSiR : حسر : HaSıR…! elinin altındakini bulamamak, gözünün önündekini görememek, çok açılmak, didinmek, köpeklemek, yorulmak, çöngelemek, yorgunluk, bitkinlik, bitap…!

HaŞR : حشر : HaŞıR…! her taraftan bir yere üşüşmek, rastgele doldurmak, genellemek, tıkıştırmak, haşarat, haşir, böcek kolonisi…!

HıSiR : خسر : HıSıR…! başarı gösterememek, başarısız olmak, işin içinden çıkamamak, ekside kalmak, zarara ugramak, kaybedenlerden olmak, yitirmek, eksikleşmek, kayıp, zarar…!

HıŞR : خشر : HıŞıR…! sofrada artık burakmak, ayak takımı, sofra döküntüsü, sürpüntü, artık, moloz, alçak…!

CSiR : جسر : CeSuR…! geçilmez denileni geçmek, cesaretlendirmek, yüreklendirmek, köprü kurmak, geçitten geçmek, atılgan, cesur, ilk geçen, star geat, geçit…!

CŞR : جشر : sabah oldu kapı açıldı hayvanlar meraya yayıldı, baharın ilk yetişen sebzeleri, turfanda, yenilenmek, yenilik, yeniden, yeni…!

 

MRR : مرر : dümdüz yaptıktan sonra döşemek, acı veren degişim, acı reçete uygulamak, sancılı geçiş, acı duymak…!

MRZe : مرز : parmak ucuyla yavaşca çimdiklemek, acıtmadan çimdiklemek, makas almak, hafifce vurmak, ayıplamak…!

MZeR : مزر : birazcık içmek, birazcık ısıtmak, iliklemek, çakır keyif, bitter, bira, boza…!

MZeZe : مزز : tadın ekşi ve tatlı arası olmak, mayhoş olmak, agızda kabarmak, sogurmak, emmek…!

 

RZeKa : رزق : RıZıK – eRZaK…! işlem görmüş yiyecek, uzun soluklu tedarik, kurmay asker, zenginlik, variyet, azzık, erzak…!

ZeRF : زرف : yara iyleşmeye yüz tutmuşken tekar azmak, sıçramak, zıplamak, azmak, zürafa…!

ZeRKa : زرق :  apışıp kalmak, mosmor morarmak, gögermek, mavileşmek, lacivert kesmek, morarmak, enjeksiyon, enjekte, kangren…!

 

BSeY : بثى : herkesi her vakit öven, şimarık, şakşakcı…!

BNY : بںى : kas yapmak, vucut geliştirme, eti arttırma, besicilik…!

TeSeY : تثى : agaçtan şire almak, şire…!

TeNY : تںى : agırdan almak, acele etmemek, mıymıntılanmak…!

TeSeY : ثتى : kırılmasın diye aralara konan saman, aralamak, tüllemek…!

SeNY : ثںى : üst üste kat biçiminde bükmek, iki ker yapmak, ikilemek, yenilemek, tekrarlamak…!

 

HaL : حل : HaL – taHLiL – maHaL…! donmuş nesneyi eritmek, dügümlü baglı bir şeyi açmak, halletmek, çözümlemek, çözünürlülük, helalzadelik, ayrıştırmak, analiz, tahlil…!

HıL : خل : HıL – HeLaL…! çamaşırı sabun kullanarak kirinden pisinden arındırıp kurtarmak, içinde hiç bir şey bulunmayan, pis olandan panzehiri ile kurtulmak, boşalmak, çıkarmak, dökmek, atmak, helal…!

CL : جل : CL…! benzerlerine göre öne çıkan, boşa çıkmak, emekli olmak, tecrübeli olmak, hava almak, gezinmek, oturaklı…!

 

VRB : ورب : köhneleşmesine ragmen hala taraftara sahip olan, dolanbaçlı dolaşık canavar ini, hile ile öne geçmek, teknolojik ilerleme, çagdaşlaşmak, postmodern…!

VRSe : ورث : VaRiS – VeRaSet…! içinde bulundugu hücrede özel bir etkisi olan kalıtımsal öge, nesilden nesile aktarılan, evladiyelik, kalıtımsal, gelenek, töre, gen…!

VZeB : وزب : kılcal damar kan akışımı, nono akım, tel akımı, telgraf…!

FRTe : فرت : elden kaymak, elden kurtulmak, sıvışmak…!

