11 – ADaB …!
rtfSndPly*100.1*
~~100.1~
وَالْعَادِيَاتِ ضَبْحًا~ ~ ~
rtfSndPly*100.2*
~~100.2~
فَالْمُورِيَاتِ قَدْحًا~ ~ ~
rtfSndPly*100.3*
~~100.3~
فَالْمُغٖيرَاتِ صُبْحًا~ ~ ~
rtfSndPly*100.4*
~~100.4~
فَاَثَرْنَ بِهٖ نَقْعًا~ ~ ~
rtfSndPly*100.5*
~~100.5~
فَوَسَطْنَ بِهٖ جَمْعًا~ ~ ~
rtfSndPly*100.6*
~~100.6~
اِنَّ الْاِنْسَانَ لِرَبِّهٖ لَكَنُودٌ~ ~ ~
rtfSndPly*100.7*
~~100.7~
وَاِنَّهُ عَلٰى ذٰلِكَ لَشَهٖيدٌ~ ~ ~
rtfSndPly*100.8*
~~100.8~
وَاِنَّهُ لِحُبِّ الْخَيْرِ لَشَدٖيدٌ~ ~ ~
rtfSndPly*100.9*
~~100.9~
اَفَلَا يَعْلَمُ اِذَا بُعْثِرَ مَا فِى الْقُبُورِ~ ~ ~
rtfSndPly*100.10*
~~100.10~
وَحُصِّلَ مَا فِى الصُّدُورِ~ ~ ~
rtfSndPly*100.11*
~~100.11~
اِنَّ رَبَّهُمْ بِهِمْ يَوْمَئِذٍ لَخَبٖيرٌ~ ~ ~
1 – Soluk soluğa koşan (at)lara andolsun, rtfSndPly*100.2*
2 – (Tırnaklarıyla) Ateş saçanlara, rtfSndPly*100.3*
~ ~ ~
3 – Sabah vakti baskın yapanlara. rtfSndPly*100.4*
4 – Derken, orada tozu dumana katanlara, rtfSndPly*100.5*
5 – Bununla bir (düşman) topluluğun orta yerine kadar dalanlara. rtfSndPly*100.6*
6 – Gerçekten insan, Rabbine karşı nankördür. rtfSndPly*100.7*
7 – Ve gerçekten, kendisi buna şahiddir. rtfSndPly*100.8*
~ ~ ~
8 – Muhakkak o, mal sevgisinden dolayı (bencil ve cimri tutumundan) çok katıdır. rtfSndPly*100.9*
~ ~ ~
9 – Yine de bilmeyecek mi? Kabirlerde olanların ‘deşilip dışa atıldığı,’ rtfSndPly*100.10*
10 – Göğüslerde olanların derlenip devşirildiği zamanı? rtfSndPly*100.11*
11 – Şüphesiz, o gün Rableri, kendilerinden gerçekten haberdardır.
11 – ADaB …!
~~100.11~
ٯ ا لعد ٮٮ صٮحا ٯا لمٯ ر ٮٮ ٯد حا ٯا لمعٮر ٮ صٮحا ٯا ٮر ں ٮه ٮٯعا ٯٯ سطں ٮه حمعا ا ں ا لا ٮسں لر ٮه لدم د ٯ ا ٮه على ڪلط لسهٮد ٯ ا ٮه لحٮ ا لحٮر لسد ٮد ا ٯلا ٮعلم ا د ا ٮعٮر ما ٯى ا لٯٮر ر ٯ حصل ما ٯں ا لصد ٯ ر ا ں ر ٮهم ٮهم ٮٯ مٮد لحٮر ~ ~ ~
KavRaM SöZLüK =
ADaB : عدب : ADaB…! kuralları benimsemese dahi toplum kurallarına uyan, sinir uçları alınmış olan, sinirlenmeyen…!
AZaB : عذب : AZaB…! tatlı tatlı uyutmak, nabzına göre şerbet vermek, şekerli içecek, serumlamak, tatlandırmak, şekerlemek, tatlı sert, serum…!
GZaB : غذب : GaZaB…! tatlı su balıkları, sazan olmak, sazan…!
VLM : ولم : hedefine ulaşmak, şölen kurmak, parti yapmak, toy…!
FLM : فلم : FiLiM…! agzı geniş kuyu, büyük tarak, büyük iş, büyük prodoksiyon…!
KaLeM : قلم : KaLeM…! iklime alıştırmak, uyum süreci, adaptasyon, yoklama yapmak, budamak, yontmak, yonmak, aşılamak…!
MRB : مرب : egitim alanında ugraş veren, pedegog, perverde…!
MRTe : مرت : püre yapmak, üzemek…!
MRSe : مرث : suda ıslatıp gevşetmek, agızda iyice yumşatmak, emerek yemek…!
VDeC : ودج : hayvanı şah damarından kesmek, boyun damarı…!
VZaHa : وذح : şiddetli ve sert adımlarla yürümek, koruma tutmak, çakıldak tutumak, arkasına güvenmek…!
FDaHa : فدح : bir kimseyi çok fazla borca sokmak, borçlandırıp emir eri yapmak, işi griftar etmek, agır yük, agır kayıp, felaket…!
KaDeHa : قدح : bir kimsenin ırzına ve namusuna göz koyup yıldırmak için taşlamak, elde etmek için herşeyi mübah saymak, çanaklamak, kıvılcım saçmak, çakmaklamak…!
ARB : عرب : ARaBa…! çok şiddetli akan nehir, çaglayan, çılgın, çoşkun, cümbüş, şevk, neşat, keyif, rafting…!
ARSe : عرث : bir nesneyi ele alıp ovmak, ovalamak…!
AZeB : عزب : eşini bulamamış, evlenmemiş erkek, karabaş, kartoloz…!
GRB : غرب : GaRiB – GuRaBa – GuRBet…! medeniyeti başka yerlerde aramak, çagdaşlık peşine düşmek, göçmenlik, yaban elleri…!
GRSe : غرث : şaka götürmemek, benzi bozuk, açlıga ugramış, gayri ciddi, açlık…!
BVA : بوع : bir şey vermek için elini uzatmak, açık adım atmak, uzanmak, uzamak, kulaçlamak, kulaç…!
BVG : بوغ : kan beynine sıçramak, yüksek tempo, yüksek tansiyon, zorlama, spor…!
BKaA : بقع : eksik kalmış, alacalı bulacalı, yarım yamalak, yamalıklı, lekeli, benekli…!
SeVA : ثوع : sarkıntılık etmek, sarkmak, akmak, yürümek, cıvık…!
NVA : نوع : NeViA…! bir şeyi çeşitlendirmek, türlü türlü, katagorize, sınıf, çeşit, tür, tip…!
NFA : نفع : NeFeA – meNFeAt…! yalınız kendi çıkarını düşünen, duruma göre davranan, her telden çalan, ayak uyduran, avantaj saglamak, kullanmak, yararlanmak, çıkarcı…!
NKaA : نقع : suyu lıkır lıkır içmek, suya banmak, kanmak…!
VSiTı : وسط : VaSaT…! her tarafın karlı çıktıgı alış veriş, arada buluşmak, arayı bulmak, aracılık, olagan, dogal, standart, bel…!
VŞTı : وشط : biz ve pim kullanarak yarmak, çekirdek kırmak, kamalamak, kama…!
KaSiTı : قسط : KaSıT…! pastadan herkese eşit pay dagıtmak, dogal afetlere oluşturulan kestirme çözüm, eşit paylaşım, yüzeysel çözüm, geçici çözüm, üleştirmek…!
KaŞTı : قشط : bir nesnenin üzerindeki pürüzleri sıyırmak, pasını atmak, törpülemek, rendelemek, kazımak…!
ŞTıN : شطن : tencerenin dibi tutmak, yüksek ateşte pişirmek, yemegi yakmak, dibine tuturmak, yanmak, yakmak, kazıntı…!
BSiN : بسن : sindirim proplemi olan, düzensiz beslenme, katı hacetli, zavallı, kabız…!
LZe : لز : bir şeye zorlamak, ite ite yapıştırmak, sıkıştırmak, yapıştırmak, zoraki, ite kaka…!