FRSe : فرث : FeRS…! dışkının fayda sagladıgı alan, tezzek, gübre, amonyak, bal, süt…!

KaRB : قرب : aKRaBa…! ilgi duymak, yakınlık kurmak, civarında dolaşmak, iletişime gecmek, yakınlaşmak, yakıştırmak, yaklaşım…!

KaRTe : قرت : kabuk baglamak, pıhtılaşmak, buz kesmek, kartlaşmak, sertleşmek, katı, buz…!

KaZeB : قزب : hem karada hemde suda yaşayan hayvanlar, peklik, amfibik…!

 

SaLHa : صلح : SaLiH – SuLH – ıSLaH…! zaman aşımına ugramış olanın özünde iyi oldugunu saglamlamak, bozulmuş yıpranmış eskimiş bir şeyi onarmak, faydalandırmak, kötü gidişata dur demek, bataklıgı ıslah etmek, saglama yapabilmek, özünle barışmak, uzlaşmak, uygunlamak, uyarmak, barışmak…!

SaLHı : صلخ : duymasına ragmen işitmeyen, benligine kapanmış, sagır, bencil…!

SaLC : صلج : tüm yetkileri tek bir yerde toplamak, topuz, külçe, koza…!

 

BVSi : بوس : yetki alanında kibirlenip ezziyet etmek, yetkilerini çıkarına kullanmak, sert bir şekilde öpmek, istismar etmek, haşin olmak, öpücü…!

BVŞ : بوش : çıkar amaçlı guruplaşmak, mafyalaşmak, kuru gürültü, içi boş kalabalık, avam birlikteligi, hergeleler toplulugu, çete…!

TeVSe : توس : bir şeyin öznesi, çıkış noktası, tabiat, töre, töz…!

NVSi : نوس : askıda sallanmak, sarkaçlanmak, sallanmak, pandadif, askı…!

NVŞ : نوش : çabuk kalkmak, hemen atlamak, eriştirmek, erişmek, bitişmek…!

NFSi : نفس : NeFiS…! yerli yersiz istem, kadının logusalık dönemi, istemek, istem, psişik, ruhsar…!

NFŞ : نفش : yünü veya pamugu ditmek, didik didik kabartmak, podufuklamak, kabartmak, ditmek…!

NKS : نقس : zil takıp oynatmak, maskaraya almak, dalga gecmek, ayıplamak…!

NKaŞ : نقش : NaKıŞ…! küçük darbelerle inim inim inletmek, oyum oyum oymak, ince ince işlemek, türlü renklerle bezemek, nakışlamak, motiflemek, kazımak, oymak, gravur…!

 

DaHa : دح : gönül okşamak, yüzüne gülmek, büyüterek büyüleme, kafaya vurmak, kompliman, koltuklamak, yaglamak, övmek, pof pof…!

DaHı : دخ : çok zorlanmadan dolayı duman çıkarmak, kahretmek, kahrolmak, perişanlık, tütmek, duman…!

DaC : دج : güneş ışıgı ile aydınlanmayan, gün yüzü görmemek, yalpak yalpak yürümek, yalpaç, arkın…!

ZaHa : ذح : el ayasıyla vurmak, istedigini almak, tek taraflı, kıymıklamak, haşin, despot, dikta…!

ZaC : ذج : uzun bir ayrılık snrası evine gelmek, seferden dönmek, su içmek, yudumlamak, yudum…!

 

 

 

 

MaNTıK NuTKu =

 

geri adım atmaksızın mıntıka oluşturmaya aynen devam… ortama zaman tanıyarak… açıkla bilinenin daha kolay oldugunu yerinde sayıp hoplayıp zıplayanlara… ters mühendislikde olmaz TANIMLAMA… ve işte TANIMLANANIN iz ve işaretleri, yerinde sayıp hoplayıp zıplayarak olunmaz ReSüL yapamazsın o ters mühendisligi… ve işte bu TANIMLADIKLARINIZDAN daha kolay olanı…!

kendi ortamında mıntıka oluşturmayan sahte fasondan çıkamaz kalabalıkların narkoz etkisindenki o candan… ancak göreceler zorlanır yan çizer sıradanlıkta meşgul oldugu TANIMLAMALARDA… kendi kalabalıgında zehirlenir  olasılıkların teori piratiginde… egemen gücün kalabalıklara kurdurdukları kanun ve yasalarla onadıklarında… sonra gelsin çelişkilerin peşine takılmaların takıntıları olan yüceltmeler… kalabalıkların kalıbsalcılıgındaki vahim sonuçlar… olamayacak algıda kaldıgın sürece anlamlandıran düşünce…!