KeMDe : كمد : gelişi güzel sarılmış sargı, beklentileri karşılamamak, acınacak halde olmak, rengi solmak, kaşarlanmak, çöküntü, depresyon…!
KeMKe : كمك : nesnenin hepsini yalayıp yuttu, somurdu…!
KeLTı : كلط : ölçek, referans, baz…!
KeLZı : كلظ : seke seke, sekmek, sekme…!
SiHeDe : سهد : gece yatınca uyuyamamak, uykususuz geçen gece, üzüntüden uyuyamamak, uyuyamamak, sayıklamak…!
ŞHeDe : شهد : derinligi olan resim, manzarasına doyum olmamak, damıtılmış, damıtma, tablo, bal…!
HaB : حب : HaBiB – muHaBet…! kendisiyle yakın ilişki kurulmak istenene yürümek, diz üstünde yürümek, hedefe kitlenmek, sevgi duymak, hayranlık, begeni, sevgi…!
HaTe : حت : rakibi kollaayıp bir anda yere çalmak, zamanla aşınmak, fırsatını beklemek, aşınmak, erezyon…!
HaSe : حث : acele etmesi için sıkıştırmak, hırslandırmak, kışkırtmak, ayartmak, gazlamak, fitlemek…!
HıB : خب : atın kısa adımlarla yürümesi, otun kabarması, lenk yürümek, eşkin gitmek, çapmak, küp…!
HıTe : خت : bir nesneye noksan ulaşmak, tüme varamamak, tümden gelememek…!
HıSe : خث : kolay tutuşucu yakıt, odun kömürü, çer çöp, talaş…!
CB : جب : gündemden düşürmek, yürürlükten kaldırmak, rutine baglamak, sıradanlaştırmak, gereksizleştirmek, feshetmek, lagvetmek…!
CTe : جت : davarın semizligini anlamak için sırtını yoklamak, el yordamı, püf noktası…!
CSe : جث : eğip zorlayarak çıkartmak, kökünden sökmek, kanırmak…!
LHaB : لحب : eti kemikten ayırtmak, arıklatmak, elektrot, elektroliz…!
LHıB : لخب : şamar vurmak, tokatlamak, çarpmak…!
LCB : لجب : ortamı velveleye vermek, her kafadan bir ses çıkmak, hengame, curcuna, kargaşa, çıngar…!
SiDeDe : سدد : arızayı giderip düzeltmek, kaçagı gidermek, borcu ödemek, sorunu çözmek, hesabı kapatmak, gideri tıkmak, kapak, tıkaç, tıpa…!
ŞDeDe : شدد : ŞiDeD…! çok üzerine düşmek, zıttı ile pekiştirmek, sıkıştırmak, baskılamak, berkitmek, dinç…!
ŞZaZa : شذذ : kural dışılık, devrik cümle, anormal, ayrık…!
VLE : ولا : ve işte degil, ve işte bu bile degil…!
FLE : فلا : yerine oturmuyor, çok bol, laçka…!
KaLE : قلا : zorlamalı çıkarım, ite kaka oturtturmak…!
BAR : بعر : faydalınalın hayvanların dışkısı, fışkılamak, sıçmak, tezzek, bok…!
BGR : بغر : hayvanların bile içmedigi su, mikroplu su, hasta eden su…!
TeAR : تعر : bedenini pazarlayan dişi, cinsel obje kullanımı, çıplaklık, striptiz…!
TeGR : تغر : bir biçimden başka bir biçime girmek, başkalaşmak, degişim, başkalık, mutasyon…!
SeAR : ثعر : benekli sivilceler, siğillenmek, siğil…!
SeAR : ثعر : damaktan diş çıkması, içerden oyarak çıkmak, kertiklemek, kertmek, oyuntu…!
NAR : نعر : gerekliligini onatmak, genizden konuşmak, damardan kan fışkırmak, yaygara koparmak, naralamak, zırıldamak…!
NGR : نغر : için için kaynamak, tencere fokurdamak, haykırmak, kızmak…!
NGR : نغر : toplumu birbirine düşürmek, ayaklarının altını kazmak, gıdıklamak…!
ABR : عبر : iBRet…! üst düzey bir başarı sonucu dökülen göz yaşı, ders çıkarma, aşmak, aroma, ibret…!
ATeR : عتر : ilaç olan ot, zikirin başı…!
ASeR : عثر : yürürken ayagı takılmak, ayagı kaymak, tökezlemek, sendelemek, kösteklenmek, sürçmek, gaf…!
GBR : غبر : GeBeR…! zaman bakımından geride kalmış, toza bulanmış, bozarmak, geçmişin tozu, kalıntı…!
GSeZe : غثز : gaza gelip ortalıgı dagıtmak, gönüle bulanmak, heyecana kapılmak, pürüz çıkarmak, ayak takımı, bagrışmak…!
HaSaL : حصل : HaSıL – HaSıLat – taHSiL – maHSuL…! işlem sonucunda ortaya çıkan kazanım, sermayesi çıkarıldıktan sonra geriye kalan, katma deger, kazanım, arttırım, bileşke, hasılat…!
HıDaL : خضل : dönemi oluştukca tekrar yapılan iş, yapmaya alışkanlık oluşturan iş, tutam, perçem…!
VN : ون : vızıltı…!
FN : فن : FeN…! karıştırarak bir başka biçim oluşturmak, zor olanı becermek, tımarlayıp binmek, sıvazlamak, gelip geçici, geçici çözüm, teknoloji, fen…!
KaN : قن : toprak beraberinde alınıp satılan işci, olmazsa olmaz ama degersiz, karavaş, bende, maraba, köle, kul, eşantiyon…!
SaDaR : صدر : ben burdayım demek, üstün yanlar, öne çıkan, göze çarpan, gögsünü kabartmak, gösteriş, gögüs, meme…!
MBeDe : مبد : dogma kanun, prensip, dogma, doktrin kural, düzgü…!
MBeZa : مبذ : rekor kırma, yenme, kazanma, üstün gelme…!
MTeDe : متد : etraflı, ayrıntılı, kapsayıcı, serili…!
MSeDe : مثد : çöl bitkisi, bataklık gülü…!
MNDe : مند : agır koku, düşman kokusu, törenlerde yakılan kokulu agaç…!
MNZa : منذ : dan beri, o zamandan beri, geçmişten bu güne…!
SeMDe : ثمد : elde anılardan başka bir şeyin kalmaması, az su birikitisi, son damla…!
VMDe : ومد : rüzgar durgun sıcak ise pek şiddetli olmak, sıcak gece…!
VMZa : ومذ : gün ışımak, gün agırmak, loşlaşmak, ağarmak…!
KaMDe : قمد : boynu iri ve kalın olmak, kalkık duran, kalkık…!
MaNTıK NuTKu =
Ve işte şekerlemeli serum almışları uyandırmaya… filimin seneryosuna varis olunların şah damarını kesmeye… şölen garibin uyanışında… gününü kurtarmaya takıntılı olup yalınız kendi çıkarını düşünüp her telden çalanlara, her kesimin pay aldıgı vasat bir alış verişe takılıp eşitlik adı altında toplananlara…!
Kendi bilinmezliginde aramak, oluşturmaz o potansiyel kapasite genleşmesini, beklentileri karşılamaz… ve işte o kendince yüceltip üstünlemeyi refaras olarak baz alması… olmaz böyle bir damıtma gözlem şahadet… ve işte o kendince olmaz hedefe yürümek… ortamın hatır gönül ilişkili saçaklamasında arıza giderilmez açık kapanmaz…!
ve işte hiç bir şey yerli yerine oturmuyor iz işaret iz düşümü aleminde… kaçınılmaz katlanacaksın geçmişin kalıtsal tozuna topragına… hangi birinin içeriginden ortamda firar edebilir kaçıp kurtulabilirsin… ve işte alışıklık haline gelmiş bagışıklık… hangi birini fende ortamın gözüne çarpıp öne çıkaracaksın…!
kendi potansiyel kapasiteleri kalabalıktan dolayı sadece suçlama odaklı çevre kirliligi, ben yaptım oldu kafasından dogma kanun doktrin… habersizsiniz, haberiniz yo, LA HaBeR…!