ve işte geri adım atmaksızın, kalabalıkların merdiven altında ürettikleri ucuzlukcu ZeBaNilerine, gerekcesiz dipselliklerine, başkasının eline bakan kalabalık eziklerine… ve işte kendine açıklanan sözü işitenlerde olmamalı kalabalıkların sözde açıklamaları, kalabalıkların olasılıklandırmaları, öncede olmuşlugundan hareketle, senetlenmeliydi o önceden olma hareketler… boş fos kul gezintisi o, kalabalıkların galibiyeti kalabalıklara… ortamın üzerine koyarak ilerlemeleri ancak  kalabalıklarla yokuş aşşagı yol almaları, kalabalıkların kabülleri, TANIMLADIKLARINa ATAlarının çomak sokup gurcalayarak ayrıştırdıkları…!

ve işte geri adım atmaksızın, kabul etmelerine ragmen kalabalıkların yapamadıklarında… yamalıklı vazgeçişlerle olmaz kümelenme ters mühendislik TANIMLAMALARDA… olmaz kuvvet kalabalıkların başlıkladıkları sloganlarında… ve   kalabalıkların merdiven altında ürettikleri ucuzlukcu zebanilerine dogrulattıkları vahim sonuçsallıkların büyüklenmesinde… alışıla gelmiş sıradanlıkların kalabalıklardaki galibiyeti vazgeçiş olmaz kalabalıklara… imamlarının sorguda olduramadıgı vazgeçişler kalabalıklara gelmez… gevşetilmiş vazgeçişler TANIMLADIKLARINDA kalabalıklara uygun düşmez… kendince TANIMLADIKLARI  olamaz  devrimsel HeDiYe… ortam silip süpürecek ortamda kalabalıklar halinde gurup sexs yapanları…!

ortamın degişkenlerinde açılım getir sözlere olmaz öyle kısa yoldan yüceltmelerle onanan sorunsallı ters mühendislikle TANIMLAMALAR derme çatma alalade öne çıkarmalarla… ve işte TANIMLANAMAZ uzun soluklu yeterlilik hazinesi, ortamda hedef koymak ve kendi kendinle yarışmak… ve bilinememezlikde çıtayı yükseltip rekor yenilemek… ve olasılıklandırma yapamayan ortamın kısa yolcularında olmaz algıdan çıkıp anlamlandırma…!

açıklamaları gevşetip dönüştürenlerde henüz oluşmayan o ortam medeniyeti oluşturmaz buhulanmayı canlı yaşamında …. bilinmezlikteki yanıltmaçları o onaylar… bilinmezlik yerlerde sürünüyor… ve işte TANIMLANAMAZ … ortamın zeminini konuk ederek o hazırlar… ve işte ters mühendislik o… ve işte hepsini alıp barındıran saglam metin… ve işte olasılıklandıramayanlar ortamdaki kısa yolcular… olumsuzlanacak alanda açılan imge iz işaret…!

kamu görevlisi o nebi ortam dinine  degişkenleri onaylatır… olamaz yol yordam bilmeyen afallamış siz kümelerde,  sonradan görme sonradan olma yapışkan kümelerde… ve işte olamaz dogmatik dogmalarla kümelediklerinizde an itibarı ile erkek çükünden TANIMLADIKLARINIZLA… ve işte onayıp yapılandırdıgınız egemen gücünüzün çarkı felegi kalabalıklarınızda… ortam hasarlı permeperişan… ve işte kısa yolcu köprücülerin onamaları… nasıl mosmor morardılar ama kümeciler onadıkları kabüllerinde… kendi savcılarınıda icad ettiler kümeciler… ortam gümledi mat … ancak potansiyel kapasite genleşmesi olmayanda yoksa bilinmezlik… hürriyet veren kamu faydasına çalışan nebi… henüz daha oluşmadı öne çıkan yakınlaştıran yaklaşım, ancak rast gelip denk gelirse… ve işte olasılıklı manalandırma… ortamdan uyarlamalı uygulayıp saglamalı… ve işte zamana bırakılıp ötelenip tehir edilen TANIMLANAN istemden istekli… geri adım atmadan aynen devam katılaşmış sert olanı eritmeye…!

ve işte bu TANIMLADIKLARINIZIN haberi… her kim ameleligini masaya yatırırsa…